Pennsylvania eyaletinde Pittsburgh bölgesine bu ilkbaharda gelen şiddetli fırtınaların sıklığı ortalamanın iki katına ulaştı; bölgenin hava durumu uzmanlarından biri ise olayların ardındaki meteorolojik mekanizmayı açıkladı. Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran 2026 ayları arasında Pennsylvania’ya kaydedilen şiddetli hava olayı raporu sayısı 852’ye yükseldi ve bu rakam, son 30 yılın aynı dört aylık dönemi için belirlenen ortalamadan daha fazlasını gösteriyor.

Bölge halkının son dönemde yoğun bir şiddetli hava aktivitesi yaşadığı hissine neden olan durum, 2025’teki desenlerle de benzerlik taşıyor. Uzman, geçmiş 40 yıl boyunca farklı türde hava olayları üzerine yaptığı araştırmalarıyla bu konuya yön veriyor ve nedenlerini anlamak hem tahmin modellerini geliştirmeye hem de günlük hayatlarını sürdüren insanlara yaklaşan fırtınalara hazırlıklı olmalarına yardımcı olmaya çalıştığını vurguluyor.

Fırtınaların Nasıl Oluştuğu

Şiddetli fırtınaları meydana getiren birden fazla faktör bir araya gelmesi gerekiyor. Genel olarak yerden 2-3 mil yüksekteki rüzgarların, yere yakın seviyedeki rüzgara göre en az 30-40 mil/saat daha güçlü olması bekleniyor; bu farka dikey kayma deniyor. Yer seviyesindeki havanın aynı zamanda sıcak ve nemli olması da şart koşuluyor; böyle koşullar ilk oluşan bulutları yüzeysel kılıyor, onlar yukarı doğru hızlanıyor ve güçlü yükselme akımları ortaya çıkıyor.

Bu yükselme akımları genellikle saatte 50 milden (80 kilometreden) fazla hızlara ulaşabiliyor. Böylece şiddetli fırtınaların işareti olan kabarık, derin bulutlar oluşuyor.

Haberde yer alan meteorolog

Güçlü dikey kayma ortamında yükselme akımları dönüyor ve bu durum büyük çaplı dolu, gök gürültülü fırtınalarla birlikte şiddetli rüzgarların yaygın bir habercisi olarak görülüyor. Pennsylvania’daki şiddetli hava günlerinde uzman, Mart 2026 ile Haziran 2026 arasında en az 20 şiddetli hava raporu kaydedilen 11 günü ele alıp bu günlerin 1996-2025 döneminin ortalamasına göre ne kadar farklı olduğunu hesapladı.

Şiddetli Havanın Bilimi

İlginizi Çekebilir: 25 Yıl Önceki 11 Eylül’yi Hatırlarken: Beynimiz Ne Unutuyor, Ne Anımsıyor? →
Kaynak: The Conversation ↗