Herkesin aşina olduğu bir durum: Parmaklarını kırmaktan hoşlanan ve bu duruma tahammül gösteremeyen iki kişi aynı ortama giriyor. O anda duyulan çıtırtı sesi, bazıları için rahatsız edici olabilirken, diğerleri içinse alışılmış bir durumdur.

Parmakları kırmak zararlı mıdır?

Ortopedik cerrah Dr. John Fernandez’in de belirttiği gibi, parmaklarını kırmanın zararlı olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Bu, ebeveynlerin, büyükanne babaların ve hatta Great Aunt Mildred’ın yıllardır tekrarladığı bir şehir efsanesidir.

Peki, bu mitin kökeni nedir?

Dr. Fernandez, bu mitin sosyal etik kurallarından kaynaklanabileceğini düşünmektedir. “İnsanlar genellikle kamusal alanda ses çıkarmaktan hoşlanmazlar” diyor.

Parmakları kırmak, diğer vücut fonksiyonlarını hatırlatan bir durumdur. Parmak eklemlerimizdeki yağlı sıvı (sinovyal sıvı), eklemleri kayganlaştırır. Bu sıvı, oksijen, karbondioksit ve nitrojen gazı içerir.

Parmakları kırdığımızda, kemikler arasındaki boşluk artar ve basınç düşer. Bu durum, çözünmüş gazların birleşerek kabarcık oluşturmasına neden olur (kavitasyon).

Henry Yasası’na göre, bir sıvıda çözünebilen gaz miktarı, basınca bağlıdır. Basınç düştüğünde, gazlar sıvıdan ayrılır ve kabarcıklar oluşur.

Dr. Fernandez, bu durumun dalgıçların yaşadığı sorunlara benzer olduğunu belirtiyor. Dalgıçlar hızla yükselirken, basınç düşüşü nedeniyle kanlarında nitrojen kabarcıkları oluşabilir.

Parmakları kırmak, artrit gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açmaz. Ancak, bazı durumlarda eklem çevresindeki dokuların kalınlaşmasına neden olabilir ve eklemin daha büyük görünmesine sebep olabilir.

1947’de yapılan bir çalışmada, parmakları kıran kişilerdeki değişiklikler incelenmiştir. 1975’te yapılan başka bir çalışma ise, 28 yaşlı hastada (hepsi parmaklarını kırırdı) herhangi bir ilişki bulunamamıştır. 2018’de yayınlanan bir derleme çalışması da aynı sonuca ulaşmıştır.

Dr. Donald L. Unger, kendi vücudunda neler olduğunu görmek için 60 yılı aşkın süredir sol elini (ama asla sağ elini) parmaklarını kırarak incelemiştir ve herhangi bir olumsuz etki gözlememesi üzerine 2009 yılında Ig Nobel Ödülü’nü kazanmıştır.

Parmakları kırmanın tam olarak ne zaman ses çıkardığı hala tartışma konusudur. Bazı çalışmalar, gaz kabarcığının oluştuğu anda sesin çıktığını savunurken, diğerleri ise kabarcığın patladığında sesin oluştuğunu iddia etmektedir.

Parmakları kıran kişilerde, sinovyal sıvıdaki gazın tamamen tükenmesi nedeniyle, aynı parmağı arka arkaya kırmak mümkün olmayabilir. Gazın tekrar sıvıya çözünmesi için yaklaşık 15-20 dakika beklenmesi gerekir.

Parmaklarını kırmanın zararlı olmadığına dair bilimsel bir kanıt bulunsa da, bazı insanlar bu alışkanlığa sahipken diğerleri ise bu durumdan rahatsız olabilir. Bu nedenle, parmaklarını kırmak kişisel bir tercih olarak değerlendirilebilir.

Sonuç olarak, Dr. Fernandez’in de belirttiği gibi, “Parmaklarınızı kırmak annenizi rahatsız etmekten başka bir zararı yoktur.”

Kaynak: Popsci ↗