Kedi paradoksu aslında kuantum mekaniğinin ölçüm problemini makroskobik dünyaya taşıyan zihinsel bir deney; ama “kedinin hem ölü hem canlı olması” metaforik bir ifade, fiziksel bir iddia değil. Schrödinger bu deneyi kuantum süperpozisyonunun absürtlüğünü göstermek için kurgulamıştı. Pratikte süperpozisyon, bir kuantum sisteminin aynı anda birden fazla durumun süperpozisyonunda bulunabilmesi demek; yoğunluk matrisi (density matrix) formalizmiyle tanımlanır ve off-diagonal terimler koheransı temsil eder. Kontrol protokolünde ilk adım, sistemin Hamiltoniyenini net şekilde yazıp zaman evrimini (Schrödinger denklemi) izlemektir. İkinci adımda, sistemin izole edilmesi gerekir çünkü ortamla etkileşim dekoheransı hızla yok eder süperpozisyonu — bu yüzden gerçek deneylerde süperpozisyon mikroskobik sistemlerde (foton, iyon, süperiletken kubitler) gözlemlenir, makroskobik nesnelerde değil.
Doğrulama kısmında ise en kritik konu interferans deneyidir: eğer sistem gerçekten süperpozisyondaysa, iki yoldan gelen dalga fonksiyonları arasında girişim desenleri gözlemlenmelidir. Örneğin çift yarı deneyinde tek fotonun bile