Japan merkezli Ritsumeikan Üniversitesi Politika Bilimleri Fakültesinden Profesör Takuro Uehara, Fransa’daki Versailles-Saint-Quentin-en-Yvelines—Université Paris-Saclay üniversitesinden Doçent Mateo Cordier ve Hollanda merkezli The Ocean Cleanup kuruluşundan Laurent Lebreton ile birlikte; 2050’ye kadar denizdeki plastik girişlerinin durdurulmasının, okyanuslara biriken mikrokplastik birikimini tek başına engelleyemeyeceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, sistem dinamikleri modeli kullanarak makroplastiklerin taşınması, parçalanması ve temizlenmesine gereken fiziksel ve ekonomik çabayı simüle etti ve bulgularını Communications Earth & Environment dergisinde yayımladı.
Bulgular, yeni plastik girişlerinin durdurulmasının denizdeki mevcut atıkları ortadan kaldıramayacağını; bu atıkların zamanla parçalanarak kaldırılması hem zor hem de maliyetli olan mikrokplastiklere dönüştüğünü gösteriyor. Bu nedenle kaynak azaltmanın, eski plastik atıklarının temizlenmesiyle birlikte yürütülmesinin gerekli olduğu vurgulanıyor.
Tasarımın ardındaki mantık
Araştırmacıların geliştirdiği model, makroplastiklerin kıyı, kıyı şeri ve açık deniz bölgelerinde taşınmasını, bozulmasını ve mikrokplastiklere parçalanmasını simüle ediyor. Uehara, çerçevenin plastik kirliliğini tek seferlik bir temizleme mücadelesi olarak değil, dinamik bir sorun olarak ele alacak şekilde tasarlandığını açıkladı.
“Çerçeve, deniz plastik kirliliğini zamansal bir temizleme meydan okuması değil, dinamik bir sorun olarak incelemeyi hedefliyor. Plastik girişlerini, atıkların hareketi ve parçalanması, temizlemenin zamanlaması ve konumu ile buna bağlı maliyetleri birbirine bağlayarak; hem çevresel açıdan etkili hem de ekonomik açıdan gerçekçi olabilecek önleme ve temizleme kombinasyonlarını araştırmamıza olanak tanıyor. Bu da temizleme çalışmalarının nerede ve ne zaman önceliklendirileceğine dair daha bilinçli kararların temelini kuruyor.”
Takuro Uehara, Ritsumeikan Üniversitesi Politika Bilimleri Fakültesi
Temizlemenin kaynak azaltmaya karşı sınama sınavı
Araştırmacılar, makroplastiklerin kıyılarda, kıyı şerinde ve açık denizde taşınması ve mikrokplastiklere parçalanması sürecini izledi ve plastiğin kaynağında azaltılmasına yönelik farklı yollarla farklı temizleme yaklaşımlarını birleştiren senaryoları test etti.
Eski plastiklerin kalıcılığı
Modellemeler, 2050’ye kadar denizlere giren plastik girişlerinin durdurulmasının; işleyişin normale göre sürdüğü (BAU) senaryoya kıyasla, 1950 ile 2050 arasında okyanusa biriken toplam plastik miktarını %51,4 oranında azaltabileceğini gösterdi. Ancak yeni girişlerin durdurulması tek başına, okyanusta zaten bulunan plastiğin mirasını çözmedi.
Temizleme olmadan mikrokplastiklerin 2050’de biriken plastiğin %58,4’ünü oluşturması öngörüldü. Kaynak azaltma olmaksızın temizlemenin de yeterli olmadığı görüldü. Örneğin, BAU altında ertelenmiş temizliğin 2050’ye okyanusta yaklaşık 10.319 kt mikrokplastik bırakırken; kaynak azaltmanın ertelenmiş temizlemeyle birleştirilmesinin bu miktarı 10.146 kt’a düşürdüğü hesaplandı.
Tüm temizleme senaryoları makroplastikleri ortadan kaldırmaya odaklanırken, mikrokplastikler gündem dışında bırakıldı. Kaynak azaltma ile birleştirilen tam temizleme stratejileri arasında en az plastik artığına 2050’de ulaşan hızlandırılmış temizleme oldu.
Kaynak azaltmayı ertelenmiş temizlemeyle birleştiren Senaryo 4 altında, 2050’ye kadar yaklaşık 10.168 kt plastik kaldı. Bu miktar sabit temizlemede 8.824 kt’a, hızlandırılmış temizlemede ise 7.312 kt’a düştü.

Daha erken temizleme parçalanmayı sınırlıyor
Bulgular, deniz plastik temizlemelerine başlamanın zamanlamasının önemini ortaya koyuyor. Konsantrasyonlar hâlâ yüksekken eski plastiğin kaldırılmasının hızlandırılması; ekolojik açıdan en etkili stratejidir. Er müdahale, büyük parçacıkların mikrokplastiklere parçalanmasını engeller; bu da güncel ölçekli teknolojilerin verimli biçimde geri kazanamadığı bir duruma yol açar.
Buna rağmen daha hızlı temizleme önemli ölçüde daha yüksek maliyetlerle ilişkilendiriliyor. Tam temizlemenin ertelenmesinin yıllık yaklaşık 1,0 milyar euro maliyet getirmesi öngörülürken; 2026 ile 2050 arasında hızlandırılmış temizlemenin maliyeti yılda 3,4 milyar euroya kadar çıkıyor. Açık deniz operasyonları kıyı temizliğinden daha pahalı. Ayrıca temizleme çalışmalar plastiğin konsantrasyonunu azalttıkça, birim maliyet zamanla artıyor.
Temizlemenin önlemeyi yerine geçemeyeceği
Araştırma; deniz plastik sorununun boyutu ve buna yönelik fiziksel ve finansal çabanın uygulanabilir olup olmadığını inceleyen araştırmaların azlığından kısmen besleniyor. Uehara, sorunun bu ölçeğinin yalnızca daha iyi temizleme stratejilerini değil, daha geniş bir yaklaşımı gerektirdiğini vurguladı.
“Deniz kirliliğinin boyutu, sadece daha iyi temizleme stratejilerinden fazlasını gerektiriyor. Denetimsiz plastik atakları dengelemek için devasa geri kazanım çalışmalarına dayanmak; yapısal olarak sürdürülebilir olmayan bir çözüm.”
Takuro Uehara, Ritsumeikan Üniversitesi Politika Bilimleri Fakültesi
Plastiğin ortama karışmasının önlenmesi öncelik olmaya devam etmeli. Plastik üretiminin azaltılması, tüketimin sınırlandırılması, atık toplamanın iyileştirilmesi ve geri dönüşüm altyapısının yükseltilmesi gibi yukarı yönlü önlemler temel önem taşır. Sanayiler de önemli bir rol üstlenir; sürdürülebilir plastik üretim seviyelerini hedefleyerek geleneksel üretimin sınırlarını yeniden değerlendirmelidir.
Genel olarak bulgular, plastiğin kaynağında durdurulması ile eski atıkların temizlenmesinin tamamlayıcı stratejiler olduğu yönünde işaret ediyor. 2050’ye kadar yeni girişlerin durdurulması gerekli olsa da; eski makroplastiklerin daha erken kaldırılması, mikrokplastiklere parçalanmaya müsait plastik miktarını azaltabilir—buna rağmen önemli ölçüde biriken mikrokplastik öngörülmeye devam ediyor.
Bu sonuçlar; farklı yaklaşımların finansal ve çevresel maliyetleri göz önünde bulundurularak, kaynak azaltmanın stratejik olarak hedeflenmiş temizlemeyle birleştirilmesinin gerekliliğini ortaya koyuyor.
Takuro Uehara ve arkadaşları, “Halting marine plastic inputs by 2050 is necessary but not sufficient to avoid microplastic accumulation” başlıklı çalışma, Communications Earth & Environment dergisinde (2026) yayımlandı. DOI: 10.1038/s43247-026-04054-1.





1 yorum
Fikrinizi bir kaynak, soru veya yapıcı karşı görüşle geliştirin.