
İnsanoğlu binlerce yıl boyunca gökyüzüne bakıp kuşların havada asılı kalışını kıskançlıkla izlemiş ve uçabilmek için onları taklit etmeye çalışmıştır. Mülk Sûresi 19. âyet-i kerîmede kuşların uçuşundaki iki temel hareket tarzı büyüleyici bir incelikle tasvir edilir: “Sâffât” (kanatlarını açıp hiç çırpmadan termal akımlarda süzülüş) ve “Yakbıdn” (kanatlarını toplayıp çırparak itki üretme devinimi). Âyetin devamındaki “Mâ yümsikühünne ille’r-Rahmân” (Onları havada tutan ancak Rahmân’dır) beyanı, yerçekimini yenen akışkanlar dinamiği yasalarının ilahi iradenin bir lütfu olduğunu hatırlatır.
Bugün modern havacılık mühendisliği; yolcu uçaklarının kanat ucundaki kıvrımlardan (winglet) süpersonik uçak gövdelerine kadar hemen her aerodinamik formu kuşların milyonlarca yıldır kullandığı mikro-anatomik yapılardan kopyalamaktadır (Biyomimetik). Bu tefekkür, doğadaki mekanik harikaların kör tesadüflerin değil, her şeyi basiretiyle gören ilahi bir mimarın eseri olduğunu teyit eder.
Arap dilinin klasik lügatlerinde uçuş terminolojisi:
Bir kuşun veya uçağın havada kalabilmesi, kanadın enine kesit geometrisine (airfoil) bağlıdır. Üst yüzeyi kavisli, alt yüzeyi düz olan kanat üzerinden hava aktığında Bernoulli denklemine göre:
P1 + ½ρv12 = P2 + ½ρv22 &implies; L = ½ρv2 · S · CL ≥ m · g (Yerçekimi Denge Eşiği)
Üst yüzeyde hava yolu uzadığı için akış hızı artar (vüst > valt), bu da üstteki statik basıncı düşürür (Püst < Palt). Alttaki yüksek basınç, kuşu yukarı doğru iten net bir kaldırma kuvveti (Lift) üretir.
Bununla birlikte, kanat uçlarında yüksek basınçlı hava alttan üste doğru dönerek indüklenmiş girdaplar (wingtip vortices) oluşturur ve sürtünmeyi artırır. Kartallar ve leylekler bu girdapları parçalamak için kanat ucu teleklerini el parmakları gibi yukarı doğru kıvırırlar. Boeing ve Airbus mühendisleri bu yapıyı doğrudan kopyalayarak yolcu uçaklarına winglet (kanat ucu kıvrımı) eklemiş ve küresel havacılıkta %5 yakıt tasarrufu sağlamıştır!
Kuş teleklerinin mikroskobik çengellerle birbirine kenetlenmesi, hava sızıntısını engelleyerek kesintisiz bir basınç gradyanı kurar.
Baykuşların kanat kenarındaki mikro tırtıklar hava türbülansını mikroskobik boyutlara bölerek sıfır gürültüyle avlanmalarını sağlar.
Kambur balinaların yüzgeçlerindeki ve deniz kuşlarının kanatlarındaki yumrular, yüksek hücum açılarında kaldırma kaybını %32 engeller.
Kuş kemiklerinin içi hava dolu peteksi kafes mimarisi (trabeküler yapı), maksimum mukavemetle minimum kütle oranını temin eder.
İmam Kurtubî (ö. 671/1273) el-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân tefsirinde Mülk 19 âyetini şöyle şerh eder:
“’Sâffât’, kuşun kanatlarını çırpmaksızın havada yaymasıdır; ‘yakbıdn’ ise kanatlarını açtıktan sonra tekrar bedenine çekmesidir. Cenâb-ı Hak havayı akışkan ve latif kılmış, kuşun kanatlarına da o latif havayı yaracak ve onu sırtında taşıyacak bir kabiliyet vermiştir. Eğer Allah havaya bu taşıma fıtratını, kuşa da bu hendesî şekli vermeseydi, ağır bir cismin havada durması asla mümkün olmazdı.”
İnsanın en ileri süpersonik ve yolcu uçakları, tabiatta milyonlarca yıldır kusursuzca uçan kanatların sadık kopyalarıdır.
İtki, sürükleme, ağırlık ve kaldırma kuvvetlerinin milimetrik uyumu, gök kubbede süzülen her kuşta yeniden tecelli eder.
Fizik kanunları ilahi kudretin tabiata koyduğu mizanıdır; kanunlar olmasaydı hiçbir aerodinamik icat hayat bulamazdı.