Jessica Castellani, bu sonbaharda Owen’s Community College’da etik dersi verecek olan felsefe alanında yardımcı doçenttir. Üniversite eğitimini University of Toledo’da tamamlamış ve burada iki yıl ders vermiştir. Ayrıca Amerikan Felsefe Derneği’nin editörüdür, özellikle de bu blog için çalışmaktadır.

Felsefeyi neyin heyecanlandırdığı:

“Felsefenin dönüştürücü olabilmesi beni en çok etkiliyor. Günümüzde sahip olduğumuz birçok inanç sistemi, nesilden nesile aktarılmış felsefi kavramlardır. Bu filozofların hem bilinçli düşünce süreçleri üzerinde gerçek hayattaki bir etkisi oldu, hem de felsefe, bilim ve edebiyatın el ele olduğu bir dönem yaşandı. Aynı zamanda bu durum bazen beni rahatsız ediyor; çünkü ‘dünya’ veya ‘toplum’ için o kadar çok farklı yol olduğunu görüyorum, ancak belirli teoriler ve ideolojiler ön plana çıkıyor. Bu nedenle, felsefede umut ve kapsayıcılık katmak önemlidir.”

Yazdığı en sevdiği eser:

“Lisansüstü eğitimimde aldığım siyaset felsefesi dersinde yazdığım bir vaka çalışmasıdır. Detroit techno müziğine odaklanan Afro-gelecekçilik üzerine bir çalışma yaptım. Araştırma ekibinin paylaştığı verilere göre, Christoph Schaub’un “Detroit Techno, Underground Resistance ve Afrikalı Amerikalı Metropolitan Kimlik Politikası” adlı makalesini inceledim. Bu çalışmada, UR sanatçılarının şarkı sözleri ve röportajları üzerine yaptığı değerlendirmelerin kapsamlı olduğunu ve Detroit techno’nun kimlik politikalarıyla olan ilişkisini gerçekten anladığını gördüm. Daha geniş bir perspektifle, Afro-gelecekçiliğin mevcut normlara karşı bir anlatı sunarak umut verdiğini ve bu sayede daha kapsayıcı bir dünya görüşünü mümkün kıldığını düşünüyorum. Bu aynı zamanda, eleştirel teorinin, var olan “bu sadece böyle” anlayışını bozmak için kullandığı pedagojik bir yaklaşımdır.”

Hayatta gerçekleştirmek istediği üç şey:

  • Brezilya’yı ziyaret etmek (babası Sao Paulo’dan).
  • Michelin yıldızlı bir restoranda yemek yemek.
  • Amerika Birleşik Devletleri dışındaki bir Budist tapınağını ziyaret etmek.

Tüm zamanların en sevdiği film:

“Wrist Cutters: The Love Story” filmi, tüm zamanların favorisidir. Filmin adı üzücü olsa da, içinde küçük sevinçler ve mucizeler vardır. Filmdeki Eugene karakteri, Gogol Bordello grubunun solisti Eugene Hutz’dan esinlenmiştir. Ayrıca Tom Waits de filmde yardımcı bir karakter olarak yer alır. “The Princess Bride” filmi ise çocukluğumdan beri favorimdir. Son olarak, “Monty Python and the Holy Grail” filmi her zaman komik olmuştur.

Çocukluk arkadaşının ona bir filozof olduğunu söylerse ne derdi?

“Öncelikle bunun ne anlama geldiğini açıklamam gerekirdi. Daha sonra muhtemelen şöyle derdim: ‘Bunun bir iş olarak var olmadığını biliyordum! Peki, iyi, çünkü benim çok sorum olacak!’”

Son şarkıyı ne zaman söyledi?

“Neredeyse her gün müzik eşliğinde şarkı söylerim. Ancak sesimin nasıl olduğunu söyleyemem. Sadece şarkı söylemeyi seviyorum, dans etmeyi de… Sanırım bu konuda utanç duymam gerekiyor. Bir sanat lisesinde okudum ve oradaki utancım çoktan geçti. Neyse ki artık marimba gibi enstrümanlara erişimim yok ve tuşlu çalgılara nasıl çalınır bilmiyorum.”

İş dışında hedefleri ve beklentileri:

“Bu soruyu, iş hayatıyla ilgili bir hedefle yanıtlamak istedim: Kendi podcast’imi başlatmak. Bunun neden bir iş olarak görülmediğini açıklayayım: Asıl amaç, benzer düşünen insanlardan oluşan bir topluluk oluşturmak, bu da sadece eğlenceli geliyor bana. Ayrıca bir maraton koşmak istiyorum; geçen yıl ilk 5K yarışına katıldım. Ayrıca Zen Budizminin resmi bir töreni olan Jukai’ye katılmayı düşünüyorum. Bu törende, Buda’ya sığınarak On Altı Bodhisattva Yeminine bağlı kalmaya söz verilir ve bu, kişisel bir bağlılık anlamına gelir. Bu nedenle, bu konuda acele etmek istemiyorum.”

Hangi filozof veya tarihi figürle bir saatlik bir sohbet etmeyi isterdi?

“Martin Heidegger veya Jacques Derrida ile bir saatlik bir sohbet etmek isterdim. Heidegger’in çalışmalarını diğerlerinden daha yakından inceledim ve onun düşüncelerinin Doğu felsefesinden ne kadar etkilenmiş olduğunu ve Nazi partisiyle ilişkisinin ne olduğunu merak ediyorum. Ayrıca, sadece sohbet etmeyi de severdim.”

Son yemeği ne olurdu?

“Short rib risotto”

Hangi teknolojinin keşfedilmesini isterdi?

“Geçmişte zihir okuyabiliyor ve tam fikirleri, anıları ve deneyimleri başka bir kişinin zihnine aktarabiliyordum. Ayrıca interneti de zihnimle arayabiliyordum. Bu teknolojinin var olmasını çok istiyordum.”

APA Blog’un amacı, üyelerimizi daha yakından tanımaktır. Ofis dışında da ilgi alanlarını keşfeden filozofların profillerini yayınlıyoruz. Siz de bu bölümde yer almak isterseniz, lütfen bizimle iletişime geçin.

İlginizi Çekebilir: NASA’nın Yeni Uzay Teleskobu Gökyüzünün Haritasını Çıkarmak İçin Yola Çıkıyor →
Kaynak: BLOG ↗