Japonya’nın 2 trilyon dolarlık ulusal emeklilik fonunu sarsan siyasi gelişmeler
Japonya’nın en köklü emeklilik fonu, son zamanlarda artan sorunlarla karşı karşıya. Bu durum, vatandaşların uzun vadeli refahını sağlamak amacıyla yapılan yatırım kararlarına siyasi müdahalelerin başlamasıyla daha da karmaşık hale geldi.
Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, 10 Temmuz’da yaptığı açıklamada, “Hane halklarını ve emeklilik fonlarını Japon finansal varlıklara daha fazla yatırım yapmaya teşvik edecek önlemler almalıyız” dedi. Bu açıklama, piyasalarda büyük bir trading frenzy ve heated debate yarattı.
Piyasa yorumları, bu durumun Japon hükümet tahvillerinin (JGB) getirisinde düşüşe neden olabileceğini öne sürdü. Beklentiler doğrultusunda, 10 yıllık JGB’nin getirisi yaklaşık %2,9’dan %2,7’nin altına geriledi. Aynı zamanda, Japon yeni dolar karşısında değer kazandı ve Japon borsası yükseldi.
Başbakan Sanae Takaichi, kapanıştan sonra yaptığı açıklamada, “Hane halklarının ve emeklilik fonlarının, GPIF (Government Pension Investment Fund) de dahil olmak üzere, Japon finansal varlıklara daha fazla yatırım yapmalarını teşvik edecek önlemler almanın önemli olduğunu” belirtti.
Takaichi, halihazırda tüketim vergisindeki indirimi ve yüksek devlet borcu seviyelerine rağmen mali teşvik paketini savunması nedeniyle eleştiriliyordu. Ayrıca, Maliye Bakanı ile birlikte, dünyanın en büyük emeklilik fonlarından biri olan GPIF’nin yönetimine siyasi müdahale etmeye çalıştığı yönündeki suçlamalarla karşı karşıya.
GPIF Başkanı Kazuto Uchida, 27 Temmuz’da Sağlık ve Refah Bakanlığı’ndaki uzmanlarla yaptığı toplantıda, Bloomberg’in haberine göre, fonun “varlıklarını yalnızca faydalanıcılarının uzun vadeli çıkarları doğrultusunda yöneteceğini” ve bunun da 5 yıllık yatırım planına uygun olarak yapılacağını vurguladı.
GPIF, 7 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, üç ayda %8,2 getiri sağladığını duyurdu. Bu getirinin detayları şöyle: uluslararası hisse senedi %16,9, Japon hisse senedi %14,5 ve uluslararası tahvil %3,1. Japon tahvillerinde ise %1,1’lik bir kayıp yaşandı. Ancak, siyasetçilerin bu sonuçlara nasıl tepki verdiği belirtilmedi.
Deneyimli portföy yöneticisi Jun Arima, emekliliğinden önce GPIF’nin Kamu Piyasası Yatırım Departmanı’nda görev yapmıştı. Arima, Seoul, Londra, New York ve Tokyo’daki 30 yılı aşkın fon yönetimi deneyimiyle Japonya’nın emeklilik sistemi hakkında geniş bir bakış açısına sahip. Asia Times ile yaptığı e-posta ve yüz yüze görüşmelerde, Japonya’nın emeklilik sistemi bekleyen sorunlara değindi.
Asia Times: GPIF’nin mevcut varlık dağılımı nedir ve bu dağılım ne kadar esnek?
Arima: Mevcut (2025-2030) GPIF yatırım kuralları, olası aşırı/yetersiz tahsisler için şu aralıkları belirlemektedir:
Japon Tahvilleri: %25, artı veya eksi %6 Uluslararası Tahviller: %25, artı veya eksi %5 Japon Hisse Senetleri: %25, artı veya eksi %6 Uluslararası Hisse Senetleri: %25, artı veya eksi %6
GPIF, 2020’den beri aşırı/yetersiz tahsis oranlarını mümkün olduğunca düşük tutuyor. İzin verilen sınırlamalar matematiksel olarak hesaplanmasına rağmen, gerçekte bu sınırın altında tutuluyor. GPIF genellikle portföyün temel dağılımını korumak için yeniden dengeliyor.
Bir varlık sınıfında aşırı tahsis olduğunda, o varlık satılarak %25’e düşürülüyor ve aynı zamanda diğer yetersiz varlıklar da %25’e yükseltiliyor. Geçen mali yılın sonuçları şu şekilde:
Japon Tahvilleri: Net olarak 14.753 milyar yen (yaklaşık 92 milyar dolar) fazla alındı Uluslararası Tahviller: Net olarak 2.653 milyar yen fazla alındı Japon Hisse Senetleri: Net olarak 10.693 milyar yen satıldı Uluslararası Hisse Senetleri: Net olarak 4.201 milyar yen satıldı
Bu veriler, GPIF’nin hükümetin yönlendirmesi olmadan bile önemli miktarda Japon tahvili satın aldığını gösteriyor.
Asia Times: Bu sistem neden bu kadar katı?
Arima: 30 Haziran 2026 itibarıyla GPIF’nin yönetimi altındaki toplam varlık değeri (AUM), 317.759,6 milyar yen (yaklaşık 2 trilyon dolar) olarak açıklandı.
Bu değerin %1’i bile 20 milyar dolara denk geliyor. Bu nedenle, hangi varlık sınıfı olursa olsun, birkaç yüzdelik dilimdeki değişiklikler önemli riskler anlamına gelir.
Ayrıca, GPIF Japonya’nın tüm kamu emeklilik fonlarının yaklaşık %90’ını ve ülkenin toplam emeklilik varlıklarının %50’sinden fazlasını yönetiyor. Kötü yatırımlardan kaynaklanan kayıplar, ülke çapında bir skandala yol açabilir.
Asia Times: Katayama neden bu politik portföy tahsisini değiştirmek istiyor?
Arima: Bu durum, beklenen Japon hükümet tahvili satışlarını dengelemeye yönelik bir çaba olarak değerlendirilebilir.
Asia Times: Katayama, GPIF’nin hangi değişiklikleri yapmasını istediğini belirtti mi?
Arima: Akıllı bir politikacı olduğu için, somut yüzdelerden bahsetmedi. Ancak, 5 yıllık yatırım planına atıfta bulunarak, yeni bir varlık dağılımı görmeyi umduğunu ima etti.
Asia Times: Bu neden sorunlu?
Arima: Genel bütçe ve özel emeklilik bütçesinin kesinlikle ayrılması gerekiyor. Bu iki bütçe arasındaki zaman dilimleri çok farklı.
Asia Times: Mevcut sistemin hangi yönlerini beğeniyor ve hangi değişiklikleri öneriyorsunuz?
Arima: GPIF’nin varlık dağılımında yapılacak değişikliklerden önce, Japonya’nın tüm emeklilik sisteminin nasıl iyileştirilebileceği konusunda ciddi bir tartışma yapılması gerekiyor. Bu sistem, önde gelen emeklilik danışmanlığı kuruluşları tarafından yüksek derecelendirilmiyor.
Japonya, 52 ülke arasında Mercer CFA Enstitüsü Küresel Emeklilik Endeksi’nde 39. sırada yer alıyor. Sistem yeterliliği, sürdürülebilirliği ve bütünlüğü, 50’den fazla gösterge kullanılarak değerlendiriliyor. Japonya, C-notu aldı.
Ayrıca, Japonya’daki en büyük zayıflıkların arasında, ABD, Avustralya, İngiltere ve Kanada gibi diğer büyük ülkelerdeki duruma kıyasla daha küçük bir paya sahip olan kurumsal katkı emeklilik programlarının yetersizliği olduğu belirtiliyor.
Asia Times: O zaman, Takaichi ve Katayama’nın GPIF ile yapmaması gerekenleri yapmaya çalıştıklarını söylemek mümkün mü?
Arima: Söylediğim tek şey, emeklilik sistemi reformunun nesiller arası bir sosyal planlama çabası olduğudur. Mevcut politikacıların kısa vadeli hedefler için kullanabileceği bu büyük fonlar, aslında uzun vadeli bir yatırım olmalıdır.
Bu tür uzun vadeli zorlukları öncelikleri olarak gören politikacılar bulmak zordur. Bu nedenle, söylemek istediğim tek şey, gereksiz şeyleri söylemeyin!