Moda, her zaman sadece şık olmakla ilgili değildir. Tarih boyunca, kıyafetler ve kişisel görünüm, sosyal statüyü, siyasi görüşleri ve daha fazlasını yansıtmiştir. Ancak bu sembolizm nedeniyle, bu basit ama etkili ifade biçimleri aynı zamanda iktidardaki insanlar tarafından da direnişe yol açabilir. MÖ 416’da, Honorius ve Theodosius II gibi Roma İmparatorları, erkek vatandaşlarının uzun saç bırakma trendini kontrol altına almaya çalışmışlardır.
Bu “maiores crines” (uzun saç) yasağının, sadece estetik tercihlerden kaynaklanmadığı muhtemeldir. Tarihçi Javier Arce’nin yakın zamanda yayınladığı ve Pyrenae dergisinde yer alan çalışmasına göre, Roma hükümeti erkeklerin uzun saçlarını, büyüyen bir “barbar” sorunuyla ilişkilendiriyordu. Sorun, Germen halkının (Franklar, Gothlar vb.) Roma’ya göçü değil, bu insanların kişisel bakım alışkanlıklarının Romalıların üzerinde etkili olmasıydı ve bu durum Roma elitleri için aşağılayıcıydı.
Roma İmparatorluğu, genellikle sosyal düzeni sağlamak için “lex vestiaria” (kıyafet seçeneklerini ve kişisel bakımı kontrol eden yasalar) kullanmıştır. İmparatorluğun son yıllarında, yöneticiler kıyafetleri toplumsal statüye göre düzenleyerek kölelerin kolayca tespit edilmesini sağlıyordu. Başka örnekler arasında senatörlerin askeri üniformalar giymesinin yasaklanması ve genellikle dış kültürlerle ilişkilendirilen moda akımlarının kısıtlanması yer alıyordu.
Arce’ye göre, Honorius ve Theodosius II’nin uzun saç yasağının zamanlaması tesadüf değildi. Bu karar, Visigoth kralı Alaric’in Roma’yı kuşattığı ve yağmaladığı 410 yılından kısa bir süre sonra alınmıştır. Altı yıl sonra, Germen halkının kıyafetleri ve saç stilleri o kadar popüler hale gelmişti ki, imparatorluğun yöneticileri kendi vatandaşlarının “Germence”leşmesinden endişe duymaya başlamıştı, bu da onların iktidarlarını zayıflatabilirdi. Uzun saçın yanı sıra Roma, hayvan derisinden yapılan kıyafetlerin de kullanılmasını yasakladı, bu da Germen düşmanlarıyla ilişkilendirilen bir başka moda akımıydı.
Peki, iktidardaki sınıfın bastırmaya çalıştığı kültürel etkileri ortadan kaldırma çabaları başarılı oldu mu? Sonuçta, Batı Roma İmparatorluğu 476’da çökmüş ve askeri ve ekonomik gücü, yöneticilerin bastırmaya çalıştığı “barbarlar”a devretmiştir.
Kaynak: Popular Science