Misouri Devlet Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, tek dozlu gen terapisiyle köpeklerde görme kaybını durdurmakla kalmayıp, aynı zamanda hasar görmüş sinir bağlantılarını fiziksel olarak onardığını bildirdi. CaBP4 adlı genden kaynaklanan ve çocukluktan beri görme sorunlarına yol açan nadir bir kalıtsal durum için geliştirilen yaklaşım, memelilerde sinir hücrelerinin tamir edilebileceğine dair uzun süredir imkansız sayılan umudu yeniden canlandırıyor.
Araştırmacılar, retinada üç bağımsız yapısal değişikliğin plastisiteyi desteklediğini ortaya koydu. Yeni bileşenlerin ekilmesiyle birlikte var olan anormalliklerin de onarıldığını belirten ekip, tedavinin görme fonksiyonunu geri kazandırdığı kadar retina yapısını da neredeyse normale döndürdüğünü vurguluyor.
Nedeni Belirlenen Gen ve Terapi Yöntemi
Araştırmacılar, bir whippet köpek grubunda görme kaybından sorumlu olan CaBP4 genini belirledikten sonra, hayvanların retinalarına çalışan bir kopyayı taşıyan zararsız bir virüs enjekte etti. Bu tedaviyle köpeklerin görme fonksiyonu önemli ölçüde iyileşti; özellikle loş ışık koşullarında gelişti. Çünkü CaBP4 protein eksikliği tam da bu ortamlarda farkı ortaya koyuyor.
Tedavi gören retina bölgeleri daha az bozuldu ve kritik görme bağlantılarını tutan outer plexiform tabaka (OPL) belirgin biçimde genişledi. Aynı zamanda gözün ışık hisseden hücrelerinin içindeki sinaptik bantlar da büyüdü.
Bir binanın planındaki bir hataya benzetebiliriz bu mutasyonları: Retinal gendeki yazım hataları, sistemin anlamayacağı talimatlar üretiyor ve kusurlu bir tasarım ile ardından gelen görme kaybına yol açıyor. Terapimiz aslında bu yanlış yazılmış bölüm için yeni talimatlar sağlıyor; tıpkı bir editör gibi.
Billie Beckwith-Cohen, veteriner göz hastalıkları uzmanı, Missouri Devlet Üniversitesi
Tedavinin Uzun Süreli Etkileri ve Yapısal İyileşme
Araştırmacılar, gen çalışmadığında OPL’in ve sinaptik bantların büyümesinin durduğunu açıklarken, bunu bir binanın planındaki hatalara benzetiyor. Tedavinin etkilerinin kalıcı olduğunu belirten ekip, takipteki gözlemlerin üç yıla kadar uzadığını belirtti.

Gözde ciddi büyüme kısıtlaması ve ardından gelen sinir hücre bağlantılarında hasar olmasına rağmen, sinir hücrelerinin yeniden bağlandığına dair kanıtlar bulundu. Çalışma, on yıl süren göz hastalıkları araştırmalarının bir ürünüdür.

Sonuçlarımız, gen terapisinin yalnızca retinal fonksiyonu geri kazandıramayacağını, aynı zamanda retina OPL’inde neredeyse normal bir anatomik düzen kurabildiğini gösteriyor. Bu iyileşme, retinal gelişim sırasında normale göre oluşmayan bir tabakanın genişlemesini ve sinaptik özelliklerin—örneğin bant uzamasının olgunlaşmasını içeriyor; bu da retinal ağın yetişkinliğe kadar kalıcı bir plana sahip olduğunu destekliyor.
Araştırmacılar, yayımlanan makalede
İnsanlarda Uygulama Umudu ve Gelecek Araştırmalar
CaBP4 gen durumu ne insanlarda ne de köpeklerde nadir olsa da, araştırmacılar bu bulguların hasar görmüş sinal ağlarını onaran başka yöntemlere yol açabileceğini ve daha geniş bir hastalık yelpazesinin tedavisine katkı sağlayabileceğini öngörüyor.
Araştırmacılar, yaklaşımın insanlarda aynı şekilde çalışıp çalışmayacağını görmek için beklenmesi gerektiğini vurgularken, ekibin bu yöntemin çevrilebileceğine (uygulanabilir olacağına) dair inancı yüksek.
Sonuçlarımız, retinal OPL’in derinlemesine plastisiteye sahip olduğunu ve sinaptik bantların gen arttırma terapisi sonrasında yetişkinliğe kadar olgunlaşıp uzayabileceğini ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, yayımlanan makalede
Son yıllarda görme geri kazandıran tedavilerde umut verici adımlar görüldü; bunlara gözdeki uyanık hücrelerin aktive edilmesi ve fotoreptörlerin korunması da dahil. Bu çalışma, listeye eklenecek yeni bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Araştırmacılar, yetişkin retinanın yeniden bağlanabileceğini artık bildiğimize göre, kalsiyum sinyallemeninin (CaBP4’ün üstlendiği) gözde hücre iletişimini nasıl düzenlediği gibi ilgili pek çok araştırma alanının keşfedilebileceğini belirtiyor.





1 yorum
Fikrinizi bir kaynak, soru veya yapıcı karşı görüşle geliştirin.