COVID-19 salgını sırasında, tam donanımlı tıbbi ekiplere sahip gemilere biniş görüntüleri akıllarda kalıcı izlenimler bırakmıştı. Daha sonra, MV Hondius’ta hantavirüs vakalarının ortaya çıkmasıyla benzer görüntüler yeniden ekrana geldi ve bu durum endişeleri artırdı.
Bu haberler, bazı insanların gemileri “taşınabilir mikrop yuvaları” olarak görmesine neden oldu. Ancak, kruvaze sektörünün savunucuları, kruvazenin “dünyadaki en güvenli tatil seçeneklerinden biri” olduğunu iddia ediyor. Peki gerçek ne?
“Bence bu konuda kesin bir yargıya varmak zor,” diyor Vanderbilt Üniversitesi Tıp Merkezi’nden bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. William Schaffner.
Alabama Üniversitesi’nde görevli ve seyahat tıbbisi konusunda uzman olan Prof. Dr. David O. Freedman da benzer bir görüş dile getirerek, risklerin olduğunu ancak “insanların korkmaması gerektiğini” belirtiyor.
Dr. Schaffner’e göre, gemilerdeki en büyük risk, çok sayıda insanın uzun süre boyunca kapalı alanlarda bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bulaşıcı hastalıkların yayılma potansiyeli.
“Yüzlerce yolcu ve mürettebat üyesi, genellikle kapalı alanlarda uzun saatler geçirmektedir. Bu tür ortamlar, yüksek derecede bulaşıcı enfeksiyonların hızla yayılmasına uygun koşullar yaratır,” diye açıklıyor.
Gemilerdeki hastalık riski ile diğer toplu taşıma araçlarındaki risk karşılaştırıldığında, gemilerin daha yüksek bir risk oluşturduğu düşünülmektedir. Prof. Freedman’a göre, maruz kalma süresi ne kadar uzunsa, risk de o kadar artar. Bir saatlik bir uçuşla karşılaştırıldığında, haftalarca süren bir kruvaze yolculuğu çok daha yüksek bir risk taşır.
Gemilerdeki hastalıklardan en sık görülenleri arasında solunum yolu enfeksiyonları (gribe benzer durumlar) bulunmaktadır. Ayrıca, öksürüğe ve soğuk algınlığına neden olan solunum sinsityal virüsü (RSV) de yolcular ve mürettebat arasında yayılabilmektedir.
Hantavirüs ise, uzmanların belirttiği gibi, tipik bir kruvaze yolcusunun endişelenmesi gereken bir durum değildir. Ancak, son zamanlarda yaşanan hantavirüs vakası, özellikle doğa turlarına katılanlar için dikkat edilmesi gereken bir konudur.
Uzmanlar, hantavirüs vakasının nadir bir olay olduğunu ve tipik bir Karayip veya Akdeniz kruvaziyerinde tekrar yaşanma olasılığının düşük olduğunu belirtiyor. Ancak, gastrointestinal rahatsızlıkların yaygın olduğu unutulmamalıdır.
Gastrointestinal sorunlar arasında en sık görülen “norovirüs” olarak adlandırılan hastalıktır. Uzmanlara göre, ABD limanlarına uğrayan gemilerde her ay yaklaşık bir norovirüs vakası görülmektedir. Norovirüsün bu kadar yaygın olması nedeniyle, genellikle “geminin virüsü” olarak da bilinir.
Norovirüsün bulaşıcılığı yüksektir ve kontamine olmuş yiyecekler, su veya yüzeyler aracılığıyla kolayca yayılabilir. Ayrıca, enfekte kişiler iyileştikten sonra bile uzun süre bulaşıcı kalabilir.
Prof. Freedman, el dezenfektanlarının alkol bazlı olduğunu ve norovirüsü öldürmediğini vurguluyor. El yıkama, sabun ve su ile yapılmalıdır. Alkol bazlı dezenfektanlar, bazı virüslerin dış zarını yok ederek etkisini gösterir, ancak norovirüste bu tür bir yapı bulunmadığından el yıkama daha etkilidir.
Gıda kaynaklı bakteriyel enfeksiyonlar (örneğin Salmonella) ise daha nadirdir. Gemilerdeki hijyen standartlarının yüksek olması, bu tür vakaların önüne geçmektedir.
Gemilerde solunum yolu hastalıklarına yakalanma olasılığına dair kesin veriler bulunmamaktadır. Mevcut bilgiler, yalnızca geminin tıbbi ekibine ulaşan vakalara dayanmaktadır. Bu nedenle, hafif semptomlu birçok vaka kayıtsız kalabilmektedir.
Genel olarak, COVID-19 gibi yüksek bulaşıcılığa sahip bir pandemi durumu dışında, gemilerdeki solunum yolu hastalıklarının çoğu hafiftir. Ancak, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
Merkezler Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) verilerine göre, 2006 ile 2019 yılları arasında üç ila yirmi bir günlük kruvaziyerlerdeki gastrointestinal hastalık oranı önemli ölçüde azalmıştır. Bu düşüşün nedeni, gemi şirketlerinin hijyen önlemlerine daha fazla önem vermesidir.
Kruvaze planlıyorsanız, norovirüse karşı en etkili yöntem elinizi sık sık sabun ve suyla yıkamaktır. Solunum yolu hastalıklarına karşı ise CDC’nin önerdiği şekilde tüm rutin aşılarınızı yaptırmanız önemlidir. Özellikle 65 yaş üstü veya bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin doktorlarından antiviral ilaçlar önermesini isteyebilirler.
Hafif bir rahatsızlık hissediyorsanız, kruvaze yolculuğunuzu ertelemek hem sizin sağlığınız için önemlidir, hem de diğer yolcuların enfekte olmasını engeller. Unutmayın, “kruvaziyer sırasında 24 veya 48 saat içinde sürekli olarak tuvalette olmak kimsenin istediği bir durum değildir.”