Yâsîn Sûresi 38. Âyet-i Kerîme’nin modern astrofizik, Güneş’in saatte 828.000 km hızla Solar Apex’e akışı ve Samanyolu galaktik yörüngesi ile kurduğu sarsılmaz mutabakat.

İnsanlık tarihinin binlerce yıllık astronomi serüveninde; ilk çağlardan Orta Çağ’a kadar Güneş’in sadece Dünya etrafında döndüğü sanılmış; ardından Kopernik ve Kepler ile Güneş’in evrenin merkezinde hareketsiz ve sabit durduğu yanılgısına kapılınmıştır.
Güneş’in durağan ve sabit bir merkez sanıldığı bu devirlerin tam ortasında, 7. yüzyıl çöl ikliminde; okuma-yazma bilmeyen (ümmî) bir insan olan Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed (sallâllâhu aleyhi ve sellem):
1. Güneş’in uzayda sabit durmadığını, bir suyun/nehrin akması gibi akıp gittiğini (Tecrî – تجري),
2. Bu hareketin rastgele bir savrulma değil, belirlenmiş bir karargâha/istikamete doğru (li-mustekarren lehâ – لمستقر لها) cereyan ettiğini,
3. Ve modern astrofiziğin ancak 18. yüzyıl sonunda William Herschel ile keşfedeceği Solar Apex (Güneş’in galaktik rotası) gerçeğini kendi beşeri zihninden ve devrinin imkânlarından nasıl bilebilir?
Güneş’in ve tüm Güneş Sistemi’nin saniyede 230 km gibi akıl almaz bir hızla Samanyolu etrafında akışını 1400 yıl önceden böylesine berrak bir fiziksel fiille (Tecrî) tarif etmek tesadüfle izah edilemez. Bu durum; izzet ve galibiyet sahibi el-Azîz (العزيز), her gök cisminin koordinat ve rotasını bilen el-Alîm (العليم), kâinatın intizamını kusursuzca idare eden el-Müdebbir (المدبر), gökleri ayakta tutan el-Kayyûm (القيوم) ve sınırsız kudret sahibi el-Kâdir ve el-Muktedir (القادر / المقتدر) olan Yüce Allah’ın (Celle Celâlühû) kâinatı inşa eden Kudreti ile Kur’ân-ı Kerîm’i indiren Zât’ının aynı Yaratıcı olduğunu akıl ve vicdan sahiplerine şüpheye yer bırakmayacak bir berraklıkla ispatlar.
1783 yılında İngiliz gökbilimci Sir William Herschel, yıldızların özdevinimlerini incelerken Güneş’in uzay boşluğunda sabit durmadığını, tüm gezegen sistemiyle birlikte belirli bir yöne doğru hareket ettiğini keşfetti.
Modern astrofizik ve ESA’nın Gaia uzay teleskobu ölçümleri ortaya koymuştur ki; Güneş’imiz ve peşindeki tüm gezegenler, saniyede yaklaşık 220 – 240 kilometre (saatte yaklaşık 828.000 kilometre) akıl almaz bir hızla Herkül Takımyıldızı yakınlarındaki Vega yıldızı istikametine doğru ilerlemektedir. Astronomide bu hedefe ve istikamete “Solar Apex” (Güneş Karargâhı / Hedefi) adı verilir.
Güneş, Samanyolu Galaksisi’nin merkezindeki süper kütleli kara delik (Sagittarius A*) etrafındaki devasa galaktik yörüngesini yaklaşık 230 milyon yılda tamamlar (Bu süreye 1 “Kozmik Yıl” veya Galaktik Yıl denir).
Okul kitaplarındaki 2 boyutlu sabit Güneş çizimleri yanıltıcıdır. Gerçekte Güneş uzayda saniyede 230 km hızla bir mermi gibi akarken; Dünya ve diğer tüm gezegenler Güneş’in kütleçekim alanına kapılarak onun peşinden üç boyutlu bir burgu (helis / spiral) şeklinde süzülmektedir.
Arapçada c-r-y (جري) fiili; katı bir cismin sürtünerek yuvarlanması için değil, bir suyun, nehrin veya akıntının süzülerek pürüzsüzce akıp gitmesi için kullanılır. Güneş’in uzay-zaman gravitasyon dalgaları içindeki helisel hareketi, tam anlamıyla bir nehirde yüzen geminin akışına (cereyânına) benzer.
Arapçada mustekarr; hem mekân ismi (karar kılınacak hedef/istikamet noktası: Solar Apex) hem de zaman ismi (ömrünün tükeneceği nihai durağanlık anı: yakıtının bitip beyaz cüceye dönüşeceği an) manasını barındıran zengin bir ism-i mekân/zaman kalıbıdır.
Âyetin sonundaki vurgu; bu devasa akışın kör bir tesadüf eseri değil, her şeye gücü yeten (el-Azîz) ve trilyonlarca yıldızın yörüngesini en ince ayrıntısıyla bilen (el-Alîm) Yüce Yaratıcı’nın milimetrik takdiri olduğunu beyan eder.
Güneş ve gezegenlerin uzayda Solar Apex istikametine doğru saatteki süzülüş hızı (~230 km/s).
Güneş’in Samanyolu Galaksisi etrafındaki 1 tam galaktik turunu tamamlama süresi.
Güneş’in aktığı yön: Herkül Takımyıldızı (Sağ Açıklık: 18h 28m, Dik Açıklık: +30°).
“‘Ve’ş-şemsu tecrî li-mustekarren lehâ’; Güneş hem kendi ekseni etrafında hem de fezada kendisine tayin edilmiş istikamete doğru bir an bile durmaksızın akar. Onun bu akışı belirlenmiş bir vadeye ve menzile kadardır. Bu intizam, onu sevk eden Kadîr ve Alîm olan Zât’ın takdiri iledir.”
“Güneş durmuyor; bir akıntı içinde cereyan edip gidiyor. Kendisi için takdir edilmiş bir karargâha, belirli bir nizam ve istikamete doğru süzülmektedir. Âyetteki ‘tecrî’ tabiri Güneş’in boşlukta adeta yüzercesine akıp gittiğini ifade eder ki bu, hilkatin en azametli âyetlerindendir.”