Merhaba, konuyu araştırırken hep aynı iki cümleyle karşılaşıyorum: “Radyasyon DNA bozar” ve “5G frekanslar canavar.” Bunları geçerli sayan makalelerin çoğu iyonlaştırıcı radyasyonla iyonlaştırıcı olmayan (RF) alanı birbirine karıştırıyor. Benim takıldığım teknik nokta şu: 5G’nin mmWave bandı (24-40 GHz) dokuya ne derinliğe nüfuz ediyor, foton enerjisi 1,0 eV civarında iken kiral kovalent bağı koparacak 3-4 eV eşiğine ulaşması için hangi fiziksel mekanizma gerekli? Yani termal olmayan, non-termal etkiden söz eden çalışmaların çoğu in vitro’da ne kadar güçtür (V/m başına), canlı dokuda bu alan yoğunluğunun gerçek baz istasyonu mesafesinde (ör. 50 m, 30 dBm) ne kadar söner ve bu maruziyette test edilen hücreler ile gerçek kullanıcı maruziyeti arasındaki makas nasıl hesaplanıyor?
Bana somut veri istiyorum: ICNIRP/WHO’nun RF sınır değerlerini belirleyen kritik termal etki (SAR veya BİS) hangi organ için, hangi 20 W/m² veya 61 W/m² eşiğinde tanımlanmış? DNA kesini testi (cometa assay) yapan araştırmaların çoğu neden yüksek SAR değerlerinde, yani termal streste çalışıyor da sıfır termal alanda replikasyon hatası gösteremiyor? 3 kritik hatayı