Kan dolaşımında aşırı miktarda ‘kötü’ kolesterol (düşük yoğunluğa sahip lipoprotein veya LDL) bulunması, arterlerde plak oluşumuna katkıda bulunarak kardiyovasküler sorunlar riskini artırabilir. Bu durum, kalp krizi ve felç gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Birçok faktör, LDL kolesterol seviyelerini etkilerken, yüksek kolesterol tedavisi genellikle diyet değişiklikleri ve statin ilaçlarını içerir. Bilim insanları, CRISPR teknolojisini kullanarak genetik bir değişikliğe neden olan hassas bir DNA düzenleme yaklaşımı geliştiriyorlar. Bu sayede, tek seferlik bir tedavi ile LDL kolesterol seviyelerinin kalıcı olarak düşürülmesi hedefleniyor.
CTX310 olarak adlandırılan bu yaklaşım, doğal olarak LDL kolesterolü düşüren bir genetik varyantın etkilerini taklit etmeyi amaçlıyor. Bu varyant, karaciğerdeki bir protein olan ANGPTL3’ün üretimini azaltarak çalışıyor. Cleveland Clinic Koordinasyon Merkezi için Klinik Araştırma ekibinden bilim insanlarının yönettiği ve New England Journal of Medicine dergisinde yayınlanan klinik denemeden elde edilen yeni sonuçlar, bu yaklaşımın güvenli ve etkili kaldığını gösteriyor. Araştırmacılar, yayınladıkları makalede, “CTX310, 1 yıl sonra bile advers olaylara neden olmadan ANGPTL3 seviyelerinde ve aterojen lipoproteinlerde sürdürülebilir değişikliklere yol açtı. Bu durum, tek seferlik bir tedavi olarak potansiyelini destekliyor” şeklinde ifadeye yer verdi.
Bazı insanlar, ANGPTL3 proteinini üreten gen üzerinde işlevsiz varyantlara sahiptir. Bu durumda, vücut daha az miktarda ANGPTL3 üretir ve bu da yağların kan dolaşımında daha iyi bir şekilde işlenmesine yardımcı olur. CTX310’un amacı, yapay olarak aynı genetik değişikliği yaparak benzer etkiyi elde etmek ve LDL kolesterol seviyelerini düşürmektir. Denemede yer alan 15 hastanın 179 gün sonra yaşamını yitirmesine rağmen, araştırmacılar bu ölümün CTX310 ile ilişkili olmadığını belirtmişlerdir. Diğer 14 hastada, daha düşük kolesterol ve trigliserid seviyeleri korunmuş ve yeni ciddi advers olaylar rapor edilmemiştir.
En yüksek dozu alan dört hastada, ANGPTL3 seviyeleri ortalama %78,6 oranında azalırken, LDL kolesterolü ortalama %52,5 ve trigliseritler ise ortalama %47,8 oranında düşüş göstermiştir. Bu erken sonuçlar umut verici olsa da, tedavinin daha fazla geliştirilmesi için daha kapsamlı testlerin yapılması gerekmektedir. Araştırmacılar, “Lipid bozuklukları olan hastalarda, hepatositlerde işlevsiz mutasyon oluşturarak doğal olarak düşük riskli kardiyovasküler hastalıklara neden olan varyantları taklit eden tek seferlik bir tedavi potansiyeli benzersiz bir terapötik fırsat sunmaktadır” şeklinde ifadeye yer verdiler.
Tek seferlik bir CRISPR tedavisi, günlük veya haftalık olarak uygulanması gereken tedavilere kıyasla hastalar için daha pratik olabilir. Ayrıca, denemeye katılan hastalar özellikle geleneksel ilaçlara yanıt vermeyen lipid bozukluklarına sahip kişiler arasından seçilmiştir. Gen düzenleme işleminin potansiyel riskleri bulunsa da, araştırmacılar doğal olarak bazı insanlarda görülen ve sağlık üzerinde olumsuz etkilere neden olmadığı bilinen varyantları hedeflemektedirler. Bu çalışma, ilk insan denemesi olan Faz 1a çalışmasıdır ve şu anda bulguları genişletmek için bir Faz 1b çalışması devam etmektedir. Faz 1b çalışmasında, Faz 1a’da etkili olduğu belirlenen en yüksek doza sabitlenmiştir. Araştırmacılar, “Etkinlik, belirli lipid bozukluklarına sahip hastaların ayrı kohortlarında değerlendirilmektedir” şeklinde ifadeye yer verdiler.
Bu araştırma, New England Journal of Medicine dergisinde yayınlanmıştır. Bu makale, Rebecca Dyer tarafından doğrulanmış ve Rebecca Dyer tarafından düzenlenmiştir. Süreçlerimize güvensek de, insan olduğumuz için hatalar olabilir. Herhangi bir hata tespit ederseniz, lütfen bize bildirin.