
Kuantum mekaniği ve Einstein’ın genel görelilik teorisi, evrenin en küçük ve en büyük ölçeklerde nasıl işlediğini açıklayan iki temel yapı taşıdır. Kuantum mekaniği, temel parçacıkların olasılıksal doğasını ortaya koyarken, genel görelilik ise kütle ve enerjinin uzay-zamanın dokusunu nasıl bükerek yerçekimini oluşturduğunu açıklar. Bu iki teori, modern fiziğin en başarılı modelleridir, ancak birleştirilmeleri hala büyük bir zorluktur (tüm bunları bir araya getirmek, zeytinyağı ve sirkeyi aynı lezzetli sos haline getirmeye benziyor). Şimdi, fizikçiler, kuantum dünyasının da yerçekimi teorisinin temel taşı olan eşdeğerlik ilkesinden etkilendiğine dair ilk doğrudan deneysel kanıtı sunmuşlardır.
“Bu çalışma, hem zorlu bir deneyin hem de geniş kapsamlı bir teorik yorumun birleştiği benzersiz bir çalışmadır. Bu, fiziğin en temel sorularından birini ele almaktadır: Yerçekimi (Einstein’ın görelilik teorisiyle tanımlanan) ve kuantum teorisi nasıl tek bir evren anlayışına entegre edilebilir?” diye açıklamalarda bulunan ve bu çalışmanın başyazarı olan İsrail’deki Ben-Gurion Üniversitesi’nde kuantum fizikçisi Ron Folman, “Modern fiziğin iki temel sütunu olmasına rağmen, bu iki teori hala birleştirilememiştir. Ancak bu karmaşık deney, böyle bir birleşmenin nasıl mümkün olabileceğine dair daha fazla ipucu vermektedir.”
[MEDIA_0: Şekil A) Einstein’ın “düşünce deneyi” olarak adlandırdığı bu çalışmanın kapsamını gösteren bir diyagramdır. Bu, eşdeğerlik ilkesinin kuantum nesnelerini nasıl etkilediğini göstermektedir. [MEDIA_1: Şekil B) ise bu düşünce deneyinin gerçekleştirilmesini göstermektedir. (Dobkowski et al., Science Advances, 2026)
Eşdeğerlik ilkesi, serbest düşüşte yerçekiminin ortadan kaybolması gerektiğini belirtir. Bu nedenle, bir asansörün içinde serbestçe düşen biri, ağırlıksızlık hissedecektir. NASA, astronotları mikrogravite simülasyonu yapan “kusma kometi” olarak bilinen araçlarda bu ilkeyi kullanarak eğitmektedir.
Bu ilke, daha önce makroskobik nesnelerde doğrulanmıştır (hatta bazı kedi astronotlar da dahil), ancak kuantum nesnelerin nasıl tepki vereceği belirsizdi. Çünkü kuantum parçacıkları, dalga gibi davranma eğilimindedir ve tek bir yoldan ziyade birden fazla yol izleyebilir.
Bu ilk kez yapılan keşif, özel bir deneysel düzeneğe ihtiyaç duydu. Araştırmacılar, bilinen cihazlardan biri olan girişimölçer’in yeni bir versiyonunu geliştirdiler. Girişimölçerler, farklı bilim dallarında dalgaların birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğini ölçmek için kullanılır.
Araştırmacılar bu cihaza “Kuantum Galileo Girişimölçeri” (QGI) adını verdiler.
QGI düzeneği, rubidyum atomlarından oluşan soğuk bir bulutu oluşturmak için kullanılan bir atom çipi kullanır. Bu atomlar, yaklaşık mutlak sıfır (-273.15 santigrat derece veya -459.67 fahrenheit) sıcaklığa kadar soğutulur ve bu da onları Bose-Einstein yoğunlaşması (BEC) olarak bilinen tuhaf bir madde haline getirir. BEC’ler, atomların bireysel parçacıklar gibi değil, tek bir parça gibi davranmaya başladığı özel bir maddedir.
QGI, kuantum dünyasındaki sıra dışı özelliklerden birini manipüle etme imkanı sağladı. Kuantum dünyasında atomlar ve diğer parçacıklar, “dalga paketleri” olarak bilinen yapılar halinde hareket eder.
QGI ile araştırmacılar, BEC’nin dalga paketini iki farklı yola ayırdı. Bir yol üzerinde, dalga paketi “Newtonsal çerçevede durgun” kaldı ve yerçekimine karşı koyan manyetik bir kuvvet tarafından sabitlendi. Diğer yol üzerinde ise dalga paketi serbest düşüşteydi, yani yukarı doğru fırlatıldı ve ardından yerçekimi altında serbestçe düştü.
Araştırmacılar daha sonra iki dalga paketinin hız farkını ortadan kaldırdı, böylece birbirleriyle etkileşime girebildiler. Bu, iki dalga paketinin fazlarını karşılaştırmayı ve herhangi bir değişiklik olup olmadığını görmek için mümkün kıldı. Bu deney, eşdeğerlik ilkesinin kuantum dünyasında da geçerli olduğunu gösterdi.
Ancak araştırmacılar, bu sonucun kuantum mekaniği ve yerçekimini birleştiren kesin kanıt olmadığına veya yerçekiminin kuantum doğasına dair bir kanıt olmadığını vurguluyor. Ancak bu çalışma, gelecekteki araştırmalar için önemli bir adım.
Örneğin, QGI’nin daha yüksek kütleli yetenekleri, yerçekiminin de kuanta halinde bulunabileceği hipotezini test etmek için kullanılabilir. Yerçekimi, düzgün ve sürekli bir alan olmak yerine, fotonlar gibi enerji paketlerinden oluşabilir. Bu enerji paketlerine “graviton” adı verilir.
Oxford Üniversitesi’nde Kuantum Bilgi Bilimi Profesörü olan Vlatko Vedral, çalışmanın ortak yazarlarından biri olarak şunları belirtiyor: “Bu deney, kuantum mekaniğini yerçekiminin en ilginç alanlarından birine taşıyor ve bir kez daha, tahminlerin geçerli olduğunu gösteriyor.”
Bu çalışma, Science Advances dergisinde yayınlanmıştır.
Bu makale, Michael Irving tarafından kontrol edilmiş ve Michael Irving tarafından düzenlenmiştir. Çalışmamıza özen göstersek de, hatalar olabilir. Herhangi bir hata görürseniz, lütfen bize bildirin.