
Modern bilimin 20. yüzyıldaki en sarsıcı keşiflerinden biri Kaos Teorisidir. İsimlendirmedeki “kaos” sözcüğü halk arasında kargaşa ve başıboşluk çağrışımı yapsa da, matematikteki teknik tanımı tamamen zıttır: “Deterministik, yani arkasında kesin diferansiyel denklemler bulunan, fakat başlangıç koşullarına aşırı hassas olduğu için uzun vadede insan aklıyla öngörülemeyen kusursuz düzen.”
Kamer Sûresi 49. âyet-i kerîmede buyrulan “İnnâ külle şey’in halaknâhu bi-kader” (Biz her şeyi bir kadere/ölçüye göre yarattık) hakikati, kâinatta tesadüfe yer olmadığını açıkça beyan eder. Kaotik sistemler (hava durumu, kalp ritimleri, gezegen yörüngeleri, borsa hareketleri) tesadüfi bir savruluş değil; faz uzayında “Lorenz Garip Çekeri” adı verilen fraktal bir düzen ve sınırlandırılmış bir geometri içinde raks eder.
Kavramların klasik lügatlerdeki kök manaları:
1963 yılında meteorolog Edward Lorenz, atmosferik konveksiyonu modelleyen üç basit doğrusal olmayan diferansiyel denklem kurdu:
dx/dt = σ(y – x) •
dy/dt = x(ρ – z) – y •
dz/dt = xy – βz
Lorenz, simülasyonu başlatırken 0.506127 yerine yuvarlayarak 0.506 girdiğinde sistemin tamamen bambaşka bir fırtınaya evrildiğini gördü. Bu fenomen literatüre Kelebek Etkisi olarak geçti: “Amazon ormanlarında bir kelebeğin kanat çırpışı, Texas’ta bir kasırgaya sebep olabilir mi?”
Sistemde iki yörünge arasındaki sapma üstel olarak büyür:
|Δx(t)| ≈ eλt |Δx(0)| (burada λ > 0 Lyapunov üssüdür). Fakat bu üstel ayrılmaya rağmen yörüngeler sonsuz uzaya dağılmaz; faz uzayında iki kanatlı bir kelebeği andıran fraktal bir çekiciye (strange attractor) hapsolur. İnsan için tahmin edilemez olan bu durum, kanun koyucu Allah için tam bir kader ve ölçüdür.
Kaotik sistemlerde hiçbir zar atılmaz; sistem tamamen deterministik denklemlerle işler, rastgelelik sadece insan bilgisinin sınırıdır.
Başlangıç koşulundaki trilyonda birlik bir nüans, zamanla tüm makro sistemi dönüştürerek ilahi mîzanın ne denli ince olduğunu gösterir.
Lorenz çekerinin yörüngeleri asla birbiriyle kesişmez; sınırlı bir hacimde sonsuz uzunlukta bir çizgiyi barındıran fraktal bir mucizedir.
Tıpta sağlıklı bir kalbin atımları metronom gibi dümdüz değil, kaotik fraktal esnekliktedir; düzleşen ritim kalp krizinin habercisidir.
Fahreddin er-Râzî (ö. 606/1210) Kamer 49 âyetinin tefsirinde şöyle buyurur:
“Cenâb-ı Hakk’ın ‘Biz her şeyi bir kader ile yarattık’ buyurması; var olan her şeyin maddesi, sureti, arazları, zamanı, mekanı, miktarı ve fiilleri ile hikmetin gerektirdiği tam bir tayin ve takdirle var edildiğini gösterir. Kâinatta hiçbir şey tesadüfen yahut amaçsızca kendiliğinden meydana gelmez; her zerre ilahi ilmin santimi santimine belirlediği bir kanun çerçevesinde hareket eder.”
İnsan aklına karmaşık ve çözümsüz gelen fırtınalar, ilahi mîzanda fraktal bir çekicinin çizgileri gibi kusursuz işler.
Kaos teorisi, insanın geleceği yüzde yüz hesaplayamayacağını göstererek Laplace’çı mutlak materyalist kibir duvarını yıkmıştır.
Kader, kâinatın her noktasını kuşatan ince ayarlı parametrelerin ve dinamik dengelerin ezelî tasarımıdır.