Uzman araştırmacılar, İsviçre’deki 17 çiftliğin 7’sinden alınan çiğ sütte, lastik üretiminde yaygın olarak kullanılan kimyasalları tespit etti. Araştırma ekibi, bu bileşiklerin süt işleme ekipmanlarından kayarak ürüne karışmış olabileceğini belirterek, bulguların gıda güvenliği ve insan sağlığı üzerindeki etkilerinin henüz netleşmediğini belirtti.
Araştırmacıların dikkatini çeken en önemli nokta, lastikle ilişkilendirilen 14 farklı kimyasal bileşik süt işleme ekipmanlarında bulundu. Bu durum, malzeme kaymasının (material migration) bu kirleticilerin süte karışmasında olası bir kaynak olduğunu işaret ediyor. Uzmanlar, konsantrasyonların genellikle düşük olduğunu ancak maruz kalma yolları ve insan sağlığı üzerindeki risklerin belirsizliğini koruduğunu vurguladı.
Süt örneklerinde kimyasal tespiti
Araştırma kapsamında İsviçre’nin farklı bölgelerinden toplanan 17 süt örneği incelendi. Bu örneklerden 7’sinde lastik sanayiyle ilişkilendirilen kimyasallar tespit edildi. Araştırmacıların bulgularına göre, üçü uzaktaki alpine (dağlık) bölgeden alınan örneklerde ise bu bileşiklerin hiçbirinin bulunmadığı görüldü. Bu farkın, alpine bölgelerdeki süt üretiminin daha az endüstriyel etkiye marız kaldığını gösterdiği değerlendirildi.

Süt işleme tesislerinde kullanılan ekipmanların analizinde, 14 farklı lastik kimyasalı tespit edildi. Araştırmacılar, bu bulgunun ekipmanda sonradan eklenen değil, üretim süreciyle birlikte yerleşmiş olabileceğini ifade etti. Uzmanlara göre, lastikle ilişkilendirilen bileşiklerin süt ekipmanlarında bulunması, malzeme kaymasının gıda zincirine karışmada önemli bir yol olduğunu düşündürüyor.
Lastikle ilişkilendirilen kimyasalların İsviçre sütlerinde tespit edilmesi ve bu bileşiklerin süt işleme ekipmanlarında bulunması, malzeme kaymasının olası bir kaynak olduğunu gösteriyor. Konsantrasyonlar genellikle düşük olsa da, maruz kalma yolları ve insan sağlığı üzerindeki riskler hâlâ belirsiz.
Araştırma ekibi
İ insan sağlığı açısından durum
Araştırmacılar, tespit edilen kimyasalların düşük konsantrasyonlarda bulunduğunu ancak bunun bu konudaki endişeleri ortadan kaldırdığı anlamına gelmediğini vurguladı. Uzmanlara göre, uzun süreli ve birikici maruz kalma durumlarında insan sağlığı üzerindeki etkilerin tam olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Araştırma ekibi, bulguların gıda güvenliği otoritelerinin konuyu yakından izlemesi gerektiğini belirtti. Sütteki bu kirleticilerin kaynağının belirlenmesi ve olası önlemlerin alınması için daha kapsamlı çalışmalar yapılmasının gerekli olduğu ifade edildi. Uzmanlar, alpine bölgelerden alınan temiz örneklerin, endüstriyel süt üretimi ile aradaki farkın ne kadar büyük olduğunu gösterdiği değerlendirildi.





1 yorum
Fikrinizi bir kaynak, soru veya yapıcı karşı görüşle geliştirin.