Düz aynada yansıma ve görüntü oluşumu
Ayna ya da gözgü, ışığın %100’e yakın bir kısmını yansıtan düzgün olarak cilalı bir yüzeydir. Aynalar düz, küresel ve parabolik diye ayrılır ve düz aynalar yansıtıcı yüzeyi düz olan aynalardır.
Düz aynalarda cisimlerin aynada oluşan görünümleri, cisimlerden çıkarak aynada yansıyan ışınların uzantılarının kesiştiği yerde oluşur. Bu şekilde oluşan görüntülere zahirî veya sanal görüntü denir. Yansıyan ışınların kendilerinin kesişimiyle oluşan görüntülere ise gerçek görüntü denir.

Işık yansımasıyla ilgili bilinenler
Ayna ya da gözgü, ışığın %100’e yakın bir kısmını yansıtan düzgün olarak cilalı bir yüzey olarak tanımlanır. Bu tanımdan, düz aynaların ışığın büyük bir kısmını yansıttığı, ancak %100’ünü yansıttığından bahsedilemeyeceği anlaşılır. Kaynakta ışığın yansıma miktarıyla ilgili kesin bir sayı verilmez, yalnızca “%100’e yakın” ifadesi kullanılır.
Düz aynalarla ilgili kaynakta doğrudan ışığın spektral yoğunluğu veya farklı dalga boylarının yansımasıyla ilgili bilgi verilmez. Spektral yoğunluğun korunup korunmadığı konusu kaynakta yer almadığı için bu konuda bir bilgi verilemez.
Aynaların yapımı ve çeşitleri
Metal yüzeylerin parlatılmasıyla ilk ayna elde edilmiştir. Sonra cam levhaların bir yüzeyi cıva amalgamları ile kaplanarak ayna elde edilmiştir. Günümüzde ise genellikle cam levhaların bir yüzü, ince bir gümüş tabakası ile sırlanarak elde edilir. Bazen gümüş yerine alüminyum, altın, hatta platin dahi kullanılır.
Alüminyum sırlı aynalar, dalga boyu 0,4 mikrondan küçük olan morötesi ışınları da yansıtırlar. Bu bilgi alüminyum sırlı aynalara özgüdür ve düz aynaların genel bir özelliği olarak sunulamaz.
Bir başka ayna çeşidi de, ışığın %100’den daha azını düzgün olarak yansıtan ve arka planı da gösteren, camera lucidada kullanılan, hayalet gösterme ve diğer bazı sihirbaz gösterilerinde kullanılan yarı geçirgen aynalardır.
Tarihi gelişim
Yüzyıllar önce (17. yüzyıla kadar) yüzeyi iyice parlatılmış düz metal levhalardan yapılan aynalar, sonra yerini bir yüzü çok ince bir metal katmanıyla kaplanmış cam levhalara bıraktı. Sır adı verilen bu metal kaplama, aynanın ışığı yansıtarak görüntü vermesini sağlar.
Milattan önceki zamanlarda Mısırlılar, Etrüskler, Yunanlar ve Romalıların bronz el aynaları kullandığı bilinmektedir. Değerli olanları gümüşten yapılırdı. Günümüzden yalnızca üç yüzyıl öncesine kadar Venedik Cumhuriyeti, Avrupa’da cam eşya ve özellikle ayna yapımının sırrına sahip tek ülkeidi.
19. yüzyılda Alman kimyacı Justus von Liebig (1803-1873), camın üzerine bir çözeltiyle gümüş kaplama yöntemini bulmuştur. Bilimsel çalışmalarda kullanılan aynalarda ise, camın ışığın bir bölümünü absorbasyonunu önlemek amacıyla ön yüzler de gümüşlenir.
Bu açıklama Vikipedi kaynaklarından uyarlanmıştır ve şu lisans altında sunulur: CC BY-SA 4.0.





1 Kommentar
Bauen Sie Ihre Idee mit einer Quelle, Frage oder einem konstruktiven Gegenargument aus.