Yaklaşık 150 milyon yıllık bir diplodocus’un kuyruk omurları, İspanya’nın Teruel kentinde kazılan topraklardan ortaya çıkarıldı ve bu bulgu, türün Kuzey Amerika sınırlarının ötesinde ilk kez bilimsel olarak kanıtlanan kemikleri olarak tarihe geçti. Çalışmayı yürüten araştırmacılar Sergio Sánchez Fenollosa’nın öncülüğünde yapılan incelemeyi, 150 milyon yıllık fosillerin dergide yayımlanan bir makalede paylaştıkları bildirildi.
Sánchez Fenollosa ve ekibi, teruel’deki La Tejería bölgesinde yıllar boyunca kazılan omurları, uzun boynuzlu bitkisel beslenen sürüngenlerin bilinen tanımlamalarıyla el ile ölçerek karşılaştırdı. Omurgaların alt kısmında derin oyuklar, yanlarında ise sırt kabartısı bulunmaması ve çapraz kemiklerin çatallı yapısı, ekibin bu kalıntıları diplodocus olarak tanımasını sağladı; kimlik tespiti, türlerin akrabalık ilişkilerine yönelik bilgisayar analizleriyle de doğrulandı.
Bir Devrin İzinde Bulunan Kemikler
Kazıların ilk omurga örnekleri 2008’de La Tejería’da görüldüyse, ekibin 2014 ve 2015 yıllarında gerçekleştirdiği kazılarda dokuz yeni omurga ile kuyruk omurlarının altındaki çapraz kemikler elde edildi. Bazı omurgalar, hayattakenki sıraları korunarak birbirine bağlı halde bulundu ve tüm buluntu yaklaşık 108 kare feet (10 metre kare) bir alana yayıldı.
Bu, aslında Alberto Cobos’un tahminlerine göre yaklaşık 82 feet (25 metre) uzunluğundaki devasa hayvanın yalnızca küçük bir parçası olsa da, türün daha geniş ailesinden Avrupa’da bulunan en kapsamlı örneklerden biri olarak nitelendiriliyor. Bölgedeki önceki buluntular arasında yalnızca bir diş ve kalça ile kuyruk kemiğinin parçaları yer alırken, bu yeni buluntu ailenin İspanya topraklarında görüldüğü ilk kesin kanıt olma özelliğini taşıyor.
“Her yeni sonuçla resim daha netleşti: karşımızda bir diplodocus duruyordu.”
Sergio Sánchez Fenollosa, çalışmanın baş yazarı
Kara Kıtalar Arasında Geçilen Yol
Diplodocus, artık Allosaurus ve Stegosaurus ile birlikte Atlantik’in her iki yakasında Jura dönemi kayalıklarından bilinen dinozorlar arasında yer alıyor. Bu hayvanların yaşadığı dönemde okyanus kıtalar arasında hâlâ açılıyordu.
Su seviyelerinin düşmesiyle, bugün Newfoundland ve İber Yarımadası olan modern İspanya ile Portekiz arasındaki karasal geçitlerin ortaya çıkabileceği öne sürüldü. Bu geçici yolların hayvanların bir kıtanın diğerine göç etmesine imkân tanıyabileceği düşünüldü; aynı dinozorun iki kıtada da görülmesi, bu bağlantıyı destekleyen kanıt niteliğinde.
Ancaak kemikler, diplodocus’un hangi yoldan ve hangi dönemde kıtalар arasında geçtiğine dair araştırmacılara kesin bir yanıt vermiyor. Türün İspanya’daki akrabasıyla ne kadar yakın ilişkili olduğu sorusuna cevap için Avrupa’da daha kapsamlı bir iskelet ortaya çıkarılması bekleniyor.
Ekip, kalıntıyı diplodocus olarak tanımlayabiliyor ancak kuyruğun koruduğu detaylar türü kesin biçimde belirlemeye yeterli değil. Analizlerde İspanyol hayvanı, Kuzey Amerika’daki Diplodocus hallorum türüne en yakın çıkarken, bölgede Turiasaurus ve Losillasaurus gibi farklı dallara ait başka dev bitkisel besleyicilerin de yaşadığı kaydedildi.
Orijinal kuyruk kemikleri bugün Teruel’deki Dinópolis müzesinde sergileniyor; El Castellar’daki ziyaretçiler ise yakınından kazılan kemiklerin kopyalarını görme imkânına sahip. Bu topraklarda büyümüş biri için, bir müze ziyaretiyle tanıdığı diplodocus artık kendi yaşadığı yerin bir zamanlar ev sahipliği yapan bir hayvan olarak karşısına çıkıyor.