Bilim insanlarına göre, yaklaşık

, insanlar Güney Amerika’dan Orta Amerika’ya göç ederken avokado tohumlarını yanlarında getirdi. Bu göçmenler, tohumları Orta Amerika’nın nemli bölgelerinde dikti ve bu da yerel çeşitlerle melezlenerek günümüzde hala tadını çıkardığımız çeşitli avokado türlerinin ortaya çıkmasına neden oldu.

Bu avokadolar, marketlerde bulabileceğimiz ticari ürünlerden genetik olarak farklıdır. Bu genetik fark ve göç,

Plants, People, Planet

dergisinde yayınlanan bir araştırmada detaylı olarak incelenmiştir ve bu lezzetli yeşil meyvelerin geniş çeşitliliğini ortaya koymaktadır.

Araştırmanın ortak yazarı ve Smithsonian Ulusal Müzesi’nde görevli arkeolog

Kevin Wann, “Nikaragua avokadolarının görünümü, dünyanın dört bir yanındaki tropik bölgelerde bulunan diğer avokadolara oldukça benzer. Ancak, bu avokadalar tamamen farklı bir genetik kökene sahiptir” şeklinde açıklama yapmıştır.

Avocado ağaçları (Persea americana), doğal olarak Meksika’dan Peru’ya kadar uzanmaktadır. İnsanlar 10.000 yıldan uzun süredir bu bitkinin meyvesini tüketmektedirler. “Süper gıda” olarak kabul edilen avokadolar günümüzde dünya çapında yetiştirilmektedir. 2024 yılında, üreticiler

11 milyon metrik ton

avokado üretmiştir.

Bu miktarın %80’i, “Hass” adı verilen tek bir çeşittir (Persea americana ‘Hass’). Hass avokadolar, “klonal budama” adı verilen bir işlemle üretilir; bu işlemde, bir Hass avokado ağacından alınan bir dal, başka bir ağaca bağlanarak aynı meyvenin elde edilmesini sağlar. Bu klonal üretim yöntemi nedeniyle, marketlerde ve restoranlarda gördüğünüz çoğu avokadonun genetik yapısı birbirine çok benzerdir. Bu genetik çeşitliliğin eksikliği, Hass avokadoları çeşitli tehditlere karşı savunmasız hale getirmektedir. Bir hastalık veya sıcaklık/yağış değişiklikleri, tüm Hass avokado popülasyonunu yok edebilmektedir.

Avokado çeşitliliğinin artırılması, bu çok büyük ekonomik değere sahip endüstriyi korumak için önemlidir. Wann, genetik olarak farklı türler bulmak için Orta Amerika’nın nemli bölgelerine dikkat çekmektedir. Bu bölgede, geleneksel tarım uygulamaları sayesinde yerel avokado çeşitleri geliştirilmiştir.

Wann ve ekibi, Güney Meksika, Nikaragua ve Honduras kıyı şeridinden çeşitli avokado örnekleri toplamıştır. Toplanan örnekler laboratuvara götürülmüş ve DNA analizi yapılmıştır.

Araştırmacılar, elde ettikleri sonuçlara göre, yerel çeşitlerin korunmasının, günümüzdeki tarım uygulamalarının karşılaştığı sorunlara çözüm olabileceğini belirtmişlerdir. Özellikle klonal olarak üretilen diğer bitkilerin (örneğin muz) fungal hastalıklara karşı savunmasız olduğu ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

Ayrıca, yerel çeşitlerin daha sıcak ve nemli iklimlere adapte olması da, iklim değişikliği nedeniyle artan bu koşullara uyum sağlamak için önemlidir.

Wann, “Avokado gibi önemli bir besin kaynağının korunması, gelecekteki nesiller için de sağlanmalıdır” şeklinde vurgu yapmıştır.

Kaynak: Popsci ↗