Çin‘in iç kesimlerindeki Chengdu, Ukrayna–Rusya savaşı ve Orta Doğu’da ABD-İsrail-İran arasında sürmekte olan çatışmanın küresel jeopolitik düzeni yeniden şekillendirmesinin doğrudan faydasını görüyor. ANBOUND adlı bağımsız düşünce kuruluşunun kurucusu Kung Chan, bu iki çatışmanın Chengdu’yu ekonomik olarak canlandıracağını, ülkenin batı bölgesinde ve “Bant ve Yol” (BRI) koridorunda bir “pencere şehri” konumunu pekiştireceğini öne sürüyor. Kuruluşun ardından yürüttüğü ek araştırmalar, Chan’ın bu çıkarımının büyük ölçüde geçerli olduğunu gösteriyor.
Veriler, Chengdu’nun yabancı ziyaretçi akışında nasıl öne çıktığını somut rakamlarla ortaya koyuyor. 2025 yılında Chengdu’ya giriş yapan turist sayısı bir önceki yıla göre %48,9 artarken, uluslararası turizm gelirleri %53,9 yükseldi. Bu büyüme, ülkenin turizm gelir sıralamasında Chengdu’yu beşinci konuma taşıdı ve merkez-batı bölgelerindeki tek bir şehri ulusal ilk beş arasına soktu. Bu eğilim 2026’ya da yansıdı: Ocak-Mayıs döneminde şehir 1,124 milyon girişli ziyaret kaydetti; bunların 889.000’i yabancı ziyaretçi olup, yıllık artış %43,3 seviyesinde gerçekleşti.
Uçak Kapılarında Yabancı Akışının Yükselişi
Havacılık kapılarında toplanan yabancı hareketi verileri de bu kişisel akıştan doğan payı destekliyor. Temmuz 2026 sonuna kadar Chengdu hava limanlarına giriş yapan yabancı turist sayısı 570.000’e ulaştı ve yıllık artış %37,9 olarak belirlendi. Bu büyüme, açık kapıların toplama etkisinin sürdüğünü gösteriyor. 240 saatlik vizesiz geçiş ve tek taraflı muafiyet gibi olumlu açık politikalar, vizesiz girişli kişilerin oranını %80’e yaklaştırdı; bu oran, yabancı kişisel akışının sürekli büyümesinin temel kurumsal dayanağı olarak görüldü. 2026 yazı dönemindeki ulaşım zirvesinde, Sichuan’daki girişli ve çıkışlı yabancı personelin sayısı 243.000’e ulaştı ve yıllık artış %23,2 olarak kaydedildi.
Kaynak pazarı yapısı açısından bakıldığında Rusya, Tayland ve Malezya hâlâ çekirdek kaynak ülkeleri arasında yer alıyor. Turizm, iş toplantıları, akademik değişim, sınır ötesi geçiş ve iş ikameti gibi çeşitli alanları kapsayan bu giriş senaryoları, küresel kişisel akışın yeniden düzenlenmesinin Chengdu’nun geleneksel turizm giriş modelini tamamen yeniden yazdığını gösteriyor. Artık turizm, ticaret, geçiş ve değişimin aynı anda geliştiği karmaşık bir sınır ötesi akış modeli oluşmuş durumda.
Orta Doğu Merkezlerinin Zayıflaması ve Orta Asya’nın Yükselişi
Orta Doğu’daki İran’ı içeren savaş, küresel havacılık merkez yapısını ve Avrasya sınır ötesi navigasyon sistemini derinden sarstı. Geleneksel Orta Doğu merkez transit hublarının işlevleri sürekli zayıflarken, bölgesel rotalar keskin biçimde daraldı. Hava uzayında geçiş riskleri yükseldi, uluslararası havacılık yakıt fiyatları sert biçimde dalgalanırken, küresel uzun mesafe sınır ötesi seyahat maliyetleri genel olarak yükseldi. Bu durum, uluslararası rotaları, transit kişisel akışları ve sınır ötesi ticaret kaynaklarını yeniden dağıtmayı zorunlu kıldı.
Çin’in batı bölgesinin geniş iç kesimi, olgun bir transit sistem ve istikrarlı navigasyon koşullarıyla desteklenen Chengdu, Orta Doğu’daki jeopolitik karışıklıktan kaynaklanan Avrasya ve Afro-Asya yönlendirilmiş kişisel akışları ve rota kaynaklarını emdi. Orta Asya kaynak pazarı da kırılma büyümesi yaşadı ve Chengdu’nun yabancı kişisel akışları için yeni bir büyüme kutbu haline geldi. 2026 Bayram tatilinde (Labor’s Day) Özbekistan’dan Chengdu’ya gelen turist sayısı yıllık bazda %400 artarken, Kazakistan ve Kırgızistan gibi Orta Asya ülkelerinden gelen kişisel akışlar da aynı dönemde önemli biçimde genişledi.
Rusya yönü ve Orta Asya yönü aynı anda üst üste biniyor ve iki savaş tarafından çift yönlü olarak itiliyor; bu ikisi de Chengdu’nun yabancı kişisel akışlarının büyümesinin çekirdek dayanağını oluşturuyor.
ANBOUND, Chengdu ile ilgili analiz
Bu yeniden dağılımın ardında iki temel neden var. Birincisi, Chengdu’nun Rusya ve Orta Asya ile ticaret, pazar, değişim, iletişim ve benzeri etkileşim biçimlerinde hızlı genişlemesi. İkincisi ise Chengdu’nun Çin’in batısındaki tek büyük şehir olarak gelişmiş bir şehir altyapısına, kurulu bir açılış derecesine ve zengin kültürel çeşitliliğe sahip olması. Bu iki faktör, Chengdu’nun “iki savaş”ın yarattığı karışıklıkların ortasında yeni fırsatları yakalamak ve önemli bir dönüşüm geçirmek için temel sürücüler olarak görüldü.
Kurumsal Yükseliş ve Yapısal Kayma
Büyük ölçüde yabancı personelin girişine dayanan bugünkü Chengdu, otelcilik, kafe, perakende, ulaşım ve kültür-turizm gibi temel hizmet sektörlerinin genişlemesini ve kalite yükselmesini doğrudan tetikledi. Aynı zamanda şehrin uluslararasılaşmış destek tesislerinin yenilikçi yükselmesini zorunlu kıldı. Bu da yabancı dilde pratik hizmetler, uluslararası ödeme sistemleri, uluslararası tıp, uluslararası eğitim, sınır ötesi ticari danışmanlık ve yabancı ilişkili hukuki hizmetler gibi üst düzey uluslararasılaşmış biçimlerin sürücüsü oldu.
Chan’ın yaklaşımı, Chengdu ile Rusya ve Orta Asya arasındaki ticaret, sermaye, mal, teknoloji ve turizm akışları arasındaki engellerin savaş nedeniyle önemli biçimde yükseldiğini, seyahat maliyetlerinin arttığını ve seyahat kanallarının daraldığını vurguluyor. Bu koşullar altında, Rusya ve Orta Asya yönleri jeopolitik çatışmaların birkaç yıl sürmesi baskısına karşı büyük ölçüde yapısal kaymalar yapmak zorunda kaldı. Chan’a göre bu yapısal kayma bir kez gerçekleştiğinde, gelecekte durum önemli biçimde değişse bile Rusya ve Orta Asya yönündeki akışların “savaş öncesi” seviyelerine dönmeleri beklenmiyor.
Geçmişte Chengdu kendi benzersizliğine sahip olsa da, iç kesimlerindeki jeocoğrafi konumu bu şehre kapalı bir karakter getirmişti. Şimdi ise iki savaşın etkisiyle Chengdu, aniden batı tarafına dönük bir pencere ve kapıya dönüştü. Şehrin geçmiş stratejik konumlandırması büyük ölçüde içe dönükken, bugün batıya dönük önemli bir geçit haline gelerek artan küresel dikkati çekiyor ve etkisini bölgenin ötesine uzatıyor.
Son değerlendirme sonucunda, Chengdu’nun uluslararası gelişimi açısından “iki savaşın” gerçek stratejik anlamı kısa vadeli yolcu trafiğindeki artışta değil; Chengdu’nın daha önce erişmesi zor olan uluslararası büyüme alanlarını açması ve “Dünya-Adası” bölgesindeki çekirdek şehir konumunu güçlendirmesinde yatıyor.
Bu analiz, ANBOUND adlı bağımsız düşünce kuruluşunda araştırmacı olan He Yan tarafından hazırlanmıştır.