Panceras kanserine yakalanan binlerce kişinin hayatına mal olan bu hastalıkta, umut verici bir kan testi hastalığın ölümcül hale gelmeden önce tespit edilebilmesini sağlayabilir. Nature Medicine dergisinde yeni yayımlayan bir çalışmaya göre, PANXEON adlı sıvı biyopsi tekniği kanserin tedavi şansı yüksek olan 1 ve 2. aşamada doğru biçimde yakalayabildiğini ortaya koydu. Çalışmanın kıdemli yazarı Ajay Goel’e göre bu bulgular, hastaların belirtiler ortaya çıkmadan önce ve daha fazla tedavi seçeneği bulunken kanserin tespitine yönelik bir ilerleme temsil ediyor.
Kanserlerin en düşük hayatta kalma oranına sahip olduğu belirtilen panceras kanseri, belirtiler genellikle yayılmanın ileri aşamalarında görüldüğü için tedavisinde zorluklar yaşanıyor. Yeni nesil kan testi ise hastalığın erken ve tedavi edilebilir dönemlerinde yakalanmasına umut veriyor. Testin düşük riskli gruplarda %3, yüksek riskli gruplarda ise %16 yanlış pozitif oranına sahip olduğu görüldü.
Sessiz Katil Olarak Bilinen Panceras Kanseri
Panceras kanseri, karacigerin hemen altında ve midenin arkasında yer alan pancerase içinde hücrelerin büyimesiyle başlıyor. Besinin sindirilmesine yardımcı olan enzimleri ve kan şekerini düzenleyen hormonları salan pancreas, çevre organların arasına gizlendiği için rutin muayenelerde erken evre tümörlerin tespit edilmesi zorlaşıyor.
Panceras kanseri belirtileri hastalık ileri aşamaya geldiğinde belirginleştiği için UCLA Sağlık Hizmetleri’nin da vurguladığı gibi “sessiz” bir hastalık olarak adlandırılıyor. İlk belirtilerden biri genellikle sarılığa yol açan jaundice oluyor; cilt ve göz akları sarariyor. Bunun ardından kilo kaybı, karın veya sırt ağrısı, bulantı ve yağlı dışkılama gibi belirtilerin kombinasyonu görülebiliyor.
Kanda Üç Biyomarker Birleştiriliyor
Yeni çalışmada betimlenen PANXEON, kandaki üç farklı biyomarkarı test ederek panceras kanserini en erken aşamalarında yakalayabiliyor: dolaşan mikronAslar, ekzosomal mikronAslar ve CA19-9 adlı bir protein. Test, bu üç ölçümü yapay zeka kullanarak tek bir puana dönüştürüyor ve hastanın kanser riskini tahmin ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Asya’da 1.800 hastada test edilen biyopsinin sonuçlarını özetleyen çalışma, PANXEON’un 1 ve 2. evre panceras kanserini zamanın %87’sinde doğru biçimde tespit ettiğini ortaya koydu. Düşük riskli gruplarda yanlış pozitif oranı ancak %3 olurken, yüksek riskli gruplarda bu oranın %16 olduğu görüldü.
Test aynı zamanda genellikle “0. evre” panceras kanseri olarak görülen ve ön hastalık sayılan yüksek dereceli displaziyi zamanın %64’ünden fazlasında yakalayabildi. Yüksek dereceli plazinin doğru biçimde belirlenmesi, hekimlerin pankreatik kistleri izlemesine ve hangilerinin müdahale gerektirebileceğine karar vermesine yardımcı olabiliyor.
Erken Tespitde Kritik Farklılık
PANXEON’un diğer kan temelli testlerden ayıran temel fark, üç biyomarkerı birleştirme yeteneği. Bu birleşimden gelen artırılmış doğruluk özellikle yüksek panceras kanseri riski taşıyan hastalara büyük fayda sağlayabilir.
Panceras kanseri risk faktörleri arasında tütün kullanımı, ileri yaş, aşırı kilo ve aile öyküsü yer alıyor. Panceras kanseri aynı zamanda vücudun insülin üretememesi veya doğru biçimde kullanamamasıyla karakterize edilen diyabetle de güçlü bir bağlantıya sahip. Pancreatic Cancer Action Network’e göre panceras kanseri, diyabeti olmayanlara kıyasla uzun süreli (5 yıldan fazla) diyabeti olan kişilerde daha sık görülüyor.
PANXEON sayesinde bu risk faktörleriyle karşı karşıya hastalar, invaziv ve pahalı tespit yöntemlerine gerek kalmadan erken evre kanserin yakalanmasını sağlayabiliyor. “Bir evre kayması sadece bir istatistik değildir,” diyor Goel. “Panceras kanserini ne kadar erken bulursak, anlamlı bir müdahalenin hala mümkün olma şansı o kadar büyür.”





1 yorum
Fikrinizi bir kaynak, soru veya yapıcı karşı görüşle geliştirin.