Paul Blart: Mall Cop’ın İntikamı: Saçma Segway’ler Günümüzdeki Scooterları Nasıl Güçlendiriyor?
Segway Personal Transporter (PT), Aralık 2001’de tanıtıldığında, otomobili bile değiştirebilecek bir teknoloji olarak lanse edilmişti. Ancak günümüzde, Kevin James’in “Paul Blart: Mall Cop” filminde kullandığı komik araçtan ibaret.
Ancak Segway teknolojisi, milyonlarca paylaşımlı scooter için hala önemli. Lime, Spin ve Veo gibi markaların sunduğu bu küçük scooterlar, şehirlerde yaygın bir ulaşım aracı haline geldi. Geçen yıl, ABD Ulaştırma Bakanlığı’nın tahminlerine göre, 133 şehirde 199 adet paylaşım sistemi bulunuyordu.
Segway’in kurucusu Dean Kamen, insan ölçekli araçların potansiyelini ortaya çıkardı. Ancak, Vespa, Segway, Zipcar ve elektrikli bisikletlerin birleşimiyle günümüzdeki ulaşım formülünü oluşturduk.
Segway, New Hampshire merkezli bir mucit olan Dean Kamen tarafından geliştirildi. Kamen, daha önce giyilebilir insülin pompası ve taşınabilir diyaliz makinesi gibi tıbbi cihazlar üretmişti. 1999’da iBOT adlı tekerlekli sandalyeyi tanıttı. Steve Kemper’in “Reinventing the Wheel” kitabında belirtildiği gibi, bu teknoloji Segway ve diğer scooterların temelini oluşturdu.
Orijinal Segway, iki tekerleği ve kendi kendini dengeleyen bir platforma sahipti. 45 cm yüksekliğindeydi ve yaklaşık 23 kg ağırlığındaydı. Lithium-ion bataryalarla çalışıyordu ve saatte 12 km hıza ulaşabiliyordu.
En dikkat çekici özelliği, kendi kendini dengeleme teknolojisiydi. Sürücüler, ağırlıklarını öne veya arkaya kaydırarak hızlanma ve yavaşlama kontrolünü sağlıyordu. Yönlendirme ise, gidonları kullanarak yapılıyordu.
“Bu cihaz, insanın yaptığı gibi çalışır,” diye açıklayan Kamen, “Gyroslar, sensörler, beynin işlevini yerine getiren bir bilgisayar ve kasların işlevini yerine getiren motorlara sahiptir.”
İlk piyasaya sürüldüğünde 5000 dolardı. Apple’ın CEO’su Steve Jobs, Segway’in şehirleri dönüştürebileceğini ve kişisel bilgisayarlar kadar önemli olabileceğini düşünüyordu. John Doerr ise, internetten bile daha büyük bir şey olacağını tahmin etmişti.
Ancak, satış hedeflerine ulaşmakta zorlandı. Sadece 140.000 adet satıldı.
Segway’in başarısızlığının nedenleri arasında fiyatı, hantal tasarımı ve sınırlı kullanım alanları vardı. Ayrıca, dönemin popüler kültüründe “komik” bir imaja sahipti.
2003’te George W. Bush, Segway kullanırken düştü. 2015’te Usain Bolt, Segway kullanan bir kameraman tarafından itildi. Jimi Heselden ise, Segway ile uçuruma düşerek hayatını kaybetti.
Segway, Ninebot adlı Çinli bir şirkete satıldı. Bu satış, şirketin kurtulmasını ve e-scooter endüstrisinin gelişimine katkıda bulundu.
Ninebot, Segway’i daha ucuz ve kullanışlı scooterlarla değiştirdi. Bu scooterlar, Lime ve Bird gibi şirketler tarafından satın alınarak paylaşım sistemlerine entegre edildi.
Bu yeni nesil scooterlar, daha hafif, hızlı ve uygun fiyatlıydı. Ayrıca, akıllı telefonlar ve internet bağlantısı sayesinde kullanımı kolaydı.
Ancak, bu durum bazı sorunlara yol açtı. Şehirlerdeki trafik düzenlemeleri yetersiz kaldı ve sürücüler arasında kazalar arttı.
Segway’in mirası, günümüzdeki paylaşım scooterları aracılığıyla yaşamaya devam ediyor. Bu küçük araçlar, şehir hayatının bir parçası haline geldi ve ulaşım alışkanlıklarını değiştirdi.