İran yanlısı Husil isyan güçleri, son haftalarda Yemen’in Kızıldeniz kıyılarının neredeyse tamamını kontrol altına alarak Küresel ticaret için kritik öneme sahip Bab el-Mandab Boğazı’nın kontrolünü ele geçirdi ve bu arada Körfez’deki en büyük petrol ihrazcisi Suudi Arabistan’ın enerji tesislerine yönelik saldırıları yoğunlaştırdı. Suudi yönetimi, Irak’taki İran yanlısı bir milise atfettiği bir insansız hava aracı saldırısının ardından kritik öneme sahip Doğu-Batı boru hattını geçici olarak kapattı. Petrol fiyatları 15 Eylül’de ayların en yüksek seviyesi olan varil başına 110 dolara yükseldi ve sonrasında hafif bir gerileme kaydetti. Çatışmalar, bölge dışına taşan etkileriyle küresel enerji piyasalarını ve ekonomisini doğrudan tehdit ediyor.
Bu gelişmeler, yıllardır Yemen’de süregelen ve son dönemde şiddetlenen çatışmanın, Orta Doğu‘nun ötesinde küresel yansımaları olabilecek boyuta ulaştığını gösteriyor. Husilerin bu hafta uluslararası tanınmış Yemen hükümetine yönelik başlattıkları hızlı taarruzda Mokha liman kenti ve Kızıldeniz’deki adalar ele geçirilirken, çatışmalarda çok sayıda kişi hayatını kaybetti.
Körfez’deki iki çatışma petrol tedarikini aynı anda baskılıyor
Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları ve Doğu-Batı boru hattının kapanması, küresel petrol fiyatlarındaki son yükselişe katkı sağladı. Uzmanlar, Suudi Arabistan’ın kritik öneme sahip bu boru hattının uzun süre kapalı kalmasının ya da Husilerin dünya deniz yoluyla ticaretinin yaklaşık yüzde 6’sını oluşturan Bab el-Mandab Boğazı’nı kapatma girişiminin küresel ekonomide sarsıcı etkiler yaratabileceğini uyarıyor.
Bu son yoğunlaşmadan önce bile enerji piyasaları, Körfez’deki en önemli petrol ve gaz arteri sayılan Hormuz Boğazı‘nın fiilen kapanmasıyla yaşanan İran savaşı nedeniyle sarsılmıştı. Şubat sonunda başlayan savaşta büyük çaplı çatışmalar durdurulmuş olsa da, Tahran ve Washington hala gemilere yönelik dahil olmak üzere ara sıra birbirine saldırılar düzenliyor.
“Şu an için durum, iki çatışmanın—Suudi-Husî çatışması ve ABD-İran çatışmasının—hem uluslararası petrol piyasalarını hem de uluslararası petrol tedarikini aynı anda baskılması şeklinde devam ediyor.”
Gregory Brew, petrol uzmanı ve New York merkezli Eurasia Group’un kıdemli analisti
Amerikan yatırım bankası Goldman Sachs, İran ve Yemen çatışmalarının sürmesi durumunda küresel petrol fiyatlarının varil başına 120 dolara ulaşabileceğini uyarıyor.
“Yemen’de bir bataklığa” düşmek istenmiyor
Husilerin geçen hafta uluslararası tanınmış Yemen hükümetine yönelik başlattıkları hızlı taarruzdan bu yana ülkede çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Husiler, bölgenin kritik liman kenti Mokha’yı ve Kızıldeniz’deki adaları ele geçirdi.
Yemen hükümetini destekleyen Suudi Arabistan, Husî hedeflere hava saldırıları düzenlerken, isyan güçleri krallığa insansız hava araçları ve füzeler fılatıyor. Riyad, Amerikadan askeri destek talep etmiş ancak Başkan Donald Trump’ın bu çağrıları geri çevirdiği görülüyor. Husiler, aylarca süren ABD bombalama kampanyasının ardından geçen yıl Washington ile bir ateşkes anlaşmıştı.
Raporlara göre Husiler, Suudi gemileri hariç Bab el-Mandab Boğazı’nı kapatmayacakları veya Kızıldeniz’deki uluslararası taşımacılığa saldırmayacakları konusunda Washington’a güvence verdi. ABD yetkilileri, komşu ülkedeki Umman’da Husi liderleriyle görüştü.

“ABD açısından bakıldığında mantık çok net. Körfez’de İran ile savaş halinde olan ve iki aydan az bir süre kala orta seçimlere giden Başkan Trump’ın açıkça Yemen’de başka bir bataklığa düşmek istemediği görülüyor.”
Thomas Juneau, Orta Doğu uzmanı ve Ottawa Üniversitesi öğretim üyesi
Juneau, Husilerin bakış açısında da net bir mantık bulunduğunu ekledi. “2025 yılında ABD Husilere yönelik yaptığında onları sert biçimde vurdu, onlara zarar verdi ve Husilere maliyet yükledi,” dedi.
Saudiler ‘felaket senaryolarıyla’ karşı karşıya
Yemen’deki olaylar, Suudi Arabistan için büyük bir geri adım niteliği taşıyor. Krallık, 2015 yılında Husilerin başkent Sana dahil kuzeybatı Yemen’i ele geçirmesinden bir yıl sonra, Yemen hükümetini desteklemek amacıyla yıkıcı askeri müdahale başlatmıştı.
Riyad’ın Yemen’deki müttefikleri dağıtıldı ve krallık, Husilerin yanı sıra bölgede İran tarafından desteklenen diğer silahlı gruplardan gelen artan saldırılarla karşı karşıya.
Sudi Arabistan’ın Doğu-Batı boru hattında oluşan hasar, ülkenin petrol ihraza yönelik kapasitesini de kısıtladı ve bu durum küresel tedariki baskılıyor. Hormuz Boğazı’nın kapanmasının ardından Riyad’ın petroline alternatif ana rota olan bu hattın ne zaman tekrar faaliyete geçeceği belirsizliğini koruyor.
Ticari istihbarat şirketi Kpler’e göre, boru hattının bir süre için hizmet dışında kalması durumunda dünya yaklaşık 120 varil yerine milyon bariller kaybedecek. Şirketin hesaplamalarına göre hat bir ay boyunca kapalı kaldığında küresel tedarik yaklaşık 120 milyon barile denk gelecek.
“Şu an için durum, Saudiler için felaket senaryolarının bir araya gelmesi şeklinde: Hormuz Boğazı neredeyse tamamen kapalı, Bab el-Mandab en azından kısmen kapalı ve Doğu-Batı boru hattı hasar görmüş durumda.”
Thomas Juneau, Orta Doğu uzmanı ve Ottawa Üniversitesi öğretim üyesi
Bu gelişmeler, bölgedeki istikrarsızlığın küresel petrol pazarlarına ve tedarik zincirine yönelik baskısını derinleştirmeye devam ederken, uluslararası toplumun dikkatini yeniden Yemen ve Körfez’e çeviriyor.
Bu haber RFE/RL’nin İngilizce Merkezi Haber Masası’nda Bölgesel Editörü olan Frud Bezhan tarafından hazırlanmıştır. Orta Doğu, Güney Asya ve Orta Asya üzerindeki kapsamı yöneten Bezhan, önce yakın doğu için bölgesel masa editörü olarak özellikle İran, Afganistan ve Pakistan’a odaklanmıştı. Muhabir olarak Afganistan, Türkiye, Kosova ve Batı Avrupa’dan haber yaptı.





1 yorum
Fikrinizi bir kaynak, soru veya yapıcı karşı görüşle geliştirin.