Kuantum iletişiminin geleceğine dair önemli bir adım atıldı: Çin‘in East China Normal Üniversitesi’nden Jietai Jing’in öncülüğünde bir fizikçi ekibi, tek seferde 100 eşzamanlı kuantum kanalında ışınlama (teleportasyon) gerçekleştirdi. Ekibin, 100 piksellik bir görüntüde kodlanmış kuantum bilgisini başarıyla aktardığı bu deney, kuantum durumunun ışınlanması konusundaki en büyük bağımsız olarak kontrol edilebilir kanal sayısını gösterdi. Çalışma, Physical Review Letters dergisinde yayımlandı.

Jing, ScienceAlert’e verdiği açıklamada, “Bildiğimiz kadarıyla, bu, aynı anda gösterilen en büyük bağımsız olarak adreslenebilir kuantum ışınlama kanalı sayısı” olduğunu söyledi. “İlke olarak, bu mimari gelecekteki kuantum iletişim ağları için esnek ve yüksek kapasiteli bir arayüz sağlayabilir” ifadelerini kullandı. Kuantum ışınlamanın, bir sistemin kuantum durumunu başka bir sisteme aktarmayı hedefleyen yaklaşım olduğu, bu durumun da gelecekteki büyük ölçekli ağ iletişiminin temel taşı olabileceği vurgulandı.

Kanalların Artması Neden Zor?

Kuantum ışınlama, 1993’te ilk kez önerilmiş ve birkaç yıl sonra deneysel olarak gösterilmişti. O günden bu yana, bilim insanları fotonlar, atomlar ve katı hal kuantum bitleri kullanarak kuantum durumlarını ışınlayabildi. Bu denemeler 100 kilometreden daha uzun mesafelerde, hatta yeryüzünden bir uyduya kadar gerçekleştirildi. Ancak mesafe, ışınlamanın ölçeklenmesi gereken tek boyut değil; kapasite de kritik bir faktör olarak karşısına çıkıyor.

Çoğu kuantum ışınlama deneyi tek bir kanal ya da nispeten küçük bir sayıdaki çoklu kanallarla sınırlı kaldı. Büyük ölçekli bir kuantum ağı ise paralel olarak birçok kuantum durumunu aynı anda yönetmek zorunda. Bu zorluğun temelinde, her eklenen kanalın ışınlanan kuantum bilgisine tam olarak eşleşen bir dolanıklık kaynağı gerektirmesi yatıyor. Geleneksel yaklaşımlar ayrıca her kanal için ayrı algılama, elektronik işleme ve modülasyon gerektirebiliyor. Kanal sayısı arttıkça, kullanılan ekipmanın da karmaşıklığı artıyor.

Her kanal için ayrı bir ışınlama sistemi yerine, mimarimiz tüm uzaysal optik mod dizisi üzerinde paralel çalışma imkanı sunuyor.

Scientists Just Teleported an Image Across 100 Quantum Channels at Once

Jietai Jing, East China Normal Üniversitesi

100 Piksel ve Harf “Q”

Jing ve ekibi sorunu, ışığı uzaysal olarak ayrılmış 100 modu bir 10’a 10’luk ızgaraya yerleştirerek çözdü. Her mod bağımsız olarak kontrol edilebiliyor ve bu sayede araştırmacıların 100 ayrı kuantum ışınlama kanalı elde etmesi sağlandı. Ardından eşleşen bir dolanıklık ışığı ızgarası oluşturuldu ve tüm 100 kanalı paralel olarak işleyebilen tamamen optik bir sistem geliştirildi. Bu yaklaşım, her kanal için ayrı elektronik geri besleme gerektirmekten kaçınıyor.

Son aşamada sistemin test edilmesi geldi. İşte burada “görüntü” devreye giriyor. Jing, “Deneyimizde görüntü, uzaysal optik modların 10’a 10’luk bir dizisine kodlanıyor. Her mod bir piksel olarak düşünülebilir” dedi. Daha kesin olarak, kuantum ışınlamanın aktardığı bilgi, her uzaysal modda optik alanın sürekli-değerli kuantum durumudur; bu durum da genlik ve faz karekteristikleri ile tanımlanır. Tüm bu modların oluşturduğu yoğunluk deseni, harf “Q”yı temsil etti.

Yani 100 mod ışığından her biri, harfi “Q”yu oluşturmak için gereken bilgiye katkı sağlayan bir piksel gibi davranıyordu. Ekibin, her modda kodlanmış kuantum durumunu paralel olarak ışınlayıp, alıcı tarafta deseni yeniden oluşturması yeterli oldu. Ancak “Q”yı yeniden üretmek, kuantum ışınlamanın gerçekleştiğinin tek işareti değildi.

Fidelite ve Kuantumın Kanıtı

Araştırmacılar, alıcı taraftaki kuantum durumlarının girişteki durumlara ne kadar yakın olduğunu da ölçtü. Bu, 0 ile 1 arasında değişen ve daha yüksek değerlerin daha yakın bir eşleşmeyi işaret ettiği bilinen bir büyüklük olan fidelite ile ifade ediliyor. Görüntü üzerinde araştırmacılar ortalama 0,60 bir fidelite elde etti. Bu sayı tek başına etkileyici görünmeyebilir; ancak klasik sınırla karşılaştırıldığında anlam kazanıyor. Dolanıklığın yardımı olmadan mümkün olan ortalama 0,52’lik klasik fideliteye kıyasla, kuantum ışınlamanın fidelitesi tüm 100 uzaysal modda da klasik sınırı aştı.

Scientists Just Teleported an Image Across 100 Quantum Channels at Once

Bu bulgu, kuantum ışınlamanın daha fazla kanal eklendiğinde çok daha zahmetli olmaya zorunda kalmadığını gösteriyor. Jing, “Kapasite ve karmaşıklık kuantum ağlarıyla birlikte arttıkça, bu ayrım giderek daha önemli hale gelebilir” şeklinde konuştu. Yaklaşımın nihai hedefi, kuantum ağlarına acil ihtiyaç duydukları bant genişliğini sunmak; böylece farklı kuantum bilgileri birden fazla kanalda paralel olarak yol alabiliyor.

Gelecek ve Sınırlar

Şu an için sistemin büyüme potansiyeli hâlâ açık. Araştırmacılar, 10’a 10’luk dizinin boyutunun, deneyi beslemek için mevcut olan yaklaşık bir watt’lık lazer gücüyle büyük ölçüde sınırlı olduğunu belirtti. Daha güçlü lazerler, çok daha fazla uzaysal mod – dolayısıyla daha fazla ışınlama kanalı – eklenmesine olanak tanıyabilir.

“Bulgularımız, ölçeklenebilir ve esnek kuantum iletişimi elde etmenin mükemmel bir paradigma kurdu” ifadeleriyle araştırmacılar, çalışmalarında yazdıkları makalede bu noktaya değindi. Bugün bir “Q” ışınlanıyor; yarın ise kuantum dünyasının en ünlü simgesine, yani “kedi” durumuna ulaşma umuduyla yeni bir yol haritası çiziliyor. Bu bulgular, Physical Review Letters dergisinde yayımlandı.

İlginizi Çekebilir: Ultra Soğuk Kuantum Sensörleri Nükleer Malzeme Değerlendirmesini Nasıl Daha Hassas Kılıyor? →
Kaynak: Sciencealert ↗