Afrika fillerinin, yıllarca turistik kamp ve gösteri gruplarında tutulduktan sonra doğaya geri döndüklerinde, daha önce esaret altında olmamış filler gibi birçok davranış sergiledikleri ortaya çıkmıştır. Yeni bir araştırma, filaların “yeniden uyum sağlama” yeteneğine dair umut verici kanıtlar sunmaktadır. Güney Afrika’daki koruma alanlarında yaşayan 11 filin, dikkat seviyesi, çatışma ve kendini rahatlatma davranışları, vahşi fillerle benzer düzeylerde olduğu belirtildi. Ancak stres ölçümleri daha karmaşık bir tablo çiziyor ve hayvanların ne kadar iyi uyum sağladığını belirlemek için daha fazla araştırmanın gerekli olduğunu gösteriyor.

Japonya’daki Kyoto Üniversitesi’nde bulunan fil biyoloğu Sanjeeta Sharma Pokharel, “Esaret altında uzun süre kalan fillerin bile, uygun bir şans verildiğinde doğal koşullara ‘yeniden uyum sağlayabildikleri’ görmek umut verici” diyor. Dünya genelinde, 15.000’den fazla Asya ve Afrika fili hayvanat bahçelerinde, tapınaklarda, turistik ve kereste kamplarında, gösteri gruplarında ve özel kuruluşlarda tutulmaktadır. Bu fillerin çoğunun osteoartrit, düşük doğurganlık oranları ve daha kısa yaşam süreleri gibi sorunlar yaşadığı bilinmektedir.

Hayvan refahı örgütleri uzun zamandır bu filler için daha iyi yaşam koşulları ve daha insancıl bir muamele çağrısında bulunmaktadır. Ancak, tutsak fillerin daha doğal bir şekilde yaşama fırsatı bulması yönünde bir eğilim söz konusudur. Bir seçenek de bu hayvanları doğaya geri döndürmektir, ya doğrudan bırakılarak ya da kademeli bir geçiş süreciyle. Yıllar boyunca, araştırmacılar eski tutsakların nasıl bir performans sergilediğini değerlendirmektedirler.

Sri Lanka’dan yapılan yakın tarihli bir araştırma, ormanlık alanda doğaya salınan Asya fili gruplarının hızla uyum sağladığını ve stres seviyelerinin hızla düştüğünü göstermiştir. Botsvana’daki bir çalışma ise, doğaya bırakılan Afrika fillerinin, mevsimsel değişikliklere yanıt olarak hareket düzenlerini değiştirdiğini ortaya koymuştur.

Yeni araştırmada, Güney Afrika’daki üç koruma alanındaki 11 Afrika filinin (Loxodonta africana) davranışları kaydedilmiş ve daha büyük bir açık koruma sistemindeki vahşi fillerin davranışlarıyla karşılaştırılmıştır. Araştırma ekibi, fillerin yüzünü ne sıklıkla dokunduğunu, hortumlarını ne kadar sıklıkla savurduğunu veya ayaklarını ne kadar sık salladığını kaydetmiştir. Bu tür davranışlar, belirsizlik anları, rahatsızlık hissi veya dikkatli olma gibi durumları gösteren ipuçları sağlayabilir.

Eski tutsak fillerin bu davranışları genellikle vahşi fillerle benzer frekanslarda sergilediği görülmüştür. Ancak, dikkatli olma konusunda, yeniden doğaya uyum sağlamış hayvanların, çevrelerini vahşi bireyler kadar sık değerlendirmediği tespit edilmiştir. Bu durumun nedeni olarak, eski tutsak hayvanların esaret altında bu becerileri uygulamalarına gerek olmadığı düşünülmektedir. Genel olarak, fillerin farklı kişiliklere ve geçmiş travmalara sahip olmalarına rağmen, doğaya uyum sağlama sürecinde başarılı oldukları belirtilmiştir.

Doğaya uyum sağlamanın mümkün olduğu durumlarda, rehabilitasyonun hayvanların gruplar halinde bırakılmasıyla daha başarılı olduğu ve aynı alanda bulunan diğer fillerin rehberlik edebildiği vurgulanmıştır. Ancak, tüm tutsak hayvanların doğaya uyum sağlayabilecek durumda olmadığı ve birçok bölgenin bu tür bir geri dönüşüm için uygun olmayabileceği de belirtilmiştir. Uygun alanlarda, rehabilitasyon fırsatlarının değerlendirilmesi ve aynı zamanda rehabilitasyon geçirmiş fillerin fizyolojisinin izlenerek, hayvanların nasıl başa çıktığının daha iyi anlaşılması gerektiği önerilmektedir.