Işık hızı neden kaynağın hareketinden bağımsızdır?
Işığın boşluktaki yayılma hızı, ışık kaynağının hareketinden de gözlemcinin hareketsiz referans noktasından da bağımsızdır. Bu değişmezlik özelliği, 1905’te James Clerk Maxwell’in Elektromanyetizma Teorisi’nden ve 19. yüzyılda ışık kaynağı olduğu düşünülen Luminiferous Aether’in varlığına dair bir kanıt olmamasından ilham alarak, Albert Einstein tarafından öne sürülmüştür. O zamandan bu yana bu varsayım birçok deney tarafından kanıtlanmıştır.
Einstein, 1905’te ışık hızının herhangi bir referans çerçevesinde ışık kaynağından bağımsız olduğunu öne sürmüştür. Bu varsayımının sonuçlarını görelilik teorisini öne atıp c parametresini ışık ve elektromanyetizma dışındaki şeylerle alakalı olduğunu göstermiştir. İzafiyet Teorisi bu değişimsizliğin sonuçlarını tüm eylemsiz referans çerçevelerinde fiziğin kanunlarının aynı olduğunu varsayarak inceler. Tek sonuç, c’nin bütün kütlesiz parçacıkların ve dalgaların, ışık dahil, boşluktaki hızıdır.

Değeri ve önemi
Işığın boşluktaki hızı, fiziğin birçok alanında kullanılan önemli bir fiziksel sabittir. Genellikle c sembolüyle gösterilir. Tam değeri saniyede 299.792.458 metredir (saniyede yaklaşık olarak 300.000 km; saatte 1.080.000.000 km olarak ifade edilir). Metrenin uzunluğu bu sabitten ve uluslararası zaman standardından hesaplanmıştır.
1975’te ışığın süratinin 299.792.458 m/s olduğu 4 milyarda birlik bir belirsizlikle hesaplanmıştır. 1983 yılında metre, Uluslararası Birimler Sistemiyle ışığın boşlukta 1/299.792.458 saniyede kat ettiği mesafe olarak yeniden tanımlanmıştır. Bunun sonucu olarak, c’nin değeri metrenin tanımı ile net bir şekilde sabitlenmiştir.
Özel göreliliğe göre c, evrendeki bütün madde ve bilgilerin hareket edebileceği maksimum hızdır. Bütün kütlesiz parçacıkların ve ilgili alanlardaki değişimlerin boşluktaki hareket hızıdır (ışık ve çekimsel dalgalar gibi elektromanyetik radyasyon dahil). Bu parçacıklar ve dalgalar gözlemcinin eylemsiz referans çerçevesi ya da kaynağın hareketi ne olursa olsun c’de hareket ederler.
Ölçüm sınırları
Yalnızca iki yönlü ışığın (ışık kaynağın ve ayna gibi) hızının çevreden bağımsız olduğunu onaylamak mümkündür çünkü kaynakla alıcıdaki saatlerin nasıl senkronize edileceğine dair bir yol bulmadan ışığın tek yönlü hızını ölçmek mümkün değildir. Ancak, Einstein senkronizasyonunu saatlere uyguladığımızda tek yönlü ve çift yönlü ışık hızları birbirine eşitlenir.
Ortam içindeki hız
Işığın hava veya cam gibi şeffaf maddelerdeki ilerleyiş hızı c’den azdır. Benzer şekilde radyo dalgalarının tel kablolardaki ilerleyişi de c’den yavaştır. Işığın madde içindeki hızı v ile c arasındaki orana o maddenin kırılma endeksi denir (n = c / v). Örneğin, görülebilir ışık için camın kırılma endeksi genellikle 1,5 civarındadır. Yani ışık camın içinde c / 1,5 ≈ 200.000 km/s ile hareket eder.
Geçmiş ölçümler
Ole Rømer ilk olarak 1676’da, Jüpiter’in uydusu Io’nun görünür hareketini inceleyerek, ışığın ölçülebilir bir hızda hareket ettiğini göstermiştir (anlık hareketin aksine). 1865’te James Clerk Maxwell Elektromanyetizma Teorisi’nde ışık elektromanyetik bir dalga olduğunu ve bu nedenle c hızında hareket ettiğini ileri sürmüştür.
Bu açıklama Vikipedi kaynaklarından uyarlanmıştır ve şu lisans altında sunulur: CC BY-SA 4.0.




1 reactie
Onderbouw je mening met een bron, vraag of constructief tegenargument.