Camın ardında duran, görünüşte sıradan bir orta çağ el yazması, yüzyıllardır sabitlenmiş boyalı harflerle dolu olabilir. Ancak, mürekkebin altındaki deri, antik koyunları, unutulmuş çiftlikleri ve günümüzde hala tehdit oluşturan bir hayvancılık virüsünü içeren başka bir hikaye anlatabilir.
Araştırmacılar, Avrupa’nın en ünlü el yazmalarından bazılarında kullanılan parşömenlerden koyun çiçek hastalığı virüsü DNA‘sı elde etmişlerdir. Bu örnekler, Bronz Çağı‘na ait koyun dişlerinden elde edilen kanıtlarla birlikte, bu virüsün en az 3.500 yıllık olduğunu göstermektedir.
Science Advances dergisinde yayınlanan bu bulgular, değerli kitapları beklenmedik biyolojik arşivlere dönüştürerek, parşömen yapımında kullanılan hayvanların hastalık geçmişine dair kanıtlar sunmaktadır.
Projenin yürütücüsü Kevin G. Daly, bir basın açıklaması‘nda yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Parşömen yapımı kaybolmaya yüz tutmuş bir zanaat olarak kabul edilmektedir, ancak geçmişten ne kadar çok şeyin korunduğunu anlamaya başlıyoruz. Bu proje, parşömenin sadece yüzyıllar boyunca kültürel tarihimizi korumakla kalmadığını, aynı zamanda orta çağ dönemindeki hayvancılıkta görülen hastalıkların izlerini de taşıdığını göstermektedir.”
(Görsel Kaynağı: Trinity College, Cambridge’in izniyle) Sekizinci yüzyıla ait Aziz Paul’ün Mektupları’nın yakın çekimi.
Çiçek hastalığı, son derece bulaşıcıdır ve bir kuzu sürüsünü hızla etkileyebilir. Özellikle genç hayvanlar için ölümcül olabilir ve yün, et ve süt verimini azaltabilir.
Araştırmacılar, Britanya ve Avrupa kıtasındaki el yazmaları‘ndan elde edilen örneklerde viral DNA tespit etmişlerdir. Bu koleksiyon, Cambridge’deki Corpus Christi College’da bulunan İngilizce’nin en eski sözlüklerinden biri olan Corpus Glossary’yi de içermektedir. Birçok kitapta virüsün izleri, birden fazla sayfada bulunarak, parşömen yapımcılarının enfekte olmuş hayvanların derilerini kullandığını düşündürmektedir.
Çiçek hastalığı DNA’sı ayrıca dana ve keçi derilerinde de tespit edilmiştir. Bu durum, alışılmadık türler arası enfeksiyonları veya parşömen üretimi sırasında meydana gelen kontaminasyonları gösterebilir.
Baş yazar Louis L’Hôte, “Antik patojen DNA’larının kaydedilmesi, geçmişteki bulaşıcı hastalıklar hakkındaki anlayışımızı tamamen değiştirdi ve burada parşömenin de hayvan patojen DNA’larını koruyabileceğini gösteriyoruz. Dünyadaki arşivlerin ve kütüphanelerin de geçmişte hayvanlarda görülen salgınların genetik izlerini barındırması mümkündür” şeklinde açıklama yapmıştır.
Parşömen sayfalarının biyolojik zaman kapsüllerine dönüşmesi.
Parşömen, işlenmiş koyun, keçi ve dana derilerinden yapılıyordu. Zanaatkarlar derileri yazma yüzeylerine dönüştürse de, hayvan DNA’larının ve patojen DNA’larının kalıntıları içinde hapsolmuştur.
Araştırmacılar viral DNA’yı sıralamış ve antik dizileri modern çiçek hastalığı genomlarıyla karşılaştırmışlardır. Ayrıca, Avrasya bozkırındaki pastoral yerleşimlerde bulunan koyun dişlerinden elde edilen viral DNA örnekleriyle de karşılaştırma yapılmıştır.
Elde edilen kanıtlar, çiçek hastalığı, keçi çiçeği ve sığır hastalığı virüsleri arasındaki ana hatların ayrılmasının 11.500 ila 3.700 yıl önce gerçekleştiğini göstermektedir. Bu zaman aralığı, hayvancılığın başlaması ve koyunların Avrupa’ya yayılmasıyla örtüşmektedir.
Antik virüs DNA’sının günümüzdeki önemi.
Bu tarih, sadece orta çağ çiftlikleriyle sınırlı değildir. Yunanistan‘da hala devam eden büyük bir koyun ve keçi çiçek hastalığı salgını, kırsal bölgelerdeki geçim kaynaklarını olumsuz etkilemekte ve hayvanların itlaf edilmesine neden olmaktadır. Bu virüsler insanları enfekte etmese de, gıda üretimini bozabilir ve önemli ekonomik kayıplara yol açabilir.
L’Hôte, “Antik genomlar, günümüzde bizi etkileyen patojenlerin nasıl evrimleştiğini anlamamıza yardımcı olabilir. Küçük çiçek hastalığı virüsünün aksine, çiçek hastalığı virüsü genomu son birkaç bin yıl içinde çok kararlıydı. Bu durum, çiçek hastalığı virüsünün konakçısını enfekte etmek için genetik değişikliklerin bu dönemde çok önemli olduğunu gösterebilir ve bu da patojeni gelecekte nasıl yenebileceğimizi anlamamıza yardımcı olabilir” şeklinde açıklama yapmıştır.
Yazarlarımız, bilimsel makalelerden ve yüksek kaliteli kaynaklardan yararlanarak yazılarımızı hazırlamakta ve editörlerimiz, bilimsel doğruluğu ve editoryal standartları sağlamak için incelemelerde bulunmaktadır. Bu makalede kullanılan kaynaklara aşağıda ulaşabilirsiniz:
Science Advances dergisinde yayınlanan bir araştırmaya atıfta bulunulmuştur: Üç bin beş yüz yıllık çiçek hastalığı virüsü evrimi, arkeolojik ve kodikolojik genomlardan çıkarılan sonuçlar