Günümüzde market raflarında, eczanelerde ve sağlıklı yaşam ürünleri satan mağazalarda probiyotik takviyelerini görmek neredeyse kaçınılmaz hale geldi. Ürünlerin üzerinde “probiyotik içerir” ibaresi sıklıkla görülüyor ve sosyal medyada da probiyotik takviyelerinin bağışıklık sistemini güçlendirmekten sindirim sağlığını iyileştirmeye kadar birçok faydası olduğu yönünde sayısız video bulunuyor. Peki, bu popülerliğin arkasındaki bilimsel gerçekler nelerdir?

Probiyotikler genellikle bağırsaklarımızdaki ve sağlığımıza katkıda bulunan bakterilerdir. Örneğin, araştırmalar daha yüksek seviyelerde bifidobacteria’nın obezite riskini azalttığını, düşük seviyelerde ise kalp krizi riskini artırabileceğini gösteriyor. Bu nedenle birçok kişi probiyotik takviyeleri kullanarak bağırsak florasını iyileştirmeyi ve çeşitli sağlık sorunlarını önlemeyi amaçlıyor.

Ancak, bu yaklaşımın karmaşıklıkları göz ardı edilmemeli. Bağırsaklar son derece karmaşık bir ekosistemdir ve tek bir bakteri türünün eklenmesi basit bir çözüm olmayabilir. Bir araştırmacının bahsettiği gibi, “Bu, Amazon ormanına binlerce ağacı dikmek gibidir ve bunun tüm sorunları çözeceğini ummaktır.”

Mevcut araştırmalar da bu konudaki belirsizlikleri yansıtıyor. Bazı çalışmalar olumlu sonuçlar gösterse de, bunların çoğu düşük kaliteli ve probiyotiklerin gerçekten işe yarayıp yaramadığını net bir şekilde göstermiyor. Ayrıca, probiyotik takviyeleriyle ilgili akademik sahtekarlık vakaları da sıklıkla karşılaşılan bir sorun.

Daha büyük ölçekli çalışmalar ise genellikle probiyotiklerin faydası olmadığını gösteriyor. Örneğin, soğuk algınlığına karşı probiyotik kullanımını inceleyen geniş kapsamlı bir çalışma, probiotik kullananlar ile placebo (sahte ilaç) kullananlar arasında anlamlı bir fark bulunmadığını ortaya koymuştur.

Probiyotiklerin egzama gibi diğer durumlar üzerindeki etkileri de yeterince araştırılmamıştır. Ayrıca, prematüre bebeklerdeki en büyük randomize kontrollü çalışma herhangi bir fayda göstermemiştir.

Hatta ishal gibi doğrudan bağırsak sağlığıyla ilgili durumlarda bile probiyotiklerin her zaman beklenen faydayı sağlamadığı görülmüştür. 2020’de yapılan geniş çaplı bir sistematik derleme, enfeksiyöz ishale karşı probiyotik kullanımının herhangi bir fayda sağlamadığını göstermiştir.

Dahası, probiyotiklerin bazı olumsuz etkileri de olabilir. Örneğin, hamile kadınlarda gebelik diyabeti riskini azaltmak amacıyla yapılan bir Cochrane incelemesi, probiyotiklerin herhangi bir fayda sağlamadığına dair yetersiz kanıt bulunduğunu ve hatta pre-eklampsi riskini artırabileceğini göstermiştir.

Öte yandan, zaten gebelik diyabeti teşhisi konmuş kadınlarda yapılan bir Cochrane incelemesi bazı potansiyel faydalar göstermiş olsa da, bu çalışmanın dahil ettiği birçok çalışma, ciddi etik sorunlara sahip bir araştırma grubundan gelmektedir.

Probiyotik teriminin kendisinin de oldukça geniş kapsamlı olduğu ve farklı bakteri türlerini içerdiği unutulmamalıdır. Bu bakterilerin standardize edilmemiş olması ve farklı etkileri olabilmesi de sonuçları karmaşık hale getirmektedir. İdeal olarak, probiyotiklerin belirli bir amaca yönelik olarak kişiye özel olarak ayarlanması gerekebilir.

Sonuç olarak, mevcut bilimsel verilere dayanarak, probiyotik takviyelerinin çoğu insan için büyük fayda sağlamayabileceği söylenebilir. Bağırsak sağlığıyla ilgili belirli durumlar (örneğin, antibiyotik kullanımına bağlı ishal) dışında, diğer durumlarda elde edilen sonuçlar genellikle umut verici değildir.

Kimisi için probiyotik içeren yiyecekler (yoğurt, kimchi, lahana turşusu gibi) hem lezzetli bir seçenek olabilir ve aynı zamanda potansiyel sağlık faydaları da sunabilir. Ancak, piyasada bulunan birçok takviye ürününün bilimsel olarak kanıtlanmış bir fayda sağlamadığı unutulmamalıdır.

Gideon Meyerowitz-Katz, Avustralya’nın Sydney kentinde kronik hastalıklar üzerine çalışan bir epidemiyologdur. Düzenli olarak sağlıkla ilgili bir blog yazmakta ve bilimsel araştırmaların sonuçlarını anlaşılır bir şekilde yorumlamaktadır.

Bu makale Michael Irving tarafından kontrol edilmiş ve Michael Irving tarafından düzenlenmiştir. Her ne kadar titiz bir süreç izlesek de, insan hatası olasılığı her zaman mevcuttur. Eğer bir hata tespit ederseniz, lütfen bize bildirin.

Google Haberler & Keşfet
Google’da Takip Edin
Son dakika haberlerini ve analizleri Keşfet akışınızda anında görün

Takip Et