Nepal’in Tibet sınırındaki kuzeyinde meydana gelen ve en az 157 kişinin ölümüyle sonuçlanan ve yüzlerce kişinin kaybolmasına neden olan felaket sel, aynı zamanda “kaskad etkileri” olarak bilinen karmaşık doğal afet zincirlerini de gözler önüne serdi. Bu olayda, erken dönemdeki belirtiler olağandışı bir yağıştan ziyade, daha büyük bir felakete yol açan bir dizi olayın tetiklenmesiyle ilgiliydi.
Felaketin ardından açıklanan bilgilere göre, ölü sayısı artabilir ve en az 34 Avustralyalı’nın da aralarında olduğu yüzlerce kişinin kayıp olduğu belirtildi. Nepal turizm bakanlığı, 403 turistten haber alınamadığını, bunların da 341’inin yabancı uyruklu olduğunu duyurdu.
Görüntüler, çamurun ve enkazın yerleşim yerlerini süpürdüğünü ve binaları ve araçları savurduğunu gösteriyor. Ancak, erken dönemdeki veriler, bu selin sıradan bir yağıştan kaynaklanmadığını, aksine “kaskad etkileri” olarak bilinen karmaşık bir olay zincirinin tetiklendiğini ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, Himalayalar’daki bir dizi olayın incelenmesiyle, doğal afetlerin birbirini tetiklediği ve daha büyük bir felakete yol açtığı görülüyor. Bu tür olaylar “kaskad etkileri” olarak adlandırılır ve genellikle ilk etkiyi takip eden bir dizi olayın meydana gelmesine neden olur.
Bilim insanları, iklim değişikliğinin Hindu Kush Himalaya bölgesindeki buzulların daha hızlı erimesine yol açtığını belirtiyorlar, ancak bu felakette iklim değişikliğinin rolünün ne kadar olduğunu belirlemek için henüz erken olduğu vurgulanıyor.
Olayın gerçekleştiği saatlerde, Bhotekoshi nehri boyunca meydana gelen büyük bir buz kütlesinin çökmesiyle başlayan bir dizi olayın tetiklediği düşünülüyor. Bu olay, nehir yatağını tıkayarak su birikmesine neden oldu ve daha sonra bu biriken suyun aniden serbest kalmasıyla felaket selin başlamasına yol açtı.
Nepal’deki yetkililer, selin ardından büyük hasarın meydana geldiğini bildiriyor. Yüzlerce ev yıkıldı, 19 adet köprü kullanılamaz hale geldi ve yaklaşık 40 kilometre uzunluğundaki yollar da zarar gördü. Bu durum, bölgedeki ulaşım ağında ciddi aksamalara neden oldu.
Felaketin ardından yetkililer, “kaskad etkileri” olarak bilinen bu tür olayların daha iyi anlaşılması ve yönetilmesi gerektiğini vurguluyorlar. Geleneksel risk değerlendirme yöntemlerinin, birbirini tetikleyen doğal afetleri tam olarak kapsayamadığı belirtiliyor. Bu nedenle, gelecekte benzer felaketlerin önlenmesi için daha kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği ifade ediliyor.
Bu olay, iklim değişikliği ve doğal afetler arasındaki karmaşık ilişkiyi bir kez daha gözler önüne seriyor. Bilim insanları, gelecekte benzer felaketlerin yaşanmaması için daha fazla araştırma yapılması ve risk yönetimi stratejilerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyorlar.
Kaynak: Scientificamerican