Japonya’daki RIKEN Bilimsel Hesaplama Sistemi merkezinden araştırmacıların geliştirdiği kozmolojik simülasyonlar, evrenin ilk dönemlerinde gözlemlenen kütles kara deliklerin ve James Webb Uzay Teleskobunun keşfettiği “Little Red Dots” (Kırmızı Noktalar) adlı gizemli gök cisimlerinin oluşumunu açıklayabilecek bir mekanizma ortaya koydu. Simülasyonlar, erken evrende uzak morötesi ışınımın yıldız oluşumunu baskıladığını ve bu durumun devasa bulutsuların süperkütlek yıldızlara dönüşerek kara delik tohumlarına çökmesini sağladığını gösteriyor.
Araştırmacıların RIKEN’in Fugaku adlı süperbilgisayarı kullanarak gerçekleştirdiği hesaplamalar, bu erken dönemdeki cisimlerin etrafındaki yoğun gaz disklerinin ışınımcığı hapsederek hızlı madde birikimini (akresimi) mümkün kıldığını ve böylece Webb’in gözlemlediği özelliklerle tutarlı sonuçlar ürettiğini kaydetti. Simülasyonlardan elde edilen bulgular, evrenin ilk milyonlarında nasıl bu kadar büyük kara deliklerin oluşabildiğine dair uzun süredir çözülmemiş sorulara yeni bir ışık tutuyor.
Ervinin Erken Döneminde Işınım Yıldız Oluşumunu Baskıladı
Kozmolojik modeller, evrenin doğduğu ilk dönemlerde aşırı sıcak ve yoğun yıldızların oluştuğunu ancak Webb’in gözlemlerinin bu cisimlerin beklenenden çok daha erken ve büyük kara deliklere dönüştüğünü ortaya koyduğunu açıklıyor. Bu durum, standart kozmoloji modellerinde tam olarak açıklanamayan bir uyumsuzluk oluşturuyordu. Yeni simülasyonlar ise uzak morötesi (far-ultraviolet) ışınımının bu süreci nasıl yönlendirdiğini detaylandırıyor.
Araştırmacıların açıkladığına göre, erken evrendeki yoğun ultraviyole ışınlama normal yıldız oluşumunu engelleyerek gaz bulutlarının farklı bir yolla kümeleşmesine olanak tanıdı. Bu koşullar altında oluşan gaz buluları, sıradan yıldızlardan çok daha kütlek olan süperkütlek yıldızlara dönüştü ve kısa süre içinde çökerek kara delik tohumları oluşturdu.

Kozmolojik simülasyonlarımız, uzak morötesi ışınımının erken evrendeki yıldız oluşumunu baskıladığını ve gaz bulularının süperkütlek yıldızlara dönüşerek kara delik tohumlarına çökmesini sağladığını gösteriyor. Etrafındaki yoğun gaz diskleri ışıınımcığı hapsederek hızlı madde birikimini tetikliyor.
RIKEN Bilimsel Hesaplama Sistemi araştırmacıları
Bu bulgular, Webb’in gözlemlediği Kırmızı Noktaların ve erken dönem kütles kara deliklerinin oluşumunu açıklayan tutarlı bir fiziksel çerçeve sunuyor. Araştırmacılar, simülasyonların ürettiği sonuçların teleskop verileriyle büyük ölçüde örtüştiğini vurguluyor.
Araştırmacıların süperbilgisayar hesaplamaları, bu cisimlerin etrafında yoğun gaz disklerinin oluştuğunu ve bu disklerin yaydıkları ışıınımcyı hapsederek madde birikimini hızlandırdığını ortaya koydu. Işıınımcının hapsolması, cismin çevresindeki gaza daha hızlı kavramasını sağlayarak kısa sürede büyük kütleye ulaşmasını kolaylaştırdı.
Bu süreç, Webb’in “Little Red Dots” olarak adlandırdığı ve erken evrende gözlemlenen gök cisimlerinin neden bu kadar yoğun kırmızı ışık yaydığını da açıklayabilir. Cisimlerin etrafındaki gazın ışıınımcıyı hapsederek oluşturduğu bu ortam, onların karakteristik özellikleriyle uyumlu sonuçlar veriyor.
Araştırmacıların RIKEN Fugaku süperbilgisayarıyla gerçekleştirdiği simülasyonlar, evrenin ilk dönemlerindeki kara delik oluşumuna dair yeni bir anlayış sunuyor. Bulguların, gelecekteki teleskop gözlemleriyle daha da test edilmesinin beklendiğini belirten araştırmacılar, bu çalışmaların kozmoloji alanında önemli bir adım oluşturacağını ifade ediyor.





1 yorum
Fikrinizi bir kaynak, soru veya yapıcı karşı görüşle geliştirin.