South Carolina’dan Cumhuriyetçi milletvekili Joe Wilson, Rusya ve İran’a yönelik kapsamlı yaptırım yasasının ABD Temsilciler Meclisi’nde en geç 15 Eylül’de görüşülebileceğini, Kurullar Komitesi’nin ise 14 Eylül’deki toplantısında yasayı masaya taşıyacağını açıkladı. Washington’daki RFE/RL’ye konuşan Wilson, yasayı Başkan Donald Trump‘ın masaasına “birkaç gün içinde” ulaşabileceğini ve Trump’ın bu yasa imzasını yapacağını “kesinlikle” gördüğünü belirtti. Yasayı Senato, 7 Ağustos’ta 86-11 oyla kabul etmişti.

Wilson, yasayı Rusya’nın savaş ekonomisine yönelik ekonomik baskıyı artırmayı hedefleyen bir adım olarak tanımlarken, aynı zamanda ABD Başkanı’nın tarife yetkisini genişletmesiyle ilgili Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında tırmanabilecek bir tartışmanın da kapısını çalabileceğini uyardı. Mevcut taslak, Rusya’ya yönelik yaptırımları zorunlu karmadan, bunun yerine Moskova’nın enerji alıcılarına yönelik ikincil yaptırımlar üzerinden baskı kurmayı öngörüyor.

İkincil Yaptırımların Gücü

Tasarlığın en dikkat çekici maddelerinden biri, Rusya’dan petrol ve doğalgaz alan büyük alıcılara yönelik yüzde 100’e kadar tarife uygulayabilme yetkisini Başkan’a vermesi. Wilson, bu mekanizmanın Rusya’ya yönelik yaptırımlardan çok, Moskova rejimini finanse eden ülkeleri hedef alan ikincil yaptırımların daha etkili olduğunu vurguladı. “Bir ülkeye yaptırım uygulayabilmek zaten önemli. Ama özellikle petrol veya gaz alımında bulunarak Moskova rejimini finanse eden ülkelere yönelik ikincil yaptırımlar daha da önemli” ifadelerini kullandı.

Wilson, Hindistan’ın zaten Rusya’ya olan petrol bağımlılığını azaltmak istediğini, ancak Çin‘in de benzer adımlar atması gerektiğini savundu. “Şimdi Çin’in kendisinin alımlarını azaltması gerekiyor” diyen milletvekili, Çin’in Putin’den aldığı petrolün “Ukrayna’da savaş veren totaliter bir hükümeti finanse ettiğini” belirtti. ABD Kongresi’ndeki Demokratlar, yasanın Trump’a aşırı tarife yetkisi verirken Rusya’ya yönelik yeni yaptırımları zorunlu kılmadığını endişeyle dile getirmişti.

Rusya, İran ve Çin Ekseni

Wilson, yasayı yalnızca Rusya’ya değil, daha geniş bir stratejik tabloya bağladı. Tasarlığın Rusya’yı İran’a bağlayan bir boyutu da var: Moskova’nın savaş ekonomisine yönelik baskıyı artırırken, mevcut İran Yaptırım Yasası’nı beş yıl daha uzatıyor. Ukrayna yetkilileri de Moskova ve Tebriz arasındaki artan askeri-sanayi işbirliğine dikkat çekmişti.

Wilson, bu ilişkiyi yaptırım kaçırma veya ekonomik bağlar düzeyinde tutmadığını, daha geniş güvenlik boyutları taşıdığını öne sürdü. Yemen’deki İran yanlısı Huzi isyancılarının kapasitesine örnek gösteren milletvekili, grubu İran’ın “piyonları” olarak tanımladı ve tehdidin “çok ciddi” olduğunu ifade etti. ABD meclisi yetkilileri, Huzi’lerin Rusya ve Çin’e yönelik operasyonel, istihbarat ve tedarik bağlantılarını incelemeye devam ediyor.

“Bu yalnızca Rusya değil. Bu Rusya, Çin ve İran.”

South Carolina’dan Cumhuriyetçi milletvekili Joe Wilson

Wilson, tehdidin Kızıldeniz ticaretine ve bölgedeki ABD güçlerine kadar uzandığını belirtti. Huzi’lerin gemilere yönelik saldırılarını ve Suudi altyapısına yönelik saldırıları, bölgedeki tehlikenin somut göstergesi olarak gösterdi. “Kızıldeniz ticarete çok önemli” diyen milletvekili, yanıtın hem ekonomik baskıyı hem de ABD ve müttefiklerin askeri kapasitesini güçlendirmeyi içermesi gerektiğini vurguladı. “Amacımız savaş değil; güç üzerinden barış” açıklamasıyla yasanın bir savaş ilanından ziyade caydırıcı bir politika olduğunu dile getirdi.

İlginizi Çekebilir: İran’ın Hormuz’daki Kablolara Saldırı Tehdidi Küresel İnterneti ve Körfez Ekonomisini Sarsıyor →
Kaynak: Eurasia Review ↗