Amerikan Hükümeti’nin ulusal borcuna ödediği faiz tutarı, ABD’nin Ulusal Hazinesi tarafından 2026 yılı için 1,27 trilyon dolara kadar yükselmesi bekleniyor. Trader Adam Kobeissi, bu hafta sonu Labor Day tatili döneminde yaptığı açıklamayla, borç faizi yükünün patlama hızıyla arttığını ve hükümetin borç yapısının kısa vadeli hazine kağıtlarına ağırlık vermesinin gerçek maliyetin yansıtmadığını vurguladı. Ortalama faiz oranının 3,49%’da olduğu bu tahmin, U.S. Treasury’nin resmi mali veri sitesindeki yıllık faiz gideri grafiğine dayanıyor.
Kobeissi, haftalık olarak küresel sermaye piyasaları üzerine yazdığı finansal bülteninin içeriğinden yalnızca abonelerine erişilebilirken, konunun özünü X hesabı üzerinden takipçilerine özetliyor. Paylaştığı grafikte görünen veriler, borcun kısa vadeli hazine senetleriyle notlarına kayık verilmesi nedeniyle ülkenin toplam kamu borcuna uygulanan faiz oranının gerçeğini yansıtmıyor. Bu nedenle gerçek maliyet boyutunu ortaya koymak için U.S. Treasury’nin finansal veri platformundaki 2010 ile 2026 yılları arasındaki yıllık faiz gideri grafiğine bakmak gerekiyor.
Borç Yapısının Gerçek Masrafı
Kobeissi, ABD Hazinesi’nin borç kompozisyonunun uzun vadeli tahvillerden ziyade kısa vadeli hazine kağıtlarına yöneldiğini belirterek, bu durumun faiz maliyetinin büyüme hızının neden bu denli çarpıcı olduğunu açıklıyor. Ortalama faiz oranı 3,49%’da tutulurken, 2026 için ödenmesi beklenen faiz yükünün 1,27 trilyon dolar seviyesine ulaşması, borcun büyük kısmının kısa vadeli araçlarda toplanmasından kaynaklanıyor.
Bu kadar yüksek faiz giderinin vergi gelirleri üzerinden payı o kadar geniş ki, kökeninde pandemi dönemindeki düşük faiz ortamının siyasetçiler tarafından istismarı yatıyor. O dönemde kamu harcamaları, krizle başa çıkma maliyetinden çok daha fazlaydı. Siyasetçiler, bütçe açığının pandemi zirvesinin altında olduğu ve faiz oranlarının bu kadar düşük olduğu gerekçesiyle bu harcamaların sürdürülebilir olduğunu iddia etmişti.
Bu harcamaları o kadar ucuz buldular ki, aşırı derecede düşük faiz oranlarının sonsuza kadar sürdüğünü düşünerek bütçe açığını büyüttüler. Aslında fiscal fantasyland’da yaşıyorlardı.
Kobeissi’nin X hesabından paylaşılan açıklamada
Kaynak, bu aşırı harcamaların durdurulmadığını ve federal hükümetin trilyonlarca dolarlık açıkla hâlâ bu yük altında kaldığını aktarırken, harcamaları kontrol altına almak için Kongre’den alınacak eylemlere ihtiyaç olduğunu vurguladı. Ancak reformları engelleyen siyasetçiler, aşırı harcamların sürmesini istiyor.
Süregelen Reform Direnişi
Kobeissi, hükümetin bu artan harcamalardan dolayı trilyonlarca dolarlık açıkla hâlâ “fiscal fantasyland”da yaşadığını belirterek, sorunun yalnızca ekonomik bir veri değil siyasi bir irade meselesi olduğunu ima ediyor. Harcamaları yeniden dengelemek için Kongre’den alınacak etkili mali reformların hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.
Kaynak, bu reformların şu an aşırı harcamaların sürdürülmesini isteyen siyasetçiler tarafından bloke edildiğini ifade ederek, konunun çözümünün mecliste değil, kamuoyu ve politik irade üzerinde olduğunu ima ediyor. Bu durumun sürmesi halinde, kısa vadeli hazine kağıtlarına ağırlık verilen borç yapısının faiz yükü, önümüzdeki yıllarda daha da sert bir şekilde artmaya devam edebilir.
Bu haber, Adam Kobeissi’nin Independent Institute tarafından yayımlanan makalesine dayanmaktadır. Makale, küresel sermaye piyasaları üzerine haftalık bültenini hazırlayan Kobeissi’nin X hesabından paylaşılan teaser içeriğini ve ilgili bağlantıları temel almaktadır.