Alzheimer hastalığının, genetik yatkınlık, yaşam tarzı gibi faktörlerin yanı sıra, enfeksiyon yoluyla da bulaşabileceği iddiaları bilim dünyasında uzun süredir tartışılıyor. Yeni bir araştırmada, Alzheimer’a bağlı amyloid-beta proteinlerinin kan transfüzyonları yoluyla nasıl yayılabilme olasılığına dikkat çekiliyor.
The Lancet dergisinde yayınlanan yeni bir raporda, Londra Üniversitesi College UCL’den nörolog John Collinge ve ekibi, bu teorinin bir yönüne odaklanarak, Alzheimer ile ilişkili amyloid-beta proteinlerinin kan transfüzyonları yoluyla nasıl yayılabilme olasılığını değerlendiriyor. Collinge, “Kan transfüzyonları hayat kurtarıyor, ancak mümkün olan tüm riskleri dikkatlice araştırmamız gerekiyor” diyor.
2015’te yapılan bir çalışma, amyloid patolojisinin tıbbi işlemler yoluyla insanlarda yayılabilme olasılığına dair ilk kanıtları sunmuştu. Sonrasında yapılan araştırmalar da bu bulguyu desteklemiştir. 2018’de yayınlanan bir makalede, kontamine cerrahi aletlerin Alzheimer proteinlerini hastalar arasında yayabileceği öne sürülmüştü.
2023 yılında ise, Danimarka ve İsveç’ten bilim insanlarının yaptığı geniş kapsamlı bir çalışma, beyin kanaması geçiren donörlerden alınan kanın transfüzyon edildiği kişilerin, yıllar sonra kendilerinin de tekrarlayan beyin kanamaları geçirme olasılığının daha yüksek olduğunu göstermiştir. Bu durumun, Alzheimer ile ilişkili amyloid-beta proteinlerinin yayılmasıyla ilgili olabileceği düşünülmektedir.
Araştırmacılar, “Amyloid-beta patolojisinin transfüze edilen kan yoluyla yayılma olasılığı önemli bir endişe kaynağıdır” diyorlar. Ayrıca, bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığımızı ve sorunu çözmek için gerekli teknolojileri belirlememiz gerektiğini vurguluyorlar.

Bilim insanları, riskleri azaltmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyorlar. Bu kapsamda, geniş çaplı epidemiyolojik çalışmaların yapılması, yüksek riskli hastaların daha yakından takip edilmesi ve Alzheimer biyobelirteçlerinin kullanılarak risk taşıyan donörlerin belirlenmesi öneriliyor.
Collinge, “İngiltere Enfekte Kan İncelemesi, hasta güvenliği konusunda karar vermeden önce kesinliğe ulaşmanın tehlikelerini gösteren bir uyarı hikayesidir” diyor. Ayrıca, amyloid-beta bulaşma riskleri hakkında açık ve şeffaf olmak gerektiğini vurguluyor.
Alzheimer Research UK’den Susan Kohlhaas, “Bu çalışma, önemli bir bilgi boşluğunu ortaya koyuyor” diyor. “Araştırmacılar, kan yoluyla bulaşmanın olup olmadığını, kimlerin risk altında olduğunu ve bu riski azaltmak için önlemlerin gerekli olup olmadığını belirlemek için özel araştırmaların yapılması gerektiğini savunuyorlar.”
Bulgular, The Lancet dergisinde yayınlanmıştır. Bu makale, Michael Irving tarafından kontrol edilmiş ve Michael Irving tarafından düzenlenmiştir.
Kaynak: Sciencealert