Arkadaşlar, “beynimizin ancak %10’unu kullanıyoruz” iddiasının kökenini somut verilerle çürütmek istiyorum ama elimdeki matris biraz muğnel. PET/fMRI çalışmalarında sakin bireylerde beyin dokusunun metabolik olarak aktif bölgelerinin %99-%100 oranında işaretlendiğini görüyorum; fakat bu aktivitenin “kullanım” olarak sayılmasıyla nöronların spike üretme sıklığı arasında net bir eşitlik kurulamıyor. Buradan parametre matrisi kurarken hangi değişkeni bağımsız kabul etmeliyiz: fMRI BHP sinyalinin hacimsel yoğunluğu mu, yoksa nöronal ateşleme oranı mı?
Diğer yandan, evrimsel açıdan %90’ına yakını hiç kullanılmayan bir dokunun seçilimsel avantajı olmazdı; bu da iddiayı içsel olarak çürütüyor. Ancak mühendislik/sınır tarafında takılıyorum: hasarlı bir bölgeden sonra fonksiyon geri kazanımı (plastisite) ile o bölgenin “pasif” sayılması arasındaki farkı nerede çizmeliyiz? Yani teorik/hukuki sınırda “kullanılmayan” ile “devre dışı ama kullanılabilir” kavramlarını ayırt ederken hangi ölçülebilir parametreye bakmalıyız? Uzmanlardan, özellikle kuantum/biyofiziksel modellemeye dair deneyim olanlardan, net bir karşılaştırma tablosu ve hangi literatürün (veya hangi hatanın) bu efsaneyi beslediğine dair kaynak istiyorum.
"İki tarafı da dinlemeden verilen hüküm, adalet değil önyargıdır."