Japonya, dünyada 100 yaşını aşan kişilerin sayısının 100.000’i bulduğu ilk ülke olarak tarihe geçti. Ülke, 107.677 kişiye ulaşarak bu eşiği aştı ve bu sayıyı resmi olarak açıklamak için Salı günü Tokyo’da bir basın toplantısı düzenledi. Sağlık Bakanı Kenichiro Ueno, bu dönüm noktasını bir başarı olarak nitelendirirken, uzmanlar Japonya’nın bu uzun ömür sırrının düşük obezite oranları, dengeli beslenme, yaygın sağlık taramaları ve ulaşılabilir sağlık hizmetleriyle bağlantılı olduğunu öne sürüyor.
Uzmanlar, Japonya’nın dünya genelinde en uzun yaşam beklentisine sahip ülkelerden biri olduğunu hatırlatıyor. Bu durumun ardındaki faktörlerin önde gelenleri arasında kalp hastalığı ve kanser gibi ölümleri azaltan yaşam tarzı alışkanlıkları yer alıyor. Ancak bu rekorun yalnızca bir kutlanacak başarı değil, aynı zamanda demografik zorlukların da bir yansıması olduğu gerçeği dikkat çekiyor.
Bir Başka Rekor: En Yaşlı Kişi
Japonya’nın en yaşlı bilinen vatandaşı Fuyo Kumamato, 114 yaşında. Dünyanın en yaşlı insanı olarak bilinen Ethel Caterham ise Birleşik Krallık’ta 117 yaşına ulaştı. Araştırmacılar, 110 yaşını aşan kişilere “süper yüzyıllik” deniyor ve bu grup üzerinde çalışmalar yürüterek insanların daha uzun süre sağlıklı kalmalarını hedefliyor.
Illinois Chicago Üniversitesi’nde epidemiyoloji uzmanı olan Jay Olshansky, Japonya’nın bu durumu “beklediğiniz gibi bir yerde görmeniz normal” olarak tanımlıyor. Ancak tıp ve kamu sağlığının artık yalnızca yaşam süresini uzatmakla yetinmemesi gerektiğini vurgulayan Olshansky, “Gerçekten kritik olan yaşam kalitesi” olduğunu belirtiyor. “Yaşamak daha uzun süre yaşamak olmalı; bunun yerine sağlık süresinin uzatılması hedef olmalı,” diyor.
“Çoğu insan artık ‘üretimsel zaman’ içinde yaşıyor—bize hekimlerimiz ve kamu sağlığı topluluğu tarafından yaratılan zaman,”
Jay Olshansky, Illinois Chicago Üniversitesi Epidemiyoloji Uzmanı
Uzun Ömürün Gölgesinde Bir Zorluk
Japonya, dünyada en düşük doğum oranlarına sahip ülkelerden biri olarak da biliniyor. Düşük doğurganlık oranları ve küçülen çalışan nüfusu, kamu kaynaklarını sıkıştırmakta ve yaşlı nüfusun bakımını daha zor hale getirmekte. Bu durum, uzun ömrün “iyi sağlıkla eşleşmediği durumlarda potansiyel olarak tehlikeli bir senaryo” olabileceği uyarısını da beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, büyük doğum kohortlarının 100 yaş eşiğine yaklaşması ve tıbbi ilerlemelerin devam etmesiyle daha fazla ülkenin bu yolu izleyeceğini öngörüyor. Bu gelişme, yalnızca Japonya’nın değil, tüm dünyada yaşlanan nüfusların geleceğine dair önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.
İnsanlar giderek daha uzun yaşıyor