Taliban‘ın iktidara gelmesinden dört yıl sonra, Afganistan’daki rejim şehirlerde güvenlik ve istikrar sağladığını iddia ederken, terör gruplarının ülkeden operasyon yürütmesi bölgenin en ciddi karşıterrorizm sorunlarından birini oluşturuyor. Atlantic Council’ın son değerlendirmesine göre Taliban’ın örgütlerin faaliyetini durduramaması; Birleşmiş Milletler’in 2025 izleme raporuna göre ise Al-Kaide, Pakistan Tehrik-i Taliban (TTP), İslam Devleti-Horasan (IS-K) ve Doğu Türkistan İslam Hareketi (ETIM/TIP) dahil 20’den fazla uluslararası ve bölgesel terör örgütünün ülkede aktif kalması, Afgan toprağının terörü organize etmeye hala müsait olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.
Dört yıl önce iktidara geri dönen Taliban’ın “güvenlik yeniden tesis edildi” açıklaması ile militan örgütlerin sığınak bulması arasındaki çelişki, bölgedeki karşıterrorizm çalışmalarının önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor. Analiz, terör gruplarının sığınlarını koruyup yeniden örgütlenip genişleyebileceği bir tabloyu ortaya koyuyor.
Terör Ekosisteminin Boyutları
Sorun yalnızca Afganistan’daki militan örgütün sayısıyla değil, aynı zamanda bu örgütlerin etrafındaki ilişkiler ve operasyon kapsamıyla da ilgili. Atlantic Council; Al-Kaide, Pakistan Tehrik-i Taliban (TTP), İslam Devleti-Horasan (IS-K) ve Doğu Türkistan İslam Hareketi (ETIM)’yi daha geniş bir aşırılıkçı ekosistemin parçası olarak sıralarken, Birleşmiş Milletler’in 2025 izleme değerlendirmesi de ülkede Al-Kaide, TTP ve ETIM/TIP dahil 20’den fazla terör örgütünün hâlâ aktif olduğunu belirtti.
Buna göre temel güvenlik sorunu artık Afganistan’da terör olup olmadığı değil, Afgan toprağının bu terörü kolaylaştırmasının ne kadar etkili şekilde engellenebileceği haline geldi.
Al-Kaide: En Net Örnek
Sorunun en net örneğini Al-Kaide sunuyor. 2022’de Kabul’de öldürülen Ayman ez-Zevahiri’nin suikasti, Taliban’ın terör grupları konusundaki taahhütlerine rağmen örgütün üst düzey yönetiminin ülkede varlığını sürdürdüğünü göstermişti. ABD Dışişleri Bakanlığı’na göre Taliban, hem ez-Zevahiri’ye ölümünden önce barındı ve shelter sağladı hem de terör gruplarının Afganistan’da hâlâ mevcut olduğunu belirtti.
Birleşmiş Milletler izleme ekibi, Al-Kaide’nin Afganistan’daki konumunun büyük ölçüde değişmeden kaldığını ve örgütün diğer gruplara ideolojik rehberlik, eğitim, danışmanlık lojistik destek sağlamaya devam ettiğini tespit etti.
Birleşmiş Milletler İzleme Ekibi
Bu gelişme, Taliban’ın terör grupları konusundaki taahhütlerine rağmen örgütün üst düzey yönetiminin ülkede varlığını sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
TTP: Pakistan İçin En Büyük Kaygı
TTP, Pakistan için daha büyük bir kaygı oluşturuyor. Atlantic Council’a göre TTP, Taliban’ın en tehlikeli terör müttefiklerinden biri olarak Afganistan’daki tabanlardan Pakistan’a saldırdığını sürdürüyor. Birleşmiş Milletler’in 2025 değerlendirmesi, TTP’li savaşçı sayısını yaklaşık 6.000 olarak belirledi ve hem liderliğinin hem de savaşçılarının Afganistan’ın birkaç eyaletinde bulunduğunu belirtti. Ayrıca Taliban’ın TTP’ye lojistik ve operasyonel desteğini sürdürdüğünü de tespit etti.
Pakistan için bu durum, Afganistan’ın iç güvenlik sorununun sınırları aşan bir güvenlik meydan okumasına dönüştüğünü gösteriyor.
IS-K: Taliban’ın Düşmanı Ama Dayanıklı
Al-Kaide ve TTP’den farklı olarak IS-K, Taliban’ın düşmanı olduğu için sürekli askari baskıyla karşı karşıya. ABD Dışişleri Bakanlığı, 2023 yılında Taliban’ın IS-K’ye yönelik eylemlerini kaydederken, örgütün aktifliğini sürdürdüğünü de not düştü. Atlantic Council ayrıca IS-K’in Taliban’ın baskısına dayanıp hayatta kalmayı başardığını ve Orta Asya ülkelerinden gençler dahil yeni üye topladığını belirtiyor.

IS-K’nin bu kadar dayanıklılık göstermesi, tehdidinin artık yalnızca Afganistan ile sınırlı olmadığı anlamına gelen önemli bir gelişme.
Bölgesel Boyut: İhmal Edilemez Hale Geldi
Bölgesel boyutu ihmal edilemez hale geliyor. Atlantic Council, Tacik savaşçıların IS-K ile bağlantılı olduğu; Avrupa, Filipinler ve Amerika Birleşik Devletleri gibi Güney Asya dışındaki planlama ve saldırılar örneğini gösteriyor. Birleşmiş Milletler de IS-K’nin etkisini genişletmesiyle terör faaliyetinin Afganistan sınırları dışında yayılma riski konusunda uyarıda bulundu.
Bu nedenle Orta Asya ülkeleri bir güvenlik ikilemiyle karşı karşıya; çünkü militan örgütler çoğunlukla yerel veya bölgesel hedeflere odaklansa bile, Afganistan’daki istikrarsızlık sınırların ötesinde hissedilen baskıya yol açabiliyor.
Taliban’ın Kaydı ve Sınırlandırma
Aynı zamanda Taliban, uluslararası terör gruplarının Afganistan’ı üs olarak kullanmasını engelledğini ve IS-K’ye karşı yürüttüğü kampanyayı defalarca vurguluyor. Bu kayıt yalnızca görmezden gelinemez. Ulus raporları Taliban’ın karşıterrorizm faaliyetlerini tanıyor ve belirli türde terör şiddetinde azalma olduğunu not düşüyor. Örneğin ABD Dışişleri Bakanlığı, 2023 yılında Afganistan’daki terör saldırılarında önemli bir düşüş kaydetti.
Bir örgüte karşı başarı, mutlaka daha geniş militan ağı üzerinde etkili kontrol anlamına gelmiyor.
Sonuç: Ülke Ne Kadar Yargılanmalı
Afgistan’ın güvenliği yalnızca şehirlerindeki büyük saldırıların olmamasıyla değerlendirilemez; terör gruplarının Afgan topraından organize edebildiği, sürdürebildiği ve yönderebildiği açısından da ölçülmelidir.
Atlantic Council’un uyarısı aslında bölgedeki daha geniş bir güvenlik sorununa işaret ediyor. Afganistan’ın coğrafi konumu, kurumsal şeffaflığın eksikliği ve birkaç militan örgütün varlığı nedeniyle yerel militantlık uluslararası etkiler doğurabiliyor. Sorun; Pakistan’ın TTP meselesini de, Orta Asya’daki IS-K ve ETIM kaygılarını da içeriyor. Al-Kaide’nin süren varlığı ise eski terör ağlarının hâlâ mevcut olduğunu gösteriyor.
Uluslararası toplum için sorun, Afganistan’ın yalnızca bir iç güvenlik meselesi veya sadece Taliban’ın karşıterrorizm yeteneklerinin bir testi olarak görülmesi değil. Bu; istihbarat işbirliği, sınır faaliyetlerinin koordinasyonu ve sürekli izlemeyi gereştiren bir bölge güvenliği konusudur. Taliban’ın açıklamaları hâlâ geçerli olsa da, daha önemli faktör terör gruplarının Afganistan topraından üye toplayıp eğitim verip finanse edip yeniden örgütlenip operasyon yürütebilmesidir. Bir devlet düzeni tesis ettiğini söyleyebilir; ancak karşıterrorizmdeki uzun vadeli güvenilirliği nihayetinde toprağının başkalarını tehdit edenlere sığınak olarak kullanılabilecek mi olmasına bağlı olacaktır.





1 yorum
Fikrinizi bir kaynak, soru veya yapıcı karşı görüşle geliştirin.