Şili’nin kuzeyinde yer alan ve dünyanın en kurak bölgelerinden biri olarak bilinen Atacama Çölü’nde, yaklaşık 9 milyon yıl önce yaşayan bir kapibaranın fosilleşmiş dişinin bulunması, bu çölün geçmişte bugünkü kadar kurak olmadığına dair güçlü kanıt sundu. Scientific Reports dergisinde yayımlayan çalışmada araştırmacılar, dünyanın en eski sürekli kurak bölgelerinden biri olduğu düşünülen Atacama’nın milyonlarca yıl önce daha ıslak bir iklime sahip olabileceğini ve kapibaraların And Dağları’nı aşarak bu bölgeye ulaştığını ortaya koydu.
Fosil diş, Bahía Inglesa Formasyonu’na ait, fosilleşmiş deniz canlılarına zengin olan El Morro adlı bir alanda, tortul katmanlar arasında tespit edildi. Bu oluşum aynı zamanda Cerro Ballena (veya “Balık Tepesi”) olarak bilinen ve 40’tan fazla balinanın ile diğer deniz memelilerinin iskeletlerinin bulunduğu bölgeye de ev sahipliği yapıyor. Bulunan kapibara dişi, kıyı Şili’de bulunan ilk ve en eski kapibara akrabası kaynağı olma özelliğini taşıyor.
Beklenmedik Bir Fosil Keşfi
Araştırmacılar, El Morro alanında tortul katmanların arasında fosilleşmiş bir kapibara dişi bulduğunda büyük sürpriz yaşadılar. Çünkü kapibaralar hiçbir şekilde çöl hayvanları olarak tanımlanamaz. Çalışmanın ortak yazarlarından Wyoming Üniversitesi’nden paleobiyolog Mark Clementz, bulgunun Atacama’nın tarihine dair birçok yerleşik görüşü sarsacağını belirtti.
Bu kapibaranı bu konumda bulmak, Atacama’nın tarihi hakkındaki pek çok görüşü zorlayacak. Herkesin kabul edeceği gibi, kapibalar hiçbir şekilde çöl hayvanı değildir.
Mark Clementz, Çalışma Ortak Yazarı ve Wyoming Üniversitesi Paleobiyologu
Çalışmanın baş yazarı ve Arizona Üniversitesi doktora öğrencisi Priscilla Martinez, bugünün dünyasında dünyanın en kurak bölgelerinden birinde deniz birikintileri içinde kapibara dişi bulmanın son derece olağanüstü olduğunu ifade etti. Bugün kapibaralar, And Dağları’nın doğusunda sulak alanlarda, dereler ve nehirler boyunca göç ederek yaşıyor. Ancak And Dağları’nın batısında kalan Atacama Çölü, kapibaraların yaşayacağı bir bölge gibi görünmüyor.
Atacama’ya Yolculuk
Araştırmacılar, önce kapibarların bu kadar büyük bir engel olan And Dağları’nın arasından nasıl geçtiğini merak etti. Çünkü Atacama Çölü, kapibaraların orijinal yurtluğu olan dağların doğusundan ayrılmış durumda.

Orta And’lerin platoları sadece çok yüksek değil, aynı zamanda son derece kurak. Dolayısıyla, kapibalar bu ön alan bölgesinde And Dağları’nın doğusunda ortaya çıktıysa, kısa bacaklı kemiricilerin bunlar nasıl geçtiği dünyada bir şekilde mümkün olmalıydı.
Priscilla Martinez, Çalışma Baş Yazarı ve Arizona Üniversitesi Doktora Öğrencisi
Araştırmacıların sunduğu cevap, kapibaraların And Dağları’nın içinden değil, etrafından geçtiği yönünde. Kemiricilerin, orijinal yayılış bölgelerini kuzey Güney Amerika’daki kıyı alanlarına bağlayan düşük rakımlı sulak alanlar boyunca yol aldıkları öne sürülüyor. Bu yolculuk Venezuela’dan başlayıp saat tersi yönünde kuzey Şili’ye kadar uzanıyor.
Eski İklim Değişikliği
Fosilleşmiş diş, araştırmacıların karşılaştığı başka bir büyük sorunu da beraberinde getirdi: Kapibaralar normalde suyun etrafında geliştiği için, bu eski Atacama Çölü’nde nasıl yaşayabildi?
Araştırmacılar, Atacama’nın 9 milyon yıl önce bu kadar yaşanılmaz olmadığına dair başka ipuçları da ortaya çıkardılar. Spesifik olarak, fitolitler adını verdikleri, bitki hücreleri ve dokuları yer altı sularından çözünmüş silis absorbe ederken oluşuran mikroskobik küçük silis birikintilerini buldular.
Palmiye ağaçlarıyla dolu güneşli Kaliforniya’nın güneyini düşünün. Atacama Çölü’nde palmiyeler olacağını gerçekten beklemezsiniz ve onların orada yoğun şekilde çiçek açıp açmadığından emin değiliz, ancak kesinlikle oradaydı.
Priscilla Martinez, Çalışma Baş Yazarı
Böyle bir iklim, sadece daha çeşitli bir bitki örtüsünü değil, aynı zamanda kapibara popülasyonlarını da desteklemiş olmalı. Çalışmanın bulguları, eski Atacama Çölü’nün her zaman gerçek anlamda bir çöl olmadığına, bunun yerine tarihinin tamamında değişken bir iklime sahip olduğuna işaret ediyor.
Araştırmacılar, bu keşfin And Dağları’nın yükselme süreci ile Atacama Çölü’nün kuraklaşma zamanlaması arasındaki ilişkiyi anlamaya yönelik çalışmalar için yeni sorular açtığını belirtti. Önümüzdeki aşamada ek araştırmaların, bölgenin jeolojik ve iklim tarihini daha detaylı biçimde aydınlatması bekleniyor.





1 yorum
Fikrinizi bir kaynak, soru veya yapıcı karşı görüşle geliştirin.