Yeni York eyaletindeki Long Island’daki Garden City’de bulunan Cradle of Aviation Müzesi, birinci dünya savaşı döneminin en nadir sivil uçaklarından biri olan üç kişilik Curtiss Oriole’yu, 100 yılı aşkın süredir ilk kez yeniden toplama ve restore etme çalışmalarına başlatmak üzere eline aldı. Uçak günümüzde parçalı bir halde duruyor ve uçamıyor; ancak müzenin restorasyon ekibi, tarihin bu nadide örneğini eski görkemine kavuşturmak için uzun süredir aradığı bu değeri korumaya alacak.

Müze Restorasyon Müdürü Peter Truesdell, Popular Science’e verdiği açıklamada, “Böylesi bir şeyi yıllardır arıyorduk ve gerçekten çok azı bulunabiliyor” diyerek elde ettikleri fırsatın ne kadar değerli olduğunu vurguladı. Truesdell’in ifadelerine göre, bu tip nadir uçakların dünyada sayısı oldukça sınırlıdır ve müzenin koleksiyonunu zenginleştirmek için uzun yıllardır bir hedefi vardı.

Tarihin Perde Arkasında: Bir Uçağın Küresel Yolculuğu

Kurtiss Oriole, tarihte ilk kez sivil piyasaya yönelik üretilip satılan uçak olan bu modelin 1919’da tanıtılmasıyla başlayan bir dönemin ürünüdür. Ünlü uçak üreticisi Glenn Curtiss’in adını taşıyan bu marka, daha çok birinci dünya savaşında kullanılan Jenny biplanlarıyla anılır. 1878 yılında doğan Curtiss’in tutkusu hızla başlamış; 1907’de ilk soğutmalı V-8 motorlardan birini tasarlamış ve bunu bir motosiklete monte ederek Florida Speed Carnival’da test etmişti. O dönemde elde ettiği pist süresi, ona “dünyanın en hızlı adamı” lakabını kazandırmıştı.

Bu güçlü motosiklet motorları zamanla erken dönem biplanlarının omurgasını oluşturdu. Amerika Birleşik Devletleri Ordusu, savaş çabalarını desteklemek amacıyla ürettiği Jenny uçaklarından ne kadar bulabilirse hepsini satın almıştı. Bir döneminde Curtiss’in şirketi haftada 100 adet Jenny üretiyordu. Ancak savaştan sonra bu orduda kullanılmayan pek çok uçak, askeri fazla stok dükkanlarına yollandı.

Oriole’nin hikâyesi burada biraz karanlığa bürünüyor. Truesdell’e göre, bu belirli Oriole birine Argentina’da satılmış ve muhtemelen Güney Amerika’nın en erken havai haritalama ve fotoğrafçılık çalışmalarından biri için kullanılmış olabilir. Uçağın ardından geldiği yeni ev ise Hollywood stunt pilotuydu. Bu pilot, kalan Oriole’ların çoğunun sahibi olmuş ancak bir proje çekerken kaza yapıp hayatını kaybetmişti.

a black and white photo of a biplane in a field

Stunt pilotun miras bıraktığı bu uçaklar, Florida’daki bir kolektöre geçti ve zamanla açık artırma yoluyla el değiştirdi. Uzun bir yolculuktan sonra, yaklaşık 100 yıl önce dünyaya gelen Oriole’ların yeniden Long Island’a dönmesi, müzenin curation ekibinin yaklaşık 20 yıldır sürdürdüğü arayışın sonucuydu.

Koruma ve Yeniden Yaşama: Bir Sanat, Bir Mekanik İş

Bu belirli Oriole’nin yaşına rağmen Truesdell’e göre restorasyon gözünden şaşırtıcı derecede iyi bir durumda olduğu görülüyor. Uçak şu an parçalı, uçamayan ve ahşap gövdesinde delikler bulunan bir halde duruyor. Ancak Truesdell’in vurguladığı en önemli nokta, bu bir “çok tamamlanmış uçak” olması yönünde.

Bir restorasyon projesi bazen orijinal uçağın sadece yüzde 20’siyle bile başlarken, burada Truesdell yaklaşık yüzde 90’ı elde ettiklerini tahmin ediyor. Oriole’nin üç kişilik tasarımı, iki yolcunun yan yana oturduğu kabinin arkasında pilot kokpitini barındırıyordu. Gövde, sigara şeklinde katmanlı ahşaptan yapılmıştı ve uçak önce Curtiss OX-5 motoruyla, daha sonra 160 beygir gücünde C-6 motoruyla güçlendiriliyordu.

Bu uçak aynı zamanda elektrikli başlatıcıya sahip ilk uçaklardan biriydi. Havada Oriole saatte maksimum 86 mil hızla uçarken, genellikle saatte 70 mil civarında seyrediyordu. Bugün dünyada bulunan Oriole’ların sayısı oldukça az; müzenin son olarak Temmuz 2026 itibarıyla üç tanesinin sahibinden biri olduğunu belirten Truesdell, bu değerin ne kadar nadir olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Kurtiss Oriole, “istisnai derecede nadir” bir uçak olarak nitelendiriliyor. Cradle of Aviation Müzesi Kuratörü Josh Stoff’un Popular Science’e e-posta yoluyla ilettiği açıklamada, “Restorasyon başlamadan önce sunmak, ziyaretçilere restorasyon sürecini izlemek için benzersiz bir fırsat sunuyor” ifadeleri yer aldı.

a black and white photograph of a biplane flying

Ama Amaç Uçamak Değil: Orijinal Malzemeyi Korumak

Bu projenin amacı, Oriole’yu tekrar uçuşa kaldırmak değil. İş bitince müze, New York şehrinin yaklaşık 30 mil doğusunda konumlanan tesisinde, bu tarihi parçayı kafelerinin üzerinde asmayı hedefliyor. Truesdell’e göre, uçak parçalarını atıp sıfırdan yeniden tasarlamak daha kolay ve hızlı olsa da, bu yaklaşımın işin özünü kaçıracağı vurgulanıyor.

“Burada bir hedeflerden biri, mümkün olduğunca çok orijinal malzemeyi korumak ve yeniden kullanmak” diyen Truesdell, sahip olmadıkları hiçbir şeyi, çürük ya da aşırı derecede hasarlı veya eksik olmadığı sürece değiştirmeyeceklerini belirtti. Bu dikkatli yaklaşım zaman ve emek gerektiriyor.

Tüm süreç tamamlandığında, Truesdell’e göre 15 ile 20 arasında farklı işçi bu havacılık tarihine damga vuran parçaya dokunabilir. Toplam sürecin ne kadar süreceği kesin olarak söylenemese de, Truesdell’in tahmininde yaklaşık dört yıl olabileceği yer alıyor. Restorasyon için eski fotoğrafların ve bulunabilecek her mavi çizimin incelenmesi, parçaların tam doğru ve döneme uygun hale getirilmesi planlanıyor.

Bu şekilde birinci dünya savaşı döneminin nadir sivil uçaklarından biri, hem bir sanat eserinin hem de bir mühendislik başarısının yeniden canlandırıldığı uzun bir yolculuğun başlangıcına adım attı. Cradle of Aviation Müzesi, ziyaretçilere bu tarihi değerin restorasyon sürecini izleme fırsatını sunarak, havacılık tarihine dair somut bir mirası gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.

İlginizi Çekebilir: Tüketiciler zincir tedarik şeffaflığını ister, ama dürüst açıklama gerçekten güven mi kazandırıyor? →
Kaynak: Popsci ↗