Genellikle enfeksiyonlarla savaşan bağışıklık sistemi, bazı durumlarda vücudun kendi sağlıklı hücrelerini hedef alarak otoimmün hastalıklara yol açabilir. Bu örnekte, 40 yaşındaki bir kadında böbrek, safra kanalları ve kalın bağırsakları etkileyen hastalıklara ek olarak, bağışıklık sisteminin mideyi de hedeflediği tespit edildi.
Kadının yaşadığı bu sıra dışı durum, doktorlar için hem bir teşhis bulmacasıydı. Hastalığın nadir görülen bir sendromun belirtisi olup olmadığı araştırıldı.
İlk olarak kadında, kalın bağırsağın iç yüzeyini iltihaplandıran ve ağrı, ishal ve kanamaya neden olabilenülseratif kolitteşhisi konuldu. Hastalığın remisyonda olması, bağırsaklardan kaynaklanan kan kaybı olasılığını azaltıyordu.
Ayrıca, hastada karaciğeri hedef alanotoimmün hepatit, safra yollarını iltihaplandıran ve daraltanprimer sklerozan kolanjitde tespit edildi. Bu durum, yağ sindiriminde önemli bir rol oynayan safranın vücuda taşınmasını zorlaştırabiliyor.
Kan testlerinde hemoglobin seviyesinin 89 gram/litreye düşmesi, demir eksikliği anemisi olduğunu gösterdi. Doktorlar, kan kaybının kaynağını araştırdı ancak dışkıda veya kadın doğum muayenesinde belirgin bir kanama kaynağı bulunamadı.
Bu durumda, sindirim sisteminin yeterli miktarda demiri ememediği ihtimali üzerinde duruldu. Mide incelemesi yapıldığında, mideden alınan örneklerde iç yüzeyin inceldiği ve bağışıklık hücrelerinin iltihap oluşturduğu tespit edildi.
Mide asidi sadece sindirime yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda demirin emilimi için de önemlidir. Midedeki asit üretiminin azalması, demir eksikliğine yol açabilir. Ayrıca, B12 vitaminin emilimini de etkileyebilir. Ancak bu hastanın B12 seviyesi normaldi.
Bu durum, otoimmün tiroid hastalığı ile sindirim sistemi hastalıklarının birlikte görüldüğü nadir bir sendrom olanotoimmün poliglanzüler sendrom‘u akla getirdi. Hastada tiroid hormon eksikliği (hipotiroidi) mevcuttu, ancak tiroidin daha önce kanser nedeniyle çıkarıldığı belirtildi.
Doktorlar, hastanın tiroidinin de bağışıklık sistemi tarafından hedef alınıp alınmadığını belirlemek için yeterli kanıta sahip değildi. Bu nedenle, otoimmün poliglanzüler sendrom tanısı kesin olarak konulamadı.

Sonuç olarak, bu hastada dört farklı otoimmün hastalığın bir arada bulunduğu tespit edildi. Doktorlar, demir eksikliği anemisinin, midedeki iltihaplanma nedeniyle demir emiliminin bozulmasından kaynaklandığını düşündüler.
“Bu vaka, özellikle gastrointestinal sistemi etkileyen birden fazla otoimmün hastalığı olan hastalarda, otoimmün poliglanzüler sendrom olasılığının göz önünde bulundurulması gerektiğini gösteriyor,” denildi. (explain)
Bu tür vakalar nadir olmakla birlikte, daha önce de ScienceAlert’ta yer alan bir hastada üç farklı otoimmün hastalığın remisyona girdiği belirtilmişti (three autoimmune conditions that went into remission after an experimental immune “reset”).
Bu yeni rapor, sadece tek bir hasta vakasını içerdiği için, bu kombinasyonun ne kadar yaygın olduğu, hastalıkların birbirini tetikleyip tetiklemediği veya çoklu otoimmün hastalığı olan herkesin mide testleri yapıp yapılmaması gerektiği gibi sorulara yanıt vermiyor. Ayrıca, hastanın bazı eski tıbbi kayıtlarına da ulaşılamadı.
Hastaya demir takviyesi verildi ve B12 ile folat seviyelerinin düzenli olarak takip edilmesi planlandı. Ayrıca, otoimmün gastritin uzun vadeli risklerinden biri olan mide tümörleri açısından bir sonraki incelemenin 1-2 yıl içinde yapılması kararlaştırıldı.
Bu vaka, açıklanamayan demir eksikliğinin her zaman diyet veya kan kaybından kaynaklanmadığını gösteriyor. Özellikle zaten otoimmün hastalığı olan kişilerde, bağışıklık sisteminin vücudun başka bir bölümünü de hedef alıyor olabileceğine işaret edebilir.
(Araştırma, [kaynak belirtilmeli])
Bu makaleRebecca Dyertarafından kontrol edilmiş veRebecca Dyertarafından düzenlenmiştir. Süreçlerine güvenmelerine rağmen, insan oldukları için hatalar olabilir. Herhangi bir hata tespit edilirse,please let us know.
Kaynak: ScienceAlert