Hristiyanlık tarihinde önemli bir yere sahip olan Pontius Pilate figürüyle bağlantısı olduğu düşünülen 2.000 yıllık bir yüzüğe dair yeni bir hipotez ortaya atıldı. “Palestine Exploration Quarterly” dergisinde yayınlanan son araştırmada, tarihçi Catherine Bonesho, yüzük üzerindeki harflerin aslında “Pilate” adındaki birine ait olduğunu ve bu ismin, İsa’yı idam cezasına çarptıran Pontius Pilate ile doğrudan ilişkili olmayabileceğini savunuyor. Bu karışıklığın nedeni ise yaygın bir Roma dönemine ait çeviri hatası olabilir.
Yüzük ilk olarak 1960’larda Kudüs’ün güneyinde yaklaşık 12 kilometre uzaklıktaki Herodium adlı bir tepedeki antik kalenin yakınlarında kazılmıştır. Ancak araştırmacılar, arkeologlar tarafından 2018 yılında yeniden keşfedilene kadar bu mücevheri depolarda unutmuşlardı. Aynı yıl, arkeologlar, Yahudi çölünde bulunan ve dramatik tarihi bağlantıları olduğu düşünülen bu eseri kamuoyuyla paylaşmıştır.
Araştırmalar sonucunda, bakır alaşımlı yüzüğün üzerindeki Yunanca harflerle (ΠΙΛΑΤO) yazılmış isim ve bir vazo figürünün, ya Pontius Pilate’e ya da onun yönetimi altında çalışan birine ait olabileceği düşünülmüştü. Bu teori uluslararası yankı uyandırmış ancak aynı zamanda yoğun eleştirilere de maruz kalmıştır. 2023 yılında başka bir grup araştırmacı, yüzüğün herhangi biriyle bağlantılı olmadığına dair görüşlerini savunarak bu iddiaları çürütmüştür. Onlara göre, harfleri ayıran çizgi iki farklı kelimeyi temsil ediyordu.
Arkeologlar, yüzüğün aslında ΠΙΛΑΤΟY olarak yazılması gerektiğini ve bunun da “Pilate’e ait” anlamına gelen Yunanca bir çeviri olduğunu öne sürmüştür. Ancak, engraver (yazıcı) bu “Y” harfini nedense eklememiştir. Catherine Bonesho, sosyal medya paylaşımıyla bu teoriye ilk kez buradan ulaşmıştır.
“Arkadaşımla konuştuktan sonra, gönderiye yorum yaparak belki de bunun Latince yazılmış Yunanca harflerle ifade edilmiş bir şey olabileceğini düşündüğümü belirttim” diyen Bonesho, UCLA’daki antik Yahudilik tarihçisi olarak yaptığı açıklamada, bu durumun dikkatini çektiğini belirtmiştir.
Bu öneri daha sonra başka bir akademik makalede de yer almış ve Bonesho’nun kendi araştırmasına başlamasına neden olmuştur. Dijital görüntüler ve yüzüğün tasarımlarını inceledikten sonra, Bonesho’nun şu anda kabul ettiği görüş, yüzüğü yapan kişinin iki farklı kelimeyi yüzeyde birleştirmeye çalıştığı değil, aynı zamanda daha önce bir esnaf tarafından yapılan vazo rölyefinin etrafına ΠΙΛΑΤO ismini yerleştirmeye çalıştığıdır. İkinci engraver’ın (yazıcının) istemeden küçük bir kusur yaratmış olabileceği ve bunun da Pilate’in adını bölmesine neden olduğu düşünülmektedir.
Bonesho, harflerin kendisinin de Latin alfabesindeki uzun “o” sesini, benzer görünümlü Yunanca omikron ile karıştırılmış olabileceğini düşünüyor. Temel olarak, bu durumun 2.000 yıllık bir yazım hatası olduğunu savunuyor.
“Erken dönemlerde Latince’nin Yunanca’ya çevrilmesinde, uzun ve kısa ‘O’ seslerinin omikron ve omega ile karıştırılması yaygın bir durumdur” diyor Bonesho. “Belki de ‘Bu bir O gibi görünüyor ve önümde bir O var, neden sadece bu O’yu kullanmayalım?’ diye düşündüler.”
Bu durumda yüzüğün aslında “ΠΙΛΑΤΩ” olarak yazılması gerekiyordu; bu da “Pilate için” anlamına geliyordu. Bu doğruysa, yüzüğü kullanan kişi Pontius Pilate adında birisi değil, onun yönetimi altında çalışan ve çeşitli malzemeler ile belgeler için mühürleme amacıyla kullandığı bir hizmetçi veya köle olabilir.
Bu teori, mücevherin yapıldığı malzemenin de desteklediği bir durumdur. Bakır alaşımı o dönemde daha ucuz bir metal olarak kabul ediliyordu ve genellikle daha düşük statüdeki kişiler tarafından kullanılıyordu.
Bonesho, bu son yorumun bile eserin tarihi önemini azaltmadığını belirtiyor. Aksine, ona daha fazla nüans ve bağlam kazandırdığını savunuyor.
“Popüler anlatılarda şeylerin nasıl işlediğine dair karmaşıklıklar genellikle kaybolur” diyor. “Ancak bu yüzüğün bize o dönemdeki Roma yönetiminin nasıl bir yapıya sahip olduğunu daha iyi anlamamızı sağlıyor.”