İnsanların Gözleri Neden Beyazdır? İşte Cevabı.
Göz renklerimiz (mavi, yeşil, kahverengi) dikkatimizi çekerken, insan gözlerinin etrafındaki beyaz kısım da ilginç bir konudur. Peki, neden diğer memelilerin aksine bizim gözlerimizde bu kadar belirgin bir beyaz alan vardır? Bu beyaz kısım ne işe yarar?
Bilim insanları bu soruya 1997’ye kadar pek ilgi göstermediler. O dönemde Japon biyolog Shiro Kohshima, neredeyse tüm primatların gözlerini inceledi ve sadece insanların gözlerinde belirgin bir beyaz alan olduğunu tespit etti.
Kohshima’nın teorisine göre, bu beyaz kısım (skleralar), iletişimi kolaylaştırır çünkü kişinin nereye baktığını anlamayı kolaylaştırır. İris ile sklera arasındaki kontrast, gözün ana hattını daha görünür hale getirir. Ayrıca, diğer hayvanlara göre daha uzun bir göze sahip olmamız da bunu kolaylaştırır.
Birinin bakışını takip etmek oldukça önemlidir. Bu, kişinin doğruyu söyleyip söylemediğini anlamamıza, dikkatimizi çekmek istediği şeyleri fark etmemize ve hatta bağ kurmamıza yardımcı olabilir. Dilin karmaşık ve belirsiz olabileceği durumlarda, beyaz skleralar iletişimi kolaylaştıran önemli bir araçtır.
2007’de psikolog Michael Tomasello, Kohshima’nın çalışmalarını genişleterek “işbirlikçi göz hipotezi”ni ortaya attı. Ona göre, beyaz skleralar özellikle insan işbirliği için faydalıdır. Örneğin, beyaz skleralar sayesinde birinin neye odaklandığını daha kolay anlayabiliriz. Bu, atalarının birlikte avlanmasına ve kaynakları paylaşmasına yardımcı olmuş olabilir.
Tomasello, bu teoriyi test etmek için bir deney yaptı. Bir bilim insanı, sadece gözleriyle veya sadece başını hareket ettirerek tavana baktı. İnsan bebekler, bilim insanının sadece gözleriyle tavana baktığında daha sık olarak yukarı baktılar. Maymunlar ise tam tersi bir davranış sergilediler ve başlarının hareketine daha çok odaklandılar.
İnsanlar, erken yaşlardan itibaren göz temasına karşı oldukça duyarlıdır. Yeni doğan bebeklerde yapılan bir araştırmada, bakışları kendilerine dönük olan yüzlere daha uzun süre baktıkları tespit edilmiştir. Göz temasını takip etme yeteneği iki ila dört ay arasında gelişir ve sekiz aylıkken ise tutarlı bir davranış haline gelir.
“Göz teması, birbirimizi anlamamızı kolaylaştıran doğal bir işarettir,” diyor Kano. “Bir insan bebekle göz teması kurduğunuzda, o bebek sizinle ilgilenmeye başlar.”
Göz teması aynı zamanda gerekli dil becerilerinin gelişmesine de yardımcı olur. Beyaz skleralar sayesinde, bebekler bir yetişkinin bakışını takip ederek belirli nesnelere odaklanabilir, bu nesnelerin adını öğrenebilir ve kelime dağarcıklarını geliştirebilirler. Araştırmalar, on aylıkken göz temasını daha sık takip eden bebeklerin daha geniş bir kelime dağarcığına sahip olduğunu göstermektedir.
Ancak, bazı araştırmacılar beyazın iletişimdeki önemini sorgulamaktadır. Örneğin, Juan Perea-García, “işbirlikçi göz hipotezinin” insan merkezciliğe dayalı bir önyargı içerdiğini savunmaktadır. Ayrıca, Güney Asya, Afrika ve Avustralya’daki bazı insanların skleralarında beyaz renk olmadığına dikkat çekmektedir. Ona göre, önemli olan beyazlık değil, iris ile sklera arasındaki kontrasttır. Maymunların da koyu renkli skleraları olmasına rağmen benzer bir amaca hizmet edebileceği belirtilmektedir.
Ancak, bu durumun tamamı olmayabilir. İnsanlar genellikle diğer primatlara göre daha fazla beyaz kısım gösterir ve yapılan deneyler, bu farkın önemli olduğunu göstermektedir. Kano ve ekibi, insanların ve maymunların gözlerinin fotoğraflarını karşılaştırmış ve her iki türün de insan gözlerine daha iyi odaklandığını tespit etmişlerdir. Gözlerin boyutunu küçülterek ve karartarak yapılan deneylerde, maymun gözlerinin okunabilirliğinin daha da düştüğü görülmüştür. Maymunların gözlerine beyaz renk eklenmesiyle ise odaklanma kolaylaşmıştır.
“Çalışmalarımız, odaklanmanın sadece iris-sklera kontrastına değil, aynı zamanda tüm gözün genel şeklinin görünürlüğüne de bağlı olduğunu göstermektedir,” diyor Kano. Başka bir deyişle, önemli olan sadece irisin ne kadar belirgin olduğu değil, aynı zamanda tüm gözün şeklinin yüz üzerinde ne kadar görünür olduğudur. Bu özelliklerin birlikte çalışması, zayıf ışık koşullarında bile odaklanmayı kolaylaştırır.
Beyaz gözler ayrıca, sağlık veya yaş hakkında bilgi verebilecek değişiklikleri fark etmemize yardımcı olabilir. Yaşlandıkça, gözlerimizde yağ birikintileri ve daha fazla kan damarı oluştuğu için genellikle sararmaya başlar. Bu durum, kötü beslenme veya sağlıksız yaşam tarzının bir sonucu olabilir. Ancak, skleranın renginde ani değişiklikler, daha ciddi sağlık sorunlarının belirtisi olabilir. Örneğin, şiddetli sarılık karaciğerin işlev bozukluğunun, akut kızarıklık ise göz enfeksiyonunun habercisi olabilir.
Araştırmacılar, gözlerin fotoğraflarını dijital olarak değiştirerek yapılan bir deneyde, sarı veya kırmızı renkli gözlere sahip kişilerin daha sağlıksız, yaşlı ve az çekici bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durum, diğer insanlarla olan etkileşimlerimizde ne kadar önemli bilgilere sahip olduğumuzu gösteren bir örnektir.
Bir dahaki sefere, odadaki birinin gözleriyle karşılaştığınızda ve gülümsediğinizde, o kişinin gözlerindeki beyaz kısmın önemini takdir edin. Olmadan bu özellik, o bağlantı hiçbir zaman gerçekleşmeyebilirdi.
Kaynak: Popular Science