Yazar notu: Bu haber ilk olarak Temmuz 2015’te yayınlanmıştır.

Bir cihazı giymeyi değerli kılan nedir? Apple, bunun cevabını herkesten iyi bildiğine inanıyor ve bugün, teknoloji dünyasının en çok beklenen ürünü olan Apple Watch’un son detaylarını duyuracak.

Apple genellikle elektronik sektöründe ilk hamleleri yapan bir şirket değildir. Orijinal Macintosh, iMac, iPod, iPhone, iPad gibi pazarlara girip onları yeniden tanımlayan bir şirkettir. Bir alana girdiğinde, sektördeki diğer oyuncular üzerinde büyük etki yaratacak bir “büyük dalga” oluşturmayı hedefler.

Bu sefer durum farklı olabilir mi? Bu, Tim Cook’un liderliğindeki Apple’ın gireceği ilk büyük yeni kategori. Ayrıca Apple Watch, şirketin daha önce denediği hiçbir şeye benzemiyor: Başarısı teknolojinin yanı sıra moda unsurlarına da bağlı ve fiyatı 10.000 doları aşabileceği tahmin edilirken, rakiplerin çoğu 100 ila 250 dolar arasında fiyatlandırılıyor. Bu, Cupertino’dan gelen bir “hükümdarlik” oyunu mu?

Apple’ın satış yapma konusunda karşılaşacağı en büyük zorluk, moda dünyasının tepkisini alması olacak. Şirket her zaman cihazlarının estetiğine önem vermiştir; bu durum rakipler ve eleştirmenler tarafından sıklıkla eleştirilirken, birçok tüketici için bir çekicilik kaynağı olmuştur. Ancak şimdi, Apple daha önce hiç olmadığı kadar moda dünyasının desteğine ihtiyaç duyuyor. Moda dünyası değişken bir yapıya sahip olduğundan, bugün “moda” olan bir aksesuar, yarın “kötü zevk” olarak görülebilir. Şirket genellikle “elitist” olarak nitelendirilirken, Apple’ın riski, cihazını sadece birkaç kişiye değil, daha geniş kitlelere ulaştırmayı başaramamaktır.

Ancak her zorluğun içinde bir fırsat da vardır ve giyilebilir teknoloji pazarı da bu potansiyeli barındırıyor. Bileğimizde veya yüzümüzde yer alabilecek cihazlara olan talep henüz çok yüksek değil. Bu cihazlar geleceğe ait gibi görünse de, aslında daha çok “geleceğin retro” dünyasına aitler; uçan arabalar ve roketlerle Ay kolonilerine seyahat etme gibi. Çoğu insanın Apple Watch hakkında ilk tepkisi genellikle “Bunun neden bir ihtiyacım olsun?” şeklinde oluyor.

Örneğin, kız arkadaşım bu cihazı sadece teknoloji dünyasının bir parçası olarak görüyor ve sürekli telefonla meşgul olmanın getirdiği sorunları artırabileceğini düşünüyor. Sürekli Twitter’a bakmak, mesajlara cevap vermek ve e-postaları kontrol etmek yerine, şimdi de tüm bunları bileğimdeki bir ekrana yansıtarak daha bağımlı hale geleceğimi düşünüyor.

Bu endişe haklı olabilir. 2007’de ilk iPhone’u satın aldığımda, arkadaşlarım cihazın sürekli kullanıldığı için “yanabileceğini” şaka ile söylerlerdi. Şimdi ise sekiz yıl sonra hala ekranlarımıza bağımlıyız ve etrafımızdaki insanlarla daha az etkileşim halindeyiz.

Umarım Apple Watch ve genel olarak giyilebilir teknolojiler, bizi teknolojiye olan bağımlılığımızı azaltır. Bu cihazlar, istediğimiz bilgiyi ihtiyaç duyduğumuz anda ve küçük parçalar halinde sunmalıdır. Sürekli ekranlara bakarak “zombi” gibi davranmamıza neden olmamalıdır. Eğer Apple Watch bu beklentileri karşılayabilirse, zamanlaması mükemmel olabilir.

Kaynak: Popsci ↗